T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYA
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında yapılan 03.08.2022 tarihli anlaşma ile 05.09.2022 termin tarihine bağlı 6.650kg örme kumaş üretimi konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya bağlı olarak da %50 peşin ödeme olarak 37.000USD karşılığı 664.705,00TL davalının banka hesabına yatırdığını, kumaşlar partiler halinde müvekkili firmaya ulaşmış, hatalı olanlar davalı tarafından iade faturaları eşliğinde geri alındığını, yerine yeniden üretilen kumaşlar müvekkili firmanın yeniden üretilen kumaşlar müvekkili firmaya geldiğini, son partinin teslim edilmesi aşamalarında termin/son teslim tarihinin geçmiş olması nedeniyle müvekkili firmanın, davalıya kumaşların teslimindeki gecikmenin yaratacağı sorunların (müvekkili firmanın malı üreterek yurt dışına ihraç etmesi için kendisine gerekli sürenin kısalmasının doğuracağı sorunlar) karşı tarafa bildirilmesi ve işlerin çabuklaştırılmasının istenmesi aşamasında pürüzlerin başladığını, davalı, müvekkili tarafından düzeltilemeyecek kadar kusurlu olan kumaşların yerine en son 04.10.2022 tarihli fatura ile müvekkilinin talebi doğrultusunda yeniden üretilen kumaşı alınca taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı siparişin sonlandığını, davalının teslim ettiği kumaşlardan hatalı olanların bazılarında, zaman sıkıntısı olduğu için ürünleri uçak ile gönderdiğini, taraflar arasındaki tüm haberleşmeler telefon ve e-posta yoluyla yapıldığını, davaya konu ihtilafın da 26.09.2022 tarihli e-posta ile davalıya yazılı olarak iletildiğini, müvekkili firmaya aralıklarla teslim edilen kumaşlardan hatalı üretilenlerin yerine yenisinin üretilmesi karşı tarafça kabul edilmiş ve yerine yeni kumaş üretilerek müvekkili firmaya teslim edildiğini, fakat siparişin sonlanmasına doğru peyderpey gelen kumaş partilerinden kusurlu olduğu için davalıya geri verilmek için müvekkili firmada bekleyen 590,1kg hatalı kumaşın, davalı tarafından alınmadığını ve müvekkili firmanın iade faturasını kesmesinin engellediğini, konunun netleşmesi için 05.10.2022 tarihinde davalıya e-posta ile yenisini üreterek, hatalı kumaşın varlığını kabul eden karşı tarafın kumaşı geri alması ve buna dair iade faturasının düzenlenmesinin bildirildiğini, ancak karşı tarafın alaycı bir şekilde cevap verdiğini, davalının ticari ahlaka sığmayan tavrına rağmen müvekkili mal teslimini tamamladığını, tek eksiğin davalının hatalı olduğunu bildiği ve yerine yeniden kumaş ürettiği kusurlu ürünü iade almaması noktasında kilitlendiğini, davalı hatalı olduğunu kabul ettiği kumaşların yerine yenisini imal edildiğini ve bu kumaşlar müvekkili firma tarafından kabul edilip işlendiğini ve konu müvekkili tarafından sonlanmış olmasına rağmen önceki partilerdeki hatalı kumaşları iade alan davalının, iade almaktan imtina ettiği son 590,1kg kusurlu kumaşı geri alması ve iade faturası düzenlenmesine imkan sağlamasını Beyoğlu .... Noterliği 20.10.2022 tarih ve ... yevmiye ihtarname ile ihbar edildiğini, davalı tarafa son parti hatalı kumaş için iade faturası kesildiği gün cari hesapta sabit olacak bakiye borcun defaten ödeneceği 10.10.2022 tarihli e- posta ile ihbar edilmesine rağmen sanki ödeme yapılmayacakmış gibi İhtiyati Haciz kararı alarak Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile başlatılan haciz işlemleri ile müvekkili firmanın ticari faaliyetleri haksız bir şekilde kilitlenme noktasına geldiğini, müvekkili icra baskısı altında ödemeyi defaten icra dosyasına yaptığını ama davalı ile sonuca bağlayamadığı kısma şamil itirazını dosyaya yaparak borcu kabul etmediğini beyan ederek; davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı icra dosyasında itiraz edilen 15.424,97USD borcun gerçek olmadığına bu bedel kadar müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, taraflar arasında mutabakat sağlansaydı o tarihte ödenecek olan ve icra takibindeki asıl alacak iddiasından ihtilafsız kısmı olan 46.592,00USD karşılığı 868.478,05TL hariç icra baskısı altında ödenmek zorunda kalınan bu bedele bağlı 79.031,51TL tahsil harcı, 80,70TL başvurma harcı, 113.532,59TL vekalet ücreti, 1.708,75TL faiz, 179,00TL takip masrafı olmak üzere 194.532,55TL’nin icra dosyasına ödeme tarihi 26.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte istirdadına, davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı dilekçesinde, davalı müvekkilinin 590,1kg hatalı kumaş imal ettiğini ve bu kumaşı geri almadıklarından bahisle iade faturası düzenleyemediklerini, bir kısım ürünü de geç teslim ettiklerini beyan ettiğini, davacı kendi fabrikasında yapmış olduğu işlemleri ile kumaşların zarar vermekte olup bu zararın tamiri için müvekkili yardımcı olduğunu, bu vakayı mahkemeye gerçek dışı ayıplı kumaş aldım ve talebimle tamir ettirdim şeklinde beyan ettiğini, davacı dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, müvekkili tarafından imal edilen kumaşlar boyahaneye gönderildiğini, burada son halini aldıktan sonra davacıya ulaştığını, davacı 09.09.2021 tarihli maille belirtildiği üzere kendi müşterilerinin istekleri doğrultusunda müvekkili tarafından kusursuz teslim edilen kumaşlara işlemler uygulandığını, davacının bu işlemleri sebebiyle kumaşların zarar gördüğünü, ancak davacı bu zarara katlanmak istemediğinden müvekkili tarafından imalat hatası varmış gibi kumaşların tamirini talep ettiğini, davacı kendi işlemi ile zarar vermiş olduğu kumaşların tamirini müvekkilinden istediğini, müvekkili de işin aksamaması adına kumaşları tamir için boyahaneye gönderdiğini, boyahane tarafından “Tarafımıza tamire gönderdiğiniz 5125 kodlu kumaşlar, teslim ettiğimiz şekli ile gelmemiş ekstra işlem uygulanmıştır, dolayısı ile tekrar uygun hale getirmek için yaptığımız tamir işlemi ücretli olacaktır.” şeklinde cevap geldiğini, ve bu bedeli müvekkili firmadan aldığını, davacı ürünlerin geç teslim edildiğini beyan ettiğini, müvekkilinin geç teslimatı olmadığını davacının zarar verdiği ürünler tamir sonrası yeniden davacıya gönderildiğini, davalının devamlı olarak yeni siparişler verdiğini, bir kısım siparişi iptal edip sonrasında tekrar istediğini, yanlış hesaplama yaptıklarını ederek ek mal taleplerinde bulunduğunu ve siparişini değiştirdiğini, dolayısıyla da müvekkilinden kaynaklı bir gecikmenin söz konusu olmadığını, davacının ek istemleri ve talepleri ile yeniden kumaş üretimleri gerçekleştiğini, son aşamada müvekkilinden talep edilen miktarın 7680kg olduğunu, uyuşmazlık konusu yapılan mal davacı tarafından müvekkilinin haberi olmaksızın boyahaneden alındığını, olayın savcılığa intikal etmemesi için bedelini ödemeyi kabul ettikleri uyuşmazlık konusu yapılan boyahaneden aşırılmış olan malların ayıplı olduğu iddiasının hukuken dinlenmesinin mümkün olmadığını, ayıplı mal iddiası satın alınan mallar nedeni ile gündeme getirildiğini, davacının ihtilaf konusu yaptığı kumaş miktarı ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiği miktar farklı olup borcunu inkar ettiğini, davacı yazılı delil niteliğindeki mail ile 61.927,42USD olan borcunu kabul ettiğini, davalı 46.592,00USD borcu kabul etmiş ve icra dosyasına ödemesini yaptığını, Beyan ederek; davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, davalı