T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket 12.04.2021 - 16.04.2021 - 19.04.2021 ve 21.04.2021 tarihli faturalarla toplam 18.301 MT ..... Polyester Kumaşı 466.545,00-TL bedelle davalıdan satın aldığını, davacı şirket davalıdan satın almış olduğu kumaşları kullanarak kışlık mont üretmiş, kış sezonu öncesinde satışlara başladığında montların kendiliğinden soyulmaya başladığını fark ederek 24.03.2022 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri Ve Tasarım Fakültesi tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol Ve Araştırma Laboratuarı’na başvurarak montların dikiş yerlerinde meydana gelen patlama ve soyulmaların neden kaynaklandığının tespitini istemiş, laboratuvarda yapılan testler sonucunda hazırlanan 14.04.2022 tarihli test raporunda "montlarda kullanılan kumaşın ıslak aşınma dayanımı performansının bu türden imalat için yeterli olmadığını ve hatanın kaplamalı kumaştan kaynaklandığı" belirtildiğini, davacı 20.05.2022 tarihinde test sonuçlarına vakıf olması üzerine satışa konu kumaşların ayıplı olduğu hususu Bakırköy ...... Noterliği'nin 24.05.2022 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ihtar edilmiş, davalı ise Üsküdar ..... Noterliğinin 02.06.2022 tarihli ve ...... yemiye nolu cevabi ihtarnamesi ile itirazda bulunmuş, davacı satışa konu kumaşlardan mont üretebilmek için ara ürünler (fermuar, astar, deri vb.) satın almış, işçilik ve işletme giderleri yapmış ancak dava tarihi itibari ile satılamaz durumdaki 2900 adet kumaş mont satılamaz durumda müvekkiline ait depoda bulunduğunu, davacı deposunda satılamaz ve kusurlu durumda olduğu hiç satışa sunulmamış 2900 adet mont davalıdan alınan kumaşların ayıplı olması nedeni ile müvekkiline ait depoda bulunduğunu, taraflar arasında dava konusu kumaşların ticari amaçla müvekkiline satıldığı noktasında bir çekişme bulunmadığını, mont üretimi için satın alınmış olan kumaşlar kendisinden beklenen niteliği taşımadığını, kullanımının mümkün olmadığını, kumaşlar satış sonrası muayenesinde bir ayıp gözlemlenmemekle birlikte zaman içerisinde deforme olduğunu, söz konusu deformasyonların zaman içinde oluşması dikkate alındığında, olağan bir gözden geçirme ile tespit edilemeyecek ve ancak kullanıma bağlı olarak zamanla ortaya çıkabilecek "gizli bir ayıbın" varlığından bahsedilmesi gerektiğini, davacı satışa konu kumaşlardan mont üretebilmek için ara ürünler (fermuar, astar, deri vb.) satın almış, işçilik ve işletme giderleri yapmış ancak ürünler satılamaz halde elinde kaldığını, ayıpsız bir adet mont fiyatı ise 30 USD üzerinden satıldığını, müvekkilinin büyük zarara uğradığını, kumaş bedeli, mont üretimi yapmak zorunda kaldığı masraflar ve kar mahrumiyeti taleplerinin olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak açılan davanın kısmi dava olarak nitelenemeyeceğini, kısmi dava şartlarının oluşmadığını, davalı tarafça, davacıya satılan ürünler, piyasada satılan ürünlerden olduğunu, davacı için özel olarak üretilen ürünlerden olmadığını, davacı taraf kumaşları davalı şirkette inceleyip satın aldığını, kumaşların üzere varak kaplama olduğunu, kaplanmış kumaşlar grubuna girdiğini, İTÜ Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi'nden alınan raporun, bu türlü kumaşlar için TS EN ISO ..... testi yapılamayacağını, kaplanmış bir kumaşın kaplanmamış yüzeyinin aşınma davranışını belirlemek için ISO 5470 standardında yer alan farklı test yöntemleri kullanıldığını, kumaşların satışı tarihinde de yürürlükte olan TS EN ISO ..... testi yapılabileceğini, ortada açık ve gizli ayıp olmadığını, davacı tarafın kanunun kendisine yüklediği satılanı muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayıp iddiasına konu kumaşlar davalıya ait kumaşlardan olmadığını, davacı tarafın, kanunun kendisinden aradığı muayene mükellefiyeti yerine getirdiğine ilişkin ortada somut bir delil bulunmadığını, davacı tarafça, davalı şirkete kanunun aradığı, şekilde süresinde yapılmış bir ihbar da bulunmadığını, davacı şirket ile arasındaki ilişkinin, eser sözleşmesi olmadığını, alım - satım sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin satmış olduğu kumaşları başka müşterilerine de sattığını, şimdiye kadar herhangi bir şikayet de söz konusu olmadığını, müvekkiline 09.06.2021 tarihi itibariyle olan 167.750,27-TL cârî hesap bakiyesini aradan geçen oncak zamana rağmen ödenmediğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
ISLAH: Müvekkilinin, ayıplı ürün bedeli olarak müvekkilin davalıya ödediği kumaş bedeli ve müvekkilinin ayıplı kumaşlar ile mont üretimi için yapmak zorunda kaldığı masraflar dahil olmak üzere uğradığı toplam tazminat alacağımıza ilişkin talebimizi 1.029.540,00-TL arttırarak toplam 1.030.290,00-TL'nin, ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 27.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini istemiştir. ARAŞTIRMA;
1.Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/02/2023 Tarih ve ...... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2021 yılı Nisan ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
2.Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/03/2023 Tarih ve ....... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2021 yılı Nisan ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
3...... bank ..... Şirketi'nin 24/02/2023 Tarih ve 2023/1026351 Sayılı yazısı ile; dava konusu TR..... IBAN numaralı hesabın 01.04.2021 - 24.05.2022 tarih aralığına ait hesap hareketleri getirtilmiştir.
4.Üsküdar ..... Noterliği'nin 27/02/2023 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; 02/06/2022 tarih ve ..... yevmiye sayılı ihtarnamenin ve ilgilisine tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçasının bir örneği getirtilmiştir.
5.İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi'nin 05/04/2023 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; 22/20220158 sayılı ve 14/04/2022 tarihli rapor getirilmiştir.
Mahkememizce SMMM ve tekstil mühendisi bilirkişilerinden rapor aldırılmıştır. 11/06/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
İTÜ Tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol ve Araştırmaları laboratuvarınca hazırlanan görüş raporunda, kumaşların "ıslak aşınma dayanımı performansının bu für bir imalat için yeterli olmadığı, söz konusu hatanın kaplamalı kumaştan kaynaklandığı" yönünde görüş belirtildiği: kumaşlar daki mevcut hatanın, kullanım sırasında ortaya çıktığı, bu nedenle gizli ayıp statüsünde olduğu; bu kumaşlar kullanılarak üretilmiş olan mont cinsi ürünlerden yerinde inceleme de 6 farklı renk de toplam da 2815 adet ürün bulunduğu : bir adet mont için ortalama maliyet fiyatının 450 TL olduğu : mevcut hali ile bir adet montun 80 TL birim fiyat ile satılabaileceği ; davacı ..... Teks. İnş. Oto. İç ve Dış Tic. Sanayi Ltd.Şirketinin 2815 adet mont nedeniyle 1.041.550 TL zarara uğradığı : her iki tarafça kartela veya kumaş numunesi sunulmadığından dava konusu mont cinsi ürünler Üzerindeki kumaşların davalı ..... Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd.Şirketince satılmış kumaşlar olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı ; ancak var olan satış fatura ve fişleri üzerlerinde yazılı renkler (kahve.siyah, haki, yeşil, lacivert, antrasit) ile terinde inceleme de tespit edilen mont cinsi ürünlerin renklerinin uyumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 29/07/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
Davacı tarafından incelemeye sunulan 2021 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, davalı yan tarafından ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 30.12.2021 tarihi itibariyle, cari hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğu, davacının davalıdan bir alacağının veya davalı yana borcunun olmadığı tespit edilmiş olduğu, davacı ticari defterlerine göre,
Davalı tarafından Davacı yana KDV Dahil Tutarı 1.856.763,03 TL olan 30 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu,
Davacı tarafından Davalı yana KDV Dahil Tutarı 77.694,49 TL olan 1 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı yana toplam tutarı 1.688.000,00 TL Çek ödemesi ve 91.068,54 TL Banka Ödemesi olmak üzere toplam olarak
1.779.068,54 TL ödeme yapılmış olduğu, Davacının (1.856.763,03 TL-77.694,49 TL -
1.779.068,54 TL) davalı yana bir borcunun kalmadığı, cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı yan tarafından 12.04.2021,16.04.2021,19.04.2021 tarihlerinde Davalı şirketten alınan
18.301 Metre kumaşın ayıplı olduğuna dair Davalı yan tarafından davacı yana düzenlenmiş faturaların sunulmuş olduğu, işbu faturaların Toplam tutarının KDV Dahil 466.548,98 TL olduğu tespit edilmiş olduğu,
davacı tarafından dava dilekçesinde, ayıpsız bir adet mont fiyatının 30 USD’dan satılıyor olduğu beyan edilmiş olduğu, ancak davacı tarafından Müşterilerine işbu ürünlerin satışlarına ait Faturaya ve davacı müşterilerinden iade gelen ürünlere ilişkin faturalara dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, İTÜ Tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol ve Araştırmaları laboratuvarınca hazırlanan görüş raporunda , kumaşların ‘’ıslak aşınma dayanımı performansının bu tür bir imalat için yeterli olmadığı , söz konusu hatanın kaplamalı kumaştan kaynaklandığı’’ yönünde görüş belirtildiği; kumaşlar daki mevcut hatanın , kullanıma bağlı olmaksızın kullanım sırasında belirli bir zaman sonra ortaya çıktığı ; kumaşların mont üretimi sırasında kullanımında hatalı uygulama nedeniyle ortaya çıkmadığı ; Her iki tarafça yerinde inceleme ve sonrasında kartela veya kumaş numunesi sunulmadığından dava konusu mont cinsi ürünler üzerindeki kumaşların davalı ..... Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd.Şirketince satılmış kumaşlar olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı ; ancak var olan satış fatura ve fişleri üzerlerinde yazılı renkler (kahve,siyah, haki, yeşil, lacivert, antrasit ) ile terinde inceleme de tespit edilen mont cinsi ürünlerin renklerinin uyumlu olduğu ; Bu kumaşlar kullanılarak üretilmiş olan mont cinsi ürünlerden yerinde inceleme de 6 farklı renk de toplam da 2815 adet ürün tespit edildiği ; Kumaşlarda mevcut hata nedeniyle yerinde inceleme de tespit edilen ürünlerin tamamının ayıplı olduğu ; bir adet mont için ortalama maliyet fiyatının 446 TL olduğu ; mevcut hali ile bir adet montun 80 TL birim fiyat ile satılabileceği ; davacı ..... Teks. İnş. Oto. İç ve Dış Tic. Sanayi Ltd.Şirketinin 2815 adet mont nedeniyle 1.030.290 TL zarara uğradığı, teknik değerlendirme sonucu değerlendirilen davacının uğramış olabileceği zarar tutarı olan
1.030.290,-TL üzerinden ihtarname tebliğ tarihi olan 27.05.2022 tarihinden dava tarihi olan 10/02/2023 tarihine kadar değişen avans faiz oranları üzerinden faiz 108.914,36 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdir in Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, dava tarihi olan 10/02/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek, değişen oranlardaki Reeskont Avans faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ayıplı ürün satışı nedeniyle, ayıplı ürünler için ödenen bedelin geri verilmesi, ayıplı ürünlerin kullanıldıkları üretim aşamasında yan mamüller, işçilik, işçilik giderlerinin tazmini ile ayıplı ürünler nedeniyle yoksun kalınan karın tazmini istemlerine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, davalıdan mont üretimine kullanılmak üzere kumaş satın aldığını, kış sezonu öncesinde satışlara başladığında montların kendiliğinden soyulmaya başladığını fark edildiğini, satılamaz durumdaki 2900 adet kumaş mont satılamaz durumda müvekkiline ait depoda bulunduğunu, mont üretimi için satın alınmış olan kumaşların kendisinden beklenen niteliği taşımadığını, kullanımının mümkün olmadığını, kumaşlar satış sonrası muayenesinde bir ayıp gözlemlenmemekle birlikte zaman içerisinde deforme olduğunu, davacının satışa konu kumaşlardan mont üretebilmek için ara ürünler (fermuar, astar, deri vb.) satın aldığını, işçilik ve işletme giderleri yaptığını, ancak ürünler satılamaz halde elinde kaldığını ileri sürerek kumaş bedelinin, üretim aşamasında yapılan yan giderlerin ve mahrum kalınan karın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davacıya satılan ürünlerin piyasada satılan ürünlerden olduğunu, davacı için özel olarak üretilen ürünlerden olmadığını, davacı tarafın kumaşları davalı şirkette inceleyip satın aldığını, davacı tarafın kanunun kendisine yüklediği satılanı muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayıp iddiasına konu kumaşların davalıya ait kumaşlardan olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ticari satıma konu ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıbın kullanıma bağlı olarak mı ortaya çıktığı, yoksa kumaş üretim hatası mı olduğu, üretim hatası söz konusu ise ayıbın türü, niteliği, derecesi, ayıbın bir s üre kullanıldıktan sonra ortaya çıkabilecek nitelikte mi olduğu, yoksa olağan bir incelemeyle ortaya çıkabilecek nitelikte mi olduğu, satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp iddiasına konu ürünlerin mont üretiminde kullanılırken hatalı uygulama nedeniyle ayıplı hale gelip gelmedikleri, kumaşın niteliğine göre uyulması gereken üretim prosedürü bulunup bulunmadığı, varsa buna uyulup uyulmadığı, ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıp iddiasına konu ürünlerin taraflar arasındaki ticari satıma konu ürünler olup olmadığı, üretime konu kaç adet montun ayıplı olduğu, taraflar arasında satıma konu kumaştan kaç adet mont üretilebileceği, ayıp nedeniyle davacının iddiasına konu ayıplı kumaşlar ile mont üretimi yapmak için yapılmak zorunda kalınan giderler, ayıplı kumaşlar için ödenen tutarlar, yoksun kalınan kazanç kaybı yönünden bir zararın söz konusu olup olmadığı/olmayacağı, varsa tutarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda; taraflar arasında bir mal alım satım ilişkisi mevcut olmakla; TTK.'nın 23. Maddesinde, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
TBK'nın 223. Maddesinde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Dosyadaki delil ve belgelerin incelenmesinde; Davacının, Bakırköy ..... Noterliğince düzenlenen ..... yevmiye nolu24/05/2022 tarihli ihtarname ile davalı şirketten alınan kumaşların ayıplı olduğunu, bu nedenle 7 gün içerisinde ayıplı mallardan doğan 3.000.000,00-TL zararlarının karşılanmasını davalıdan talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce uyuşmazlık kapsamında, bir tekstil mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş, mahkememizce tekstil mühendisi bilirkişiye, davacının deposunda bulunduğunu beyan ettiği ve davalı tarafından satılan ayıplı ürünler olduğunu iddia ettiği ürünler üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş olup, bilirkişinin yerinde inceleme sırasında tuttuğu, dosya içinde yer alan, davalı vekilinin ve davacı şirket yetkilinin de imzasını taşıyan tutanakta, davacının ..... Mahallesi, ..... Sokak, N:10-12/A Yenibosna adresinde 09/02/2024 tarihinde davalı vekili ve davacı şirket yetkilisi ..... ile birlikte inceleme yapıldığı, dava konusu ürünlerin 6 farklı renkte beşerli paketler halinde 563 paket (2815 adet) bulunduğu, davalı vekili tarafından incelenen ürünlerin davalı tarafından satılan kumaşlardan olmadığı yönünde itirazda bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin davalıdan satın alınan kumaşlardan imalattan sonra kalan olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, dava konusu kumaşlara ait irsaliye ve kartelaların daha sonra sunulacağının beyan edildiğinin tutanak altına alındığı görülmüştür. Yukarıda deliller kısmında özetine yer verildiği üzere bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarını dosyaya sunmuşlar, bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili davayı 1.030.290,00-TL üzerinden ıslah etmiştir.
Yapılan açıklamalar, tarafların iddia ve savunmaları aldırılan bilirkişi raporları ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar, davalıdan satın aldığı ve mont üretiminde kullandığı kumaşların ayıplı olduğunu, bu nedenle üretilen ve müşterilere satılan montlarda dökülmeler ve soyulmalar meydana geldiğini ileri sürmüş ise de, kumaşların davalıdan satın alındıktan sonra, davacı tarafından işlenip montların davacı tarafından üretildiği, montlarda meydana gelen soyulma ve dökülmelerin, davalı tarafından satılan kumaştan kaynaklı olduğu ve davalının sattığı kumaşın ayıplı olduğu hususundaki ispat yükünün davacıya ait olduğu, kapsamda her ne kadar bilirkişi raporunda kumaşların ayıplı olduğu tespiti yapılarak davacının uğradığı zararın 1.030.290,00-TL olduğu belirtilmiş ise de, yine bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, taraflarca herhangi bir kartela ya da katolog sunulmadığı, yerinde incelenen kumaşların davalı tarafından satılan kumaşlar olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı, davalının bu ürünlerin kendisini sattığı kumaşlar olmadığını savunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, belirtildiği üzere, ürünlerin ayıplı olduğu ve incelenen ürünlerin davalı tarafından satılan kumaştan üretildiği hususunda ispat yükü davacıya ait olup, dosya kapsamında davacı bu hususta herhangi bir delil ibraz etmemiş, davalı da ürünlerin kendisinin sattığı kumaş olduğunu kabul etmemiştir. Her ne kadar, raporda incelenen ürünlerin kahve, siyah, yeşil, lacivert ve antrasit renkte olduğu, satış faturalarına göre davalının sattığı kumaşların da bu renklerde kumaşlar olduğu bilgisine yer verilmiş ise de, sadece renklerin aynı olmasının, söz konusu montların, davalının sattığı kumaştan üretilen montlar olduğunu tek başına ispatlamayacağı, söz konusu renklerin mont üretiminde ağırlıklı olarak kullanılan renkler olduğu, bu nedenle başka bir satıcıdan alınmasının da mümkün olduğu, nitekim aynı davacı tarafından, başka bir firmaya karşı açılan mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında da davacının aynı iddialarda bulunduğu ve o dosyada konu ürünlerin de kahve, siyah, yeşil, lacivert ve antrasit renkte montlar olduğu, sonuç olarak, sadece renklerin aynı olmasının, ayıplı olduğu tespiti yapılan ürünlerin, davalı tarafından satılan kumaşlardan üretildiğini ispatlamayacağı, davacının bu hususu ispatlar herhangi bir delil sunmadığı ve davalı tarafından satılan kumaşların ayıplı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 17.595,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 17.774,90-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 17.042,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı şirket yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 160.543,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
7.Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026 Katip ......
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)