Esas No
E. 2013/12620
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI: 2- ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av....

Av. ...

DAVALI: 3- ...
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ ...

KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ: ...

Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... Tarımsal Üretim Pazarlama San. Tic. A.Ş.’e ait sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork’un TEM otoyolunda seyir halindeyken ön sol lastiğin fırlaması ile sol şeritte ilerlemekte olan müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın ön muhtelif kısımlarına çarpması ve bu çarpma sonucu müvekkilin aracının savrularak sol bariyerlere vurması sonucunda bir trafik kazası gerçekleştiğini ve bu kaza neticesinde müvekkilinin aracının pert olduğunu, yaşanan kazada müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama San.

Tic. A.Ş.’nin ... plakalı aracının zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından, kasko sigortacısı ise ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapıldığını, sigorta şirketlerine yapılan başvurular neticesinde ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve müvekkiline 12.10.2023 tarihinde yasal sınır olan 120.000,00-TL ödeme yapıldığını, kalan kısım için ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını ve aşan kısım olarak hesaplanan 114.445,00-TL 16.11.2023 tarihinde müvekkiline ödendiğini, ayrıca müvekkilinin sovtaj bedeli için 325.555,00-TL ödeme aldığını, kazanın üstünden geçen 3 ayın sonunda müvekkile yapılan toplam ödemenin 560.000,00-TL olduğunu ve bu miktarın müvekkilinin aracının piyasa rayiç değerinin çok altında olduğunu, yaşanan kaza sonucunda müvekkilinde oluşan korku ve panik nedeniyle manevi tazminat talepleri bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı sigorta şirketince teminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla şimdilik ... Sigorta yönünden 500,00-TL rayiç bedelin sigorta temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... Tarımsal Üretim Pazarlama San.

Tic. A.Ş.'den mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 500,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte tahsiline, müvekkilinin kaza nedeniyle yaşadığı korku ve panik sonucu manevi zarara karşılık 100.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tarımsal Üretim Pazarlama San.

Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, kaza sonrası müvekkiline ait aracın çekilen yedieminden Kayseri'ye çekilmesi için müvekkilinin babası tarafından ödenen 9.500,00-TL'nin şimdilik 500,00-TL'sinin davalılar ... ve ... Tarımsal Üretim Pazarlama San.

Tic. A.Ş.'den olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle: pert aracın Kayseri çekilmesi için davana tarafı olmayan üçüncü kişi tarafından yapılan ödemenin kendisine ödenmesini talep etmekte hukuki yararı olmadığını, talebin usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin bulunduğu adresin bolu olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Bolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının bu talepleri yönünden öncelikle sigorta şirketine dava açması gerektiğini, müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu olay yönünden herhangi bir kusur tespiti, tespit raporu bulunmadığı gibi kesinleşmiş herhangi bir kusur oranı da bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle: haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, davacının başvurusu neticesinde aracın onarımının ekonomik olmayacağı anlaşıldığından aracın pert işlemi görmesinin uygun olacağın şeklinde raporlandığını ve bu hususun davacı tarafça da kabul edildiğini, davaya konu aracın rayiç değerinin 560.000,00-TL olarak tespit edildiğini ve taraflarca mutabık kalındığını, müvekkilinin yaptığı ödemeler neticesinde sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe özel ve genel şartları çerçevesinde poliçe metni üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın talep edebileceği herhangi bir zarar ve hasar kalemi bulunmadığını, davacıya yapılan 120.000,00-TL ödeme ile ZMMS poliçe teminat limitinin tükendiğini, talep edilen hasarın zaman aşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeye esas araç değerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunu, dava konusu aracın daha önce bir çok kazaya karıştığını, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLER

Sigorta poliçesi, kasko poliçesi, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına ilişkin tutanaklar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğünün cevabi yazısı, Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı, Talas İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı, Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, ...

Sigorta A.Ş.'nin cevabi yazısı, Sigorta Tahkim Komisyonunun cevabi yazısı ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Sigortacı ve makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan 20/04/2025 tarihli raporda: ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römork sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın katılış yaptığı ve kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’in ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, yapılan piyasa rayiç araştırması neticesinde ... plakalı aracın 18.08.2023 tarihli kazasında piyasa değeri 598.000-TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi ... Sigorta tarafın 114.445,00-TL pert hasar ödemesi, dava dışı ... Sigorta Şirketi tarafından 12.10.2023 tarihli 120.000,00-TL pert hasar ödeme tutarı ve dosya kapsamında yer alan 325.555,00-TL sovtaj tutarı ve ... plakalı araç sürücüsü kusur nispeti (%100) dikkate alındığında 38.000,00-TL bakiye pert hasar miktarı belirlendiği, ... plakalı aracın 18.08.2023 tarihli kaza neticesinde pert işlem süresi 20 gün olarak belirlendiği, 18.08.2023 tarihinde 1 günlük emsal araç için hak mahrumiyet bedelinin 1.025,00-TL olarak belirlendiği, 20.500,00-TL toplam hak mahrumiyet bedeli belirlendiği, nihai değerlendirmesi ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalıya ait araç sürücüsünün kusur nispeti (%100) dikkate alındığında 20.500,00-TL bakiye hak mahrumiyet bedeli olarak belirlendiği, dosya içerisinde tahsilat makbuzu ile sunulan kaza yerinden kurtarma, çekme ve Kayseri iline nakliye ücreti 9.500,00-TL'nin uygun olarak belirlendiği, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusur nispeti dikkate alınarak bakiye otopark ücreti belirleme konusundaki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.

20/04/2025 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden alınan 20/07/2025 tarihli ek raporda: 20.04.2025 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda açıkça ve denetime elverişli olarak belirtilen hesaplamalar dışında ek bir hesaplamaya ya da tespite gerek olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.

Davacı vekili dosyaya sunduğu 25/11/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: dava dilekçesinde talep ettikleri 500,00-TL bakiye rayiç bedeli taleplerini 38.000,00-TL'ye, 500,00-TL araç mahrumiyet bedeli taleplerini 108.650,00-TL'ye, çekici ve yediemin ücreti taleplerini 9.500,00-TL'ye yükselttiklerini, ayrıca dava dilekçesinde talep edildiği gibi 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracının pert olması nedeniyle bakiye hasar tazminatı, ikame araç bedeli, çekici yediemin ücreti ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 18/08/2023 tarihinde saat 10:15 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile TEM otoyolunu sağ şeridi takiben Akyazı istikametinden Hendek yönüne doğru seyri sırasında 9.800 km de aracının sol ön lastiği koparak yola fırlaması neticesi aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımları ile çarpması akabinde aracını orta refüj bariyerlere sürterek durması ve aynı istikamette orta şeritte seyreden sürücü Gülsün Altınel sevk ve idaresindeki aracın sol ön köşe kısımları ile bu lastiğe çarpması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

Dosya arasındaki poliçelerin incelenmesinde ... plakalı çekicinin dava dışı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde "... Fılo Plus Genişletilmiş Kasko Poliçesi" ile kasko sigortalı olduğu, İMM limitinin maddi bedeni ayrımsız 1.000.000,00-TL olduğu, aracın davalı .....Şti adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. -Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı ......A.Ş vekili yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.

Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.

Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı)

Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; davacının yerleşim yeri kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı vekilinin yetki ilk itirazı 08/03/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında reddedilmiştir. -Kusur Ön Sorununa Dair Değerlendirmede;

Mahkememizce trafik kusur uzmanı ve sigorta eksperi bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.

Düzenlenen 20/04/2025 tarihli kök rapor ve 20/07/2025 tarihli ek rapora göre davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri sırasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın katılış yaptığı ve kurallar uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği kazada tam (%100 oranında) kusurlu olduğu, davacı ...'e atfı kabul bir kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası üzerinden aldırılan 16/10/2024 tarihli adli tıp kurumu raporu da bu yöndedir.

Mahkememizce aldırılan rapor kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında aldırılan atk raporu, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce de hükme esas alınmıştır. - Hasara ait değerlendirmede;

Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yapılır.

Davacıya ait ... plakalı aracın 18/08/2023 tarihli trafik kazası sonrası ağır şekilde hasara uğradığı, kazadan önce sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtlarına göre 3 adet hasarının bulunduğu, geçmiş bu hasarları da dikkate alındığında kaza öncesi piyasa rayiç değerinin piyasa şartlarına göre 598.000,00-TL olduğu, kazalı haldeki sovtaj değerinin 325.555,00-TL olduğu, davacıya karşı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından ödenen 120.000,00-TLve davalı KASKO sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından ödenen 114.445,00-TL rayiç değerden mahsup edildiğinde davacının bakiye hasar (pert tazminatı) zararının 38.000,00-TL olduğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. -İkame araç bedeline ait değerlendirmede;

Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.

Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda davacının aracının pert işlem süresinin 20 gün olarak belirlendiği, 18/08/2023 tarihinde 1 günlük emsal araç kiralama bedeli 1.025,00-TL olup 20.500,00-TL ikame araç bedelinin dosya kapsamı ile uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı talep arttırımında bulunurken bu talebini 106 gün üzerinden 108.650,00-TL olarak arttırmış ise de yukarıdaki gerekçelerle bu talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Çekici ve yediemin ücretine talebine dair değerlendirmede;

Davacı, aracın kazadan sonraki çekici ve oto kurtarma, nakliye, yediemin ücretinin de davalı sürücü ve işletenden tahsilini talep etmiştir.

Doğrudan zarar niteliğinde olması nedeniyle davalı sürücü ve işleten davacının bu zarar kalemlerinden de sorumlu olacaktır. Dosya içerisine sunulan "Tahsilat Makbuzu" başlıklı 18/08/2023 tarihli belgeye göre aracın kaza yerinden Kayseri iline kurtarma ve çekme nakliyesi işinin Yiğit Yediemin Oto Kurtarma Fahrettin Yiğit tarafından yerine getirildiği, Kuveyttürk para transferi makbuzuna göre davacının "Kayseri teslim araç nakli" açıklaması ile dava dışı Necati Yiğit adlı kişiye 9.500,00-TL ödeme yaptığı, alınan bilirkişi raporuna göre bu tutarın da dava konusu olayla uyumlu olduğu belirlenmiş olmakla bu talebin kabulüne karar verilmiştir.

Ancak davacı dava dilekçesinde pert tazminatı ve ikame araç bedeli taleplerini belirsiz alacak olarak, çekici ve yediemin gideri talebini ise kısmi dava olarak açtığını açıkça beyan etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekili hem davaya cevap hem de ıslaha beyan dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bilindiği üzere KTK 109 ve TBK 72 maddeleri uyarınca haksız fiilden kaynaklanan tazminat talepleri haksız fiilin gerçekleştiği tarihten 2 yıllık süre içerisinde ileri sürülmelidir. Somut olayda kaza tarihi 18/08/2023, ıslah tarihi 25/11/2025 tarihidir. Arabuluculuk aşamasında geçen sürede zamanaşımının durduğu kabul edilse dahi ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu nedenle ıslahla arttırılan kısım açısında davalı ... A.Ş yönünden zamanışımı nedeniyle ret kararı vermek gerekmiştir. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54 ile 56. maddeleri uyarınca sürücüden isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden da zararın tazmini talep edilebilir.

İhtiyari mali mesuliyet sigortası (İMMS), motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı KTK ve Genel Hükümlere göre oluşan ve ZMMS limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Bu sözleşme, ZMMS'nın güvencesini yeterli bulmayan işletenler tarafından ek olarak yapılmaktadır. İMMS kapsamının başlangıç noktası, ZMMS limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise İMMS limitidir.

