Esas No
E. 2024/958
Karar No
K. 2024/958
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/958 - 2026/358

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/05/2024

NUMARASI : 2022/135 Esas 2024/337 Karar

DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Destekten yoksun kalma)

KARAR TARİHİ: 27.02.2026

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 23.03.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 03.10.2010 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde, davacının oğlu ...'ın vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun 19.01.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 84.714,40TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuruda bulunmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemelerinin olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müteveffa sürücünün %100 oranında kendi kusuruyla tek taraflı trafik kazasına sebebiyet vermesi ve kaza anında alkollü olması sebebiyle dava konusu taleplerin teminat dışı kaldığını, bu davada ispat yükünün davacı tarafta bulunduğunu, başvuru sahiplerinin müteveffanın kendilerine ne surette destek olduğunu ispatlaması gerektiğini, alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın hukuki menfaat yokluğundan reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılacak hesaplamanın teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davalı şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde 15.09.2010-2011 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığı, ölüm ve sakatlık limitinin 175.000,00TL olduğu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/433 Esas sayılı dosyasında müteveffanın annesi ...'ın müteveffa ...'ın ölümü neticesinde uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile davalı sigorta şirketine karşı dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 90.285,60TL destekten yoksun kalma tazminatının davacıya ödenmesine karar verildiği, davalının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/535 Esas - 2023/522 Karar sayılı ilâmı ile, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve Mahkeme kararının 21.09.2023 tarihinde kesinleştiği, destekten yoksun kalanlara 12,5'er pay verilmesi gerektiği, TRH-2010 yaşam tablosu, progresif rant tekniğine göre yapılan hesaplamada destekten yoksun kalma tazminatının dava dışı anne ... lehine 766.814,15TL ve davacı lehine 382.566,28TL olmak üzere toplam 1.149,380,43TL olduğu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 175.000,00TL olduğu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılamada müteveffanın annesi lehine 90.285,60TL maddi tazminata hükmedildiği, poliçe limitinin 84.714,40TL kaldığı, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonrasında temerrüt tarihinin 03.02.2022 olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 84.714,40TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu kazanın tek taraflı olarak meydana geldiğini, kazanın müteveffa sürücünün kusuru ile meydana gelmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffa ...'ın kaza anında alkollü olması ve kazanın oluş şekli itibariyle alkolün kazaya etkisi olması nedeniyle rücu söz konusu olacağından müteveffanın mirasçıları yönünden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi durumu oluşacağından davanın reddedilmesi gerektiğini, müteveffanın alkollü olması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükümde faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, talep edilen asıl miktara dava tarihinden, ıslah sonrası miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...'ın sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde, davacının oğlu ...'ın vefat ettiğini ve adı geçenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulü ile, 84.714,40TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

Dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın 03.10.2010 tarihinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine göre, poliçenin 15.09.2010 tarihinde düzenlendiği, 15.09.2010 - 2011 tarihlerini kapsadığı anlaşılmıştır.

Olay ve poliçe tanzim tarihi dikkate alınarak Yargıtay’ın uygulamasına göre sürücü ve işletenin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanlar tarafından açılan davalarda verilen kararların temyiz incelemeleri sonunda istikrar kazanan uygulamasına göre, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, HGK'nun 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 Esas-2013/74 Karar sayılı ilâmları uyarınca) karar vermiştir.

Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen maddi tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında, usûl ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve istinafa başvuran taraf aleyhine değerlendirme yapılamamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.786,84TL. istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.452,00TL'nin mahsubu ile kalan 4.334,84TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3.Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5.Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog