Esas No
E. 2024/278
Karar No
K. 2026/173
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/278 Esas
KARAR NO: 2026/173
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 22/02/2018
KARAR TARİHİ: 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen sigorta sözleşmeleri kapsamında sigorta poliçeleri düzenlenerek poliçelerde belirtilen '...* adresinde gerçekleşecek olan 'emniyeti suistimal' suçunu oluşturan eylemler sonucu meydana gelecek zarar rizikosu sigorta ettirildiğini, daha önceden ... Sulh Hukuk Mahkemesi ...

D. İş sayılı dosyadan riziko adresinde bulunan makine ve teçhizatın tespiti yaptırılmış olup ...

Sulh Hukuk Mahkemesi ...D. İş sayılı dosya ile makine ve teçhizatın yerinde olmadığı tespit edildiğini, müvekkil şirketin 02.06.2006 tarihli yönetim kurulu karanyla '...' adresinde bulunan şubesine sorumlu müdür olarak atanan ve bu hususta ...Ticaret Sicil Gazetesi' nde ilan bulunan ...'a ... 16. Noterliği aracılığıyla .. tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek yerinde bulunmayan malların müvekkile teslimi talep edildiğini, ilgili makine ve teçhizatın müvekkile teslim edilmemesi üzerine sorumlu müdür ... aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulduğunu, şikâyet üzerine ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi ... E....K. Sayılı davada sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (emniyeti suistimal) suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesi üzerine ... 13. Noterliği .. tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa hasar ihbarı ve ödeme talebinde bulunulmuştur. Hasar ihbarına karşın davalı tarafından ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle ödeme yapılmadığını,... hakkındaki kararın kesinleşmesi üzerine ... 18. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile hasar ihbarı tekid edilerek 184.320,00 TL'nin ilk hasar ilk hasar ihbarının yapıldığı ... 13. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesi ihtar edildiğini, davalı tarafından 16.11.2017 tarihinde tarafımıza 87.773,57 TL'lik kısmi ödeme yapılmıştır. Yapilan eksik ödeme üzerine ... 18. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş ve '...' no.lu poliçeye dayanılarak davalı tarafça '... Ltd. Şti.' den aldırılan eksper raporu doğrultusunda 59.231,24 USD olarak belirlenen hasar miktarının %10 muafiyet düşüldükten sonra 53.308,11 USD'nin in fiili ödeme günündeki TL karşılığının yapılan 87.773,57 TL'lik kısmi ödeme mahsup edilerek ilk hasar tarihinden itibaren bankaların bir yıllık dolar mevduatına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte ödenmesi ihtar edildiğini, davalı tarafından poliçe kapsamında usulüne uygun ödeme yapılmaması üzerine ... 23. İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosyadan eksper raporu ile tespit edilen hasar bedeli 53.308,11 USD den davalının 16.11.2017 tarihli kısmi ödemesi aynı tarihli T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 22.614,65 USD olarak mahsup edilmiş ve faiz hesabında dikkate alınarak bakiye 30.692,46 USD asıl alacak ve 33.136,76 USD işlemiş faiz olmak üzere 63.829,22 USD üzerinden ilamsız icra yoluyla takibe girişildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takip durmuş ve itirazın bertaraf edilmesi için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, huzurdaki davada davalının fiili Ödeme tarihindeki rayiç üzerinden yapılan hesaplamaya göre ödememiş olduğu eksik kısım talep edildiğini, taraflar Türk Lirasının enflasyon karşısında uğrayacağı değer kaybından etkilenmemek amacıyla poliçede sigorta teminat tutarlarını ve ödeme planındaki primleri Amerikan doları cinsinden belirlendiğini, Mahkememizce Bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı tarafça belirlenmiş olan 53.308,11 USD tazminatm davalı tarafça yapılan 16,11.2017 tarihli 87.773,57 TL'lik kısmi ödemenin aynı tarihli TCMB USD kuru üzerinden (22.615,65 USD olarak) mahsup edilmesiyle kalan bakiye 30.692,46 USD asıl alacağın ilk hasar ihbar tarihi olan 02.02.2009 dan itibaren bankaların bir yıllık dolar mevduatına uyguladığı en yüksek faizi İle birlikte ödemesi gerektiğinden icra dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir..." diye devam eden dilekçesinde, ... 23. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyaya yapılan itirazm iptalini, davalının hükmolunacak meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;sigorta poliçesinde kararlaştırılan zarar rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle oluşan sigorta bedeli alacağı istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. DELİLLER; ...

5.Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tablo 5.4 de belirtildiği üzere 46.581,27 USD Asıl 278,72 USD işlemiş faiz olmak üzere 46.859,99 USD (x 3,7969 - 177.922,69 TL) borç olacağı, olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 27/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Tablo 5.4 de belirtildiği üzere 46.615,88 USD Asıl 232,44 USD işlemiş faiz olmak üzere 46.848,32 USD (x 3,8045- 178.234,43 TL) borç olacağı, Tablo 5.5 de belirtildiği üzere 30.692,46 USD Asıl 153,04 USD işlemiş faiz olmak üzere 30.845,50 USD (x 3,8045 -117.351,70 TL) borç olacağı, olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Bilirkişi raporunun (a) bendinde, Tablo 5.4'te belirtildiği üzere 46.615,88 USD asıl alacak ve 232,44 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.848,32 USD (3,8045 kur üzerinden 178.234,43 TL) borç hesaplandığı; (b) bendinde ise Tablo 5.5'te belirtildiği üzere 30.692,46 USD asıl alacak ve 153,04 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.845,50 USD (3,8045 kur üzerinden 117.351,70 TL) borç olacağı tespit edilmiştir.

Bilirkişi ek raporunda da benzer şekilde; Tablo 5.4 verilerine göre 46.615,88 USD asıl alacak ve 232,44 USD işlemiş faiz ile toplam 46.848,32 USD (3,8045 kur üzerinden 178.234,43 TL) borç saptanmış; Tablo 5.5 verilerine göre ise 30.692,46 USD asıl alacak ve 153,04 USD işlemiş faiz ile toplam 30.845,50 USD (3,8045 kur üzerinden 117.351,70 TL) borç hesaplanmıştır. Ayrıca ara karar gereği faizin 15.11.2017 tarihine kadar hesaplanması talebine ilişkin olarak; Tablo 5.3'te bulunan tutarın IX. dönem işlemiş faiz aralığının 06.03.2017 - 16.11.2017 (255 gün) olduğu ve bu tarih itibarıyla bakiye tutarın 46.615,88 USD olarak belirlendiği görülmüştür. Tablo 5.4'te ise kalan tutara 16.11.2017 tarihinden 11.01.2018 takip tarihine kadar (56 gün) bakiye faiz işletildiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 07/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Tablo 5.4'te belirtildiği üzere; 46.615,88 USD asıl alacak ve 232,44 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.848,32 USD (3,8045 kur karşılığı 178.234,43 TL) borç tahakkuk ettiği saptanmıştır. Benzer şekilde Tablo 5.5'te yer alan verilere göre; 30.692,46 USD asıl alacak ve 153,04 USD işlemiş faiz ile birlikte toplam 30.845,50 USD (3,8045 kur karşılığı 117.351,70 TL) borç miktarının oluştuğu görülmektedir. Ara karar gereği faizin 15.11.2017 tarihine kadar hesaplanması istenilmiş ise; Tablo 5.3'te bulunan tutarın IX. Dönem işlemiş faiz aralığının 06.03.2017 - 16.11.2017 (255 gün) olduğu ve bu tarih itibarıyla bakiye tutarın 46.615,88 USD olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Tablo 5.4'te ise söz konusu kalan tutara, 16.11.2017 tarihinden 11.01.2018 takip tarihine kadar olan 56 günlük süre için bakiye faiz işletilmiştir. Ayrıca 22.10.2025 tarihli ara karar uyarınca Tablo 6.2'de yapılan hesaplamada; 11.01.2018 tarihi itibarıyla 17.330,81 USD (3,8045 kur karşılığı 65.935,06 TL) borç miktarının oluşacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sigorta değerinin ödenmesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

Mahkememizin ... esas, ...karar sayılı 23/12/2020 tarihli kararı ile "Dava, sigorta poliçesinde kararlaştırılan zarar rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle oluşan sigorta bedeli alacağı istemine ilişkindir. Taraflar arasında 03/05/2008- 03/05/2009 tarihlerinde geçerli olmak üzere Para Paket Sigorta poliçesi imzalanmış olup, poliçe kapsamında olay başına 250.000USD ve yıllık 400.000USD teminat limiti belirlendiği, sigortalı davacının şirketinde gerçekleşen emniyeti suistimal olayı nedeniyle dosya kapsamında bulunan 07/04/2010 tarihli ...Şirketi ekspertiz raporunda hasar bedelinin 53.308,11USD olarak belirlendiği, hasara yönelik ihbarın davalı sigorta şirketine 04/02/2009 tarihinde tebliğ edildiği, 53.308,11USD karşılığı sigorta şirketinin 16/11/2017 tarihinde 87.773,57TL ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır. 6762 s. Kanun m.1299 “Sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten muaccel olur” hükmü gereğince sigorta tazminatının muacceliyeti rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte, İhbar borcu ise rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesi ile başlamaktadır. ETTK m.1292 “Sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.” davacı taraf... Şubesi sorumlu müdürü ...’a yerinde bulunmayan şirket mallarının teslimi için 13/01/2009 tarihine ihtarname keşide ettiği, teslim edilmemesi üzerine hakkında şikayette bulunduğu ve ... 5 Asliye Ceza Mahkemesi...E ...K. Sayılı karar ile davacı sigortalının işçisinin emniyeti suistimal suçunu işlediğinin sabit olduğuna karar verildiği,... tarihli ...

13.Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı sigorta şirketine hasar ihbarı ve ödeme talebinde bulunulduğu, davalı sigortanın kararırn kesinleşmemesi nedeniyle ödeme yapmadığı, bunu üzerine karar kesinleştikten sonra ... tarihli ...

18.Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı sigorta şirketine ticari faizi ile birlikte hasar ihbarı tekit edildiği, 16/11/2017 tarihinde sigorta şirketince 87.773,57TL ödemede bulunulduğu ancak davacının ekspertiz raporunda belirtilen 53.308,11USD nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödenen bedel mahsup edilerek faiziyle birlikte ödenmesi için davalı sigortaya karşı 25/12/2017 tarihli ...

18.Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname keşide ettiği anlaşılmıştır. Olayda sigorta şirketine ihbarın süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, sigorta tazminatının muacceliyetine ilişkin olarak kendisine riziko ihbarı yapılan sigortacının da araştırma ve inceleme yapma hakkının bulunduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla, muacceliyet konusunda riziko ihbarı yanında sigortacının edimine ilişkin araştırmaları da tamamlamış olması önemli bir kriterdir. Ancak, menfaatler dengesinin korunması açısından sigortacının incelemesine de bir süre sınırlandırması getirilmelidir. 6102 sayılı Kanun m.1427 uyarınca su sürenin zarar sigortalarında rizikonun gerçekleştiğinin ihbar borcunun doğduğu tarihten itibaren 30 gün, can sigortalarında ise araştırma yapılacak şeylerin kapsamının daha dar ve zarar sigortasına göre daha net olmasından dolayı 15 gün olarak öngörülmüştür. Ancak, menfaatler dengesinin korunması bakımından sigortacıya yüklenilemeyen nedenlerden dolayı incelemeler tamamlanamamışsa, örneğin gerekli evrakların sigorta ettiren veya sigortalı tarafından sigortacıya zamanın veya hiç verilmememsinde olduğu gibi, bu süreler işlemeyecektir. Diğer taraftan, sigortacı rizikonun gerçekleştiği kendisine ihbar yapılmadan öğrenmiş ise, muacceliyet için rizikonun gerçekleştiğine ilişkin ihbarın yapılmış olması da aranmamalıdır. Tazminat veya can sigortaları bakımından bedel ödemesi için tüm bilgi ve belgeler sigortacıya verilmiş olmakla birlikte incelemeler bitirilememiş olabilir. Ancak, sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini yaparken de amacı zararının bir an önce telafi edilmesi ve karşılaştığı tehlikeden dolayı herhangi bir mağduriyetinin doğmamasıdır. Bu durumda da sigorta ettirenin menfaati korunması gerekeceğinden madde ile sigortacıya ödenecek tazminat veya bedelden mahsup edilmek üzere avans verme mecburiyeti getirilmiştir. 6102 sayılıl TTK m. 1427 ile sigortacının sigorta ettirene göre daha güçlü bir konumda olduğu göz önünde bulundurularak tazminat ödeme borcunda sigortacının temerrüde düşmesi için sigortacıya ihtar gönderilmiş olması aranmamış ve sigortacıyı temerrüt faizi ödemekten kurtaran anlaşmaların geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesinden sonra davalı tarafın olay tarihindeki kur karşılığı ödeme yapmış olduğu değerlendirimdiğinde 07/04/2010 tarihli ...Şirketi ekspertiz raporunda tespit edilen 53.308,11 USD hasar bedelinin taraflarca kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı sigortanın ceza mahkemesinin kararı kesinleşmesine kadar faizin işlemeyeceği iddiası yerinde değildir. Mahkememizce aldırılan usul ve yasaya uygun denetime elverişli kök ve ek bilirkiş raporlarında yapılan teknik incelemelerde hasar bedelinin dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporundaki belirlenen 53.408,11 USD ile örtüştüğü, 16/11/2017 tarihinde yapılan 87.773,57 TL ödemenin ödeme tarihindeki kur üzerinden 22.615,64 USD'nin düşülmesi ile davacının 30.692,46 USD alacağının kaldığı tespit olunmuştur. Olayın ve hasarın gerçekleşme tarihi, ihbar tarihi dikkate alındığında 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bilirkişi heyetince buna göre 04/02/2009 tebliğ tarihinden itibaren TCMB resmi sitesindeki faiz oranları tablosu dikkate alınarak hesaplanan 32.738,13 USD işlemiş faiz talep edilebileceği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Ayrıca icra inkar tazminatı talebi bakımından emniyeti suistimal suçunun işlenip işlenmediği ceza mahkemesinde yapılan yargılama ile belirlenmiş olup alacağın likit olma şartı sağlanmadığından reddine, ..." karar verilmiştir.

Karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı 15/02/2024 tarihli kararı ile "e.TTK'nın 1299/1. Maddesinde, sigorta bedelini ödeme borcunun, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten muaccel olacağı, ifade edilmiştir.

Ancak mahkemeninde gerekçesinde ifade ettiği gibi sigortacının, ihbardan itibaren gerekli araştırmaları yapmak ve sigorta bedelini tespit etmesi kaçınılmaz olup, bunun da bir süre gerektirdiği açıktır. Esasen sigorta değerinin bira önce ödenmesi gerekmekte olup, mahkemece bu sürenin 30 gün olarak kabul edilmesi somut olaya uygun ve yerindedir. Bunun yanı sıra sigortacıya 1292 nci madde hükmünce ihbar yapıldıktan sonra temerrüt için ayrı bir ihtara gerek yoktur. İhbardan itibaren sigortacının araştırma yapması için gereken süre -somut olayda 30 gün- geçtikten sonra temerrüt gerçekleşmiş olur. Davacının hasar ihbarı 04/02/2009 tarihinde davalı sigortacıya tebliğ edilmiş olup buna göre temerrüt 06/03/2009 tarihi itibariyle gerçekleşmiştir.

Davacı, davacının Türk Lirası cinsinden ödemesini kabul etmiş ve takibinde yabancı para alacağının ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığını talep etmiş olması karşısında, davacının e.BK'nın 83/3. maddesindeki seçimlik hakkını fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesi yönünden kullandığının kabulü gerