T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... - ...
...
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında “... ”ın (gerçeğe aykırı beyan ile şirketim ... Ltd. Şti.'ye aittir diyerek) satışı konusunda bir anlaşma yapıldığını ve müvekkili tarafından davalıya ürün bedelinin karşılığı olarak (sadece müvekkilin adı adresi ve imzası ile düzenlenmiş olan) 7.300,oo USD tutarlı bir bononun verildiğini. Bununla birlikte matkap, davalının şirketinin ticari iştigal konusu olduğu halde fatura kesmediği gibi, bonoya lehtar olarak kendisini yazdığını, Ancak yaptıkları araştırma sonucunda, Ticaret Sicil Kayıtlarında "... Ltd. Şti." ünvanlı bir firmanın bulunmadığını, gerçekte böyle bir şirketin olmadığını, davalının tüzel kişiliği olmayan bir şirket üzerinden ticaret yapıyormuş gibi görünmekte ve herkesi yanıltıp aldattığını, Öte yandan davalının müvekkiline sattığı matkap ayıplı çıktığından ve çalışamaz durumda olduğu anlaşıldığından, müvekkilinin matkabı; "ayıbının giderilerek yeniden kendisine teslimi talebiyle" davalıya iade ettiğini, ne yazık ki sorumluluk kendisine ait olduğu halde, davalının önce iade almamak için direndiğini daha sonra ise onarım bedelini de müvekkilinden talep ettiğini, davalının önce ayıplı olduğunu bildiği malı bono karşılığı müvekkiline -üstelik gerçek dışı beyanlarla- sattığını daha sonra çalışamaz durumdaki malın kendisine iade edilmesini fırsat bilerek hem malı yerinde tutup, hem de karşılığı kalmayan bonoyu üstelik tahrif ederek ve (müvekkili ile aralarında hiç bir alacak-borç ilişkisi olmamasına rağmen) nakden kaydıyla icraya koyup tahsil ettiğini, davalının kötü niyetinin açık kanıtı olduğu gibi, sebepsiz zenginleştiğinin ve haksız kazanç elde ettiğini bu nedenle müvekkilinin davalıya ödediği tüm paraların davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : İstirdat davalarında ispat yükünün, davacı konumundaki borçluya ait olduğunu, buna göre, davacı borçlu istirdat davasında yalnız paranın verilmesi gerekmediğini ispata mecbur olduğunu, Dava, hukuksal nitelikçe, İcra ve iflâs Kanunu’nun 72/7. maddesine dayalı istirdat davası olduğunu Aynı maddenin son fıkrası hükmünce, istirdat davasında davacının, yalnız paranın verilmesi gerekmediğini ispat etmek zorunda olduğunu, buna karşılık, icra takibinin alacaklısı durumundaki davalının, takibe konu alacağının, mevcudiyetini ispatla yükümlü olduğunu, Müvekkilinin ise alacağını halihazırda ispatladığını, kendisine borç karşılığı verilen kambiyo niteliğine haiz senedi tahsil etmeyi denemiş ancak borcun ödenmemesi sonucu haklı olarak alacağını yasal yollarla tahsil etmiş olduğunu, şimdi ise haklı olarak tahsil ettiği miktarın kendisinden haksız ve mesnetsiz olarak geri alınmak istendiğini, bu davanın dayandığı ana sebebin taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı olduğu, kambiyo senetlerinin 6012 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olduğu, bu senetlerden kaynaklanan uyuşmazlığın aynı kanunun 4. Maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğundan davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir diye belirterek davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ;Davacı tarafça davalıya verilen 7.300-USD bedelli bononun ... esas sayılı dosyasından tahsil edilmesi nedeniyle istirdat talebi davasına ilişkindir. ... takip sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... Noterliği tarafından gönderilen 12/07/2021 tarih ve 11228 tarihli, keşidecisinin ... muhataplarının ... ve ... Ltd. Şti. Olan evrakının onaylı sureti mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
... A.Ş.'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Mahkememizce verilen karar arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması için kaldırılmış olup, davacı vekiline bu hususta mehil verilmiş olup, davacı vekilince 14.12.2025 tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuğa başvurulmadığı beyan edilmiş olmakla arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davanın usulden REDDİNE;
2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 862,42 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 130,42-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)