11. Ceza Dairesi 2021/28859 E. , 2025/14715 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığa yüklenen "Özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
... Şubesi'nin ... nolu hesabından verilen keşidecisi ... olan, hamiline düzenlenmiş sanık ...'in yetkilisi olduğu ... San. Tuz. Tic. Ltd. Şti. Cirosu bulunan 19.750 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine karşılıksız çek keşide etmek suçundan temyiz dışı sanık ... hakkında açılan davada keşideci imzasının hesap sahibi sanık ...'a ait olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve çeki düzenleyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan araştırmada sanık ...'in yetkisi olmadığı halde temyiz dışı sanık ... adına çeki sahte imza ile keşide edip veya ettirip, kendisine ait ... firmasının cirosu ile, kullandığı kredinin teminatı olarak... Bankasına verdiği, bu suretle atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
Katılan Bankanın sanık savunmasında borcuna mahsuben çek verdiğini beyan etmesi, şikayet dilekçesinde ise katılan bankanın aynı mahiyette çekilen kredi borcuna mahsup edilmek üzere verildiğinin belirtilmiş olmasına rağmen 22.07.2015 tarihli yazısında göre teminat amacıyla verildiğini belirtilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği nazara alınarak, ne amaçla verildiği anlaşılmayan suça konu çekin, kredinin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiği, borcu karşılamaya yeterli başkaca bir teminat alınıp alınmadığı kredinin sanığın yetkilisi olduğu şirketin hesabına ne zaman aktarıldığı hususlarının ilgili banka nezdinde araştırılması, var ise teslim makbuzu vb. belgeler ile ilgili kayıt asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilip dosyaya eklenmesi, kredi borcuna ilişkin ödeme bulunup bulunmadığı ve miktarı da net olarak belirlenip, kısmi ödeme varsa katılan bankanın muvafakatının olup olmadığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Mahkeme kabulünde teminat olarak verildiği belirtilen çek yönünden sanığın menfaatinin bulunmaması halinde eylemin teşebbüs aşamasında kalacağının da gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.