İMMS Poliçesi Genel Şartları'nın 1. maddesine göre, sigortacının sorumluluğu ZMMS poliçesi limitinin üzerinde kalan miktardan başlayıp, İMMS teminat limiti ile sona ermektedir. Bu limitin tesbitinde, ZMMS'nın hiç yapılmaması veya teminat miktarlarının yeni limitlere getirilmemesi halinde, Hazine Müsteşarlığı'nca tesbit olunan yeni tarife limitleri esas alınır. Bu durumlarda dahi, İMMS'nın sorumluluğu ZMMS'sı limitini aşan kısım için söz konusudur.

Somut olayda davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko poliçesinin 15. Sayfasında yer alan ihtiyari mali mesuliyet teminatı özel şartlarında, işletene terettüp eden hukuki sorumluluğun ZMMS hadlerinin üzerinde kalan kısmının teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davalıya ait aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından davacıya 120.000,00-TL ödeme yapıldığı ve poliçe limitinin dolduğu, böylelikle davalı sigorta şirketinin meydana gelen pert tazminatı zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Diğer davalılar sürücü ve işleten ise TBK 49 ve KTK 85 maddeleri uyarınca sorumludur. Davalılar .....A.Ş ile ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;

İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı .....A.Ş işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde, davalı ... ise haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.

Anılan açıklamalar uyarınca davacının davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 16/11/2023 tarihinde 114.445,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu tarihte davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Diğer davalılar ise olay tarihinde temerrüde düşmüştür. - Manevi tazminata dair değerlendirmede;

TBK madde 56 "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü içermektedir.

Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir.

Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda davacının kaza nedeniyle malul kaldığı gibi bir iddiası mevcut olmayıp vücudunun muhtelif yerlerinde ama özellikle emniyet kemerinin denk geldiği yerlerde morluklar ve yanıklar olduğunu, yaklaşık 2 ay kadar yürümekte ve nefes almakta zorluk çektiğini ileri sürmüştür. Bu nedenle davacı için maluliyet raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Davacının Hendek Devlet Hastanesi'ndeki tedavi evrakları incelendiğinde meydana gelen kaza sebebiyle "Trafik kazası sonrası gelen hastanın üfleme ile alkol: 0 promil, hastanın sağ kalça, boyun, sol omuz ve sağ el bileğinde hassasiyeti var. Çekilen grafilerinde patoloji saptanmadı. Hayati tehlikesi yok. Şikayetleri Btm ile giderilebilir. Kati hekim raporudur" şeklinde hekim raporu düzenlendiği, tüm bu belgelere göre davacının kaza nedeniyle bedensel yaralanmasının da mevcut olduğu, davalı ... hakkında Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası üzerinden taksirle yaralama suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, dosya kapsamı, yaralanmanın mahiyeti, tarafların kusur durumu, davacının çekmiş olduğu manevi ızdırap, elem ve keder dikkate alınarak talep edilen manevi tazminatın makul olduğu kanaatine varılarak 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas, Karar sayılı ilamı) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,

1.38.000,00-TL araç pert tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden, davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... yönünden kaza tarihi olan 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.20.500,00-TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihi olan 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair araç mahrumiyet bedeli isteminin reddine,

3.9.500,00-TL çekici ve yediemin gideri tazminatının (davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sorumluluğu 500,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) kaza tarihi olan 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden fazlaya dair çekici ve yediemin gideri talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine,

4.30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine,

5.Maddi tazminat yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.645,08-TL ilam harcından, tahsil edilen 1.733,37-TL peşin harç ve 2.641,04-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 270,67-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...

Sigorta A.Ş.'nin 151,26-TL'lik kısmından, davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 234,85-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) tahsili ile hazineye gelir kaydına,

6.Manevi tazminat yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.049,30-TL ilam harcının davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

8.Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 1.733,37-TL peşin harç, 2.641,04-TL ıslah harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.525,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 14.327,01-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 5.075,17-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...

Sigorta A.Ş.'nin 1.967,92-TL'lik kısmından, davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 4.609,08-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

9.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

10.Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 38.000,00-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) tahsili ile davacıya verilmesine,

11.Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalı ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ödenmesine,

12.Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

13.Manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...'ın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026 Katip ... Hakim ...

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog