6. Hukuk Dairesi 2025/2260 E. , 2025/4327 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı idare arasında 01.01.2016-31.12.2018 tarihleri arasında Özel Güvenlik Hizmetleri Alımı işine dair sözleşme imzalandığını, 01.01.2016 tarihinde işe başladığını, işin yaklaşık %30'nun tamamlandıktan sonra ihaleye katılan diğer firmaların Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayette bulunduklarını, Kamu İhale Kurulu kararı üzerine idarece 19.12.2016 tarihli düzenleyici işlem kararı alındığını, bu karar sonrası dava dışı ... Kor. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti - .... ve Kor. Hiz. A.Ş. ortaklığı ile 20.01.2017 tarihinde yeni sözleşme imzalanarak kendi sözleşmelerinin feshedildiğini, davalı idarenin hatalı karar alması neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkil şirket tarafından akdedilen sözleşme bedeli üzerinden 03.12.2015 tarihinde 814.734,00 TL Damga Vergisi ve % 0,005 oranında ... Payı yatırdığını, yine kesin teminat mektubu sebebi ile bankaya komisyon ödediğini gibi bundan sonra ödeyeceği komisyonlar bulunduğunu, sözleşmenin feshinde müvekki şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin zararlarının oluştuğunu, ileri sürerek sözleşmenin feshinden kaynaklanan sözleşme bedelinin % 80'i ile yapılan işin farkının %5'i olan kısma ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 15.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.086.012,48 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dayanağı idari bir işlem olduğundan davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın kısmı dava olarak açılamayacağını, kamu ihale kurumu kararı doğrultusunda idarece 19.12.2016 tarihli düzeltici işlem kararı alındığını, karar sonrası ihalede en avantajlı teklifin dava dışı ... Kor. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti - .... ve Kor. Hiz. A.Ş. ortaklığı tarafından verildiğini ve durumun davacıya bildirildiğini, davacı ile sözleşme süresi 01.01.2016-31.12.2018 tarihlerini kapsadığını ancak davacının 01.01.2016-20.01.2017 tarihleri arasında hizmet verdiğini, davacının ihale kapsamında vermiş olduğu kesin teminatların iade edildiği, davacının komisyon ödemesinin söz konusu olmadığını, Damga Vergisi ile ... Payını ise tahsil eden idarelerden talep etmesi gerektiğini, dava konusu alacağa avans faizi uygulanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2016, 20 17... yıllarına ait Özel Güvenlik Hizmetleri Alım Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme konusu işin belirli bir bölümünün yapıldığı, ancak davalı idare tarafından sözleşmenin sözleşme hükümlerine aykırı olarak sona erdirildiğini, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu sonucuna davacının davalıdan 2.086.012,48 TL alacaklı olduğu, alacağa ticari avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, kısmı dava açılamayacağını, kamu ihale kurumu kararı doğrultusunda idarece 19.12.2016 tarihli düzeltici işlem kararı alındığını, karar sonrası ihalede en avantajlı teklifin dava dışı ... Kor. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti.- .... ve Kor. Hiz. A.Ş. ortaklığı tarafından verildiğini, davacının 01.01.2016-20.01.2017 tarihleri arasında hizmet vermesinden dolayı dava konusu talebinin yersiz olduğu, davacının ihale kapsamında vermiş olduğu kesin teminatların iade edildiği, davacının komisyon ödemesinin söz konusu olmadığını, hüküm altına alınan faiz ve nevi müvekkilin kamu kurumu olması sebebiyle hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında; 24.07.2015 tarihinde yapılan ihale sonucuna dayalı imzalanmış 04.12.2015 tarihli sözleşme bulunmaktadır. Bu ihalede dava dışı ... Kor. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti - .... ve Kor. Hiz. A.Ş. tarafından 01.09.2015 tarihinde idareye şikayet başvurusunda bulunulduğu, idarenin 03.09.2015 tarihli kararı ile şikayet başvurusunu reddettiği, 11.09.2015 tarihinde Kamu İhale Kurulu’na itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu, kurul tarafından 14.10.2015 tarihinde 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiği, bu kararın iptali için açılan davada Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin 21.01.2016 tarihli ve 2015/2897 Esas, 2016/183 Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verildiği, temyiz başvurusu üzerine Danıştay 13. Dairesi'nin 20.06.2016 tarihli ve 2016/978 Esas, 2016/2691 Karar sayılı ilam ile kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, karar sonrası K.İ.K tarafından mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi yönünde düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiği ve anılan kararın ihaleyi yapan idareye tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır. K.İ.K kararı doğrultusunda idarece 19.12.2016 tarihinde düzeltici işlem kararı ile fiyatı eşit olan ilgili isteklilerin Vergi matrahının/mali zararın net satışlar tutarına oranının büyüklüğü göz önüne alınarak ekonomik açıdan en avantajlı teklifin dava dışı ... Kor. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti.-.... ve Kor. Hiz. A.Ş olarak belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı taraf sözleşmenin idari yargı kararı nedeniyle 4734 sayılı Kanun ve sözleşmenin 29. maddesinde düzenlenen iş eksilişinden kaynaklanan sözleşme bedelinin % 80'i ile yapılan işin farkının %5'i olan kısma ilişkin farkı talep etmiş ise de; somut olayda iş eksilişi bulunmayıp sözleşmenin mahkeme kararı ile feshi söz konusudur. Bu haliyle somut olayda sözleşme 29. maddede tanımlanan iş eksilişi olmadığından sözleşme bedelinin %80 ile yapılan işin arasındaki farkının %5'i olan kısmın verilmesi söz konusu değildir.
Bununla birlikte müspet zararın talep edilebilmesi için bir tarafın hiç kusurunun bulunmaması diğer tarafın ise tamamen kusurlu olması gerekir. Somut olayda ise sözleşmenin başta ihale mevzuatına uygun olarak davacıya verilerek sözleşmenin ifasına başlandığı, ifa sırasında başkaca ihale katılımcısının K.İ.K'na başvurusu üzerine eşit teklifler arasında ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibinin belirlenmesine yönelik spesifik bir inceleme ile iptal kararı verilmiştir.
Davalı iş sahibi, idari yargı kararı uyarınca sözleşmeyi feshetmek zorunda kalmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 136. maddesi hükmüne göre davalı iş sahibi açısından yargı kararı sonucu edimin ifasının imkânsız hale gelmesi nedeniyle fesihte TBK'nın 112. maddesine göre davalının kusursuz olduğu açıktır. İfa imkânsızlığında kusurun bulunmaması halinde TBK'nın 136/2. maddesi hükmünce borcundan kurtulan davalı almış olduğu şeyleri sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybetmiştir. Sözleşme dava dışı 3. kişinin idare mahkemesine açtığı dava sonucu verilen idari yargı kararı nedeniyle sözleşme davalı tarafça feshedilmiş olduğundan idarenin fesihte kusurlu olmadığı ve kusursuz imkânsızlık nedeniyle davacının müspet zararlarından sorumlu tutulamayacaktır.
Her ne kadar mahkemece fesihte idarenin kusurlu olduğu, sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğranıldığı kabul edilip kesinti yöntemi uygulanmak suretiyle 2.086.012,48 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de hesaplanarak hükmedilen bu miktar müspet zarar kapsamında kalan kar kaybına ilişkindir. Davacıların kâr kaybı talep etmesi mümkün olmadığından bu miktar yönünden davanın reddine, bununla birlikte davacı yüklenicinin müspet zarar kapsamında talep ettiği Damga Vergisi, ... Payı ve teminat komisyon bedeli yönünden taleplerinin değerlendirilerek kabulü yerine reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.