T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asil dava dilekçesinde; ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 12/10/2023 tarihinde zarar nedeniyle ticaret sicilden terkin edildiğini, şirketin tasfiye edilmesine rağmen tasfiye sürecinde şirket adına kayıtlı araçlara ilişkin işlemlerin tamamlanmadığını, ... plakalı aracın trafikten çektirilmesi, ... plakalı aracın satışının yapılması gerektiğini, şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden bu işlemlerin yapılamadığını beyan ederek; ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin eksik kalan tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının, memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını beyan ederek; davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; .... Noterliği'nin 01/06/2020 tarih ... yevmiye sayılı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İmza Sirküleri'nin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Mahkememizce davaya konu ... plakalı aracın UYAP üzerinden yapılan sorgulamasında araç sahibinin ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, sahiplik tarihinin 25/07/2014, ... plakalı aracın UYAP üzerinden yapılan sorgulamasında araç sahibinin ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, sahiplik tarihinin 18/12/2019 olarak kayıtlı olduğu anlaşıldı. ...'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 04/03/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olduğunun, şirket yetkilisi ve tasfiye memurunun ... olduğunun bildirildiği görüldü. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Kağıthane / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Dava konusu olayda, tasfiye memuru davacının, şirket adına kayıtlı araçların satışını yapmak ve tasfiye işlemlerini tamamlamak için hukuki yollara başvurmak üzere ihya talep etmesinde hukuki menfaati de mevcut olmakla mahkememizce davanın kabulü yoluna gidilmiştir. Davalı ... işbu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamıştır.
1.... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ... ve... plakalı araçların işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
3.Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına,
4.Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına,
5.Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına,
6.Harç peşin alınmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7.Davalı ... Sicil Memurluğunun yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutulmamasına,
8.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)