müvekkilin davalı alacaklı tarafa Yargıtay kararının belli olmasının hemen akabinde ödeme teklif etmiş olduğu dikkate alınarak açıkça aykırı icra takibi yapılması nedeni ile avukatın böyle bir hatayı yapmayacak olduğu dikkate alınarak HMK 329 maddesine göre davacı ve vekilinin ayrı ayrı 5.000,00TL disiplin cezası ile tecziyesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesinin talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının vadesi gelmiş 61.927,42 USD borcun varlığını, borcun kaynağı hukuki ilişkiyi kabul ve ikrar etmesi nedeni ile tartışmaya muhtaç ve davacı alacaklı taraf olarak kabul etmediklerini, geç teslim edildiğini, bunun üzerine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, takibe haksız ve hukuksuz olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;açılan davanın hukuki ilişki içinde olana, sebep ve netice açısından illiyet bağı taşıyan ve önceden davalı .... firması tarafından davacıya karşı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile açılan menfi tespit davası ile huzurdaki davanın birleştirilmesine, haksız ve dayanaksız davanın reddine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl davanın menfi tespit ve istirdat, birleşen davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tekstil ürünlerinde ayıp bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Ayıp, eserde sözleşme ve eklerine, fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.
TBK'nın 474/1. maddesine göre açık ayıplarda iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir.
TBK'nın 477/3. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) gecikmeksizin ayıp ihbarının yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın ücretsiz olarak giderilmesini (onarılmasını) talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi ya da eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıp ihbarı maddi vakıa olup, şekil koşuluna bağlı olmaksızın tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.
Mahkememizce tanıklar dinlenmiş, keşif yapılmış, bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır. 11/09/2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerine göre davacının 15.407,56 USD davalıya borçlu olduğu, davalı defterlerine göre davacının 20.821,35 USD davalıya borçlu olduğu, 590,1 kg örme kumaşın ayıplı olduğu, değerinin 6.461,595 USD olduğu, bu miktarı aşan menfi tespit talebinin ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin beyan ve itirazları kapsamında keşfe gidilerek ek rapor alınmış olup 590,1 kg örme kumaşın imalat hatalarıyla malul olduğu, kumaşların davalı tarafından üretilip üretilmediğinin anlaşılamadığı, ayıpların davacı tarafından uygulanan ekstra işlemlerle olmadığı, ürünlerin değerinin 6.461,595 USD olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı dinlenen tanık beyanları ve taraf vekillerinin beyan ve itirazları kapsamında menfi tespit, istirdat ve itirazın iptali talepleri yönünden hükme elverişli rapor sunulması için yeniden heyet raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bu rapora göre; davaya konu 590,1 Kg örme kumaş üzerinde yapılan incelemede kumaşlarda, yoğun uçuntu (beyaz renkli kumaşı kirleten küçük koyu renkli elyaf parçaları), iğne izleri ve yoğun delik hataları ile düşük gramaj (250-260 gr/m²) ve gramaj fazlalığı (380 gr/m²) hataları tespit edilmiştir. söz konusu hataların kumaş üzerinde yoğun şekilde bulunduğu ve birinci kalite olarak kullanımının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Bu bağlamda sovtaj değeri düştükten sonra toplam zararın 5.861,59 Usd + Kdv olduğu değerlendirilmiştir.
2.Kumaşlarda mevcut; yoğun uçuntu, iğne izleri ve yoğun delik hataları örme kaynaklı, düşük gramaj (250-260 gr/m²) ve gramaj fazlalığı (380 gr/m²) hataları ise boyahane-apre işlemleri kaynaklı olduğu değerlendirilmiş ve davalı tarafa ait olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı işletmesinde bu hususta sadece buharlama makinesi bulunmakta olup, kumaşları relaxe etme (gerlimden kurtarma) ve kesime hazırlama maksatlı bu cihazın da söz konusu hatalara sebebiyet vermeyeceği, kumaşlar üzerinde başkaca işleme ilişkin emare bulunmadığı değerlendirildiğinde, davacı tarafından hatalara sebebiyet verebilecek bir işlem bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
3.Kumaşların elyaf bileşimi ve elyafların özellikleri (üretim yöntemi, numarası vb) tam olarak ancak kimyasal analiz ile belirlenebilir olup, fiziksel muayene ve tecrübe ile tam tespiti mümkün değildir. Ancak yerinde inceleme esnasında kimyasal analiz imkanı bulunmadığından, fiziksel ve görsel özelliklere göre inceleme yapılmıştır. Yerinde inceleme esnasında “şahit numune” olarak sunulan, daha önceden aynı kalitede davalı tarafından üretildiği beyan edilen siyah ve beyaz renkli kumaş numuneleri ile yine davalı tarafından alınan kumaşlardan giysi haline getirildiği belirtilen şahit numune ve hatalı kumaşlar fiziksel ve görsel olarak bir arada incelenmiştir. Hatalı kumaşların yüzey yapısı, raporu, genel görünümü, elyaf cinsi, kumaş tuşesi (dokunulduğunda algılanılan yumuşaklık hissi) ve tüm diğer fiziksel/görsel özellikleri ile şahit numune olarak sunulan daha önceden davalı tarafından üretilen kumaşlar ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu ürünlerin ayıplı oldukları bu bakımdan teknik inceleme bölümünde tespit edilen zarar miktarı oranında davacının borçlu olmadığı sonucuna varılmıştır. İcra Dairesi'ne ödenen feriler toplamının da 194.532,55 TL olduğu belirtilmiştir.
Ancak ayıp bedeline ilişkin teknik değerlendirme kısmındaki miktarın KDV dahil belirtilerek borçlu olmadığı miktarın tespiti üzerine davacı tarafça icra dairesine fazladan ödenen miktarın bu bedele oranlanarak istirdadı gereken miktarın net olarak tespiti için itirazlar kapsamında ek rapor alınmış olup buna göre; davacının zararının sovtaj değeri düştükten sonra 6.330,51 USD olup bu bedel yönünden borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Davacının borçlu olduğu miktar 9.094,46 USD olarak belirlenmiş olup 10.425,10 USD ödeme yapılmış olmakla 1.330,64 USD fazladan ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Kur değerinin 18,66 TL olması nedeniyle istirdadı gereken bedelin TL karşılığı 1.330,64x18,66=24.829,74 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 6.330,51 USD borçlu olmadığına, icra dairesine fazladan ödenen 24.829,74 TL'nin istirdadına karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden ise takibe konu alacak için davadan önce ödeme yapıldığı, bu durumda davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla birleşen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
1.Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının Bakırköy ... .İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 6.330,51USD yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına fazladan ödenen 24.829,74TL'nin ödeme tarihi olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.756,74TL ilam harcından peşin alınan 8.232,30TL harcın mahsubu ile bakiye 1.524,44TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 8.232,30TL Peşin Harç olmak üzere toplam 8.313,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından sarf edilen 13.000,00TL bilirkişi ücreti, 715,50TL posta masrafı, 1.912,35TL keşif harcı olmak üzere toplam 15.627,85TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.630,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
6.Davalı tarafından sarf edilen 11.000,00TL bilirkişi ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 7.740,75TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 54.275,92TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Birleşen dosya yönünden;
10.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcından peşin alınan 1.319,84TL harcın mahsubu ile bakiye 587,84TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
11.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
12.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
13.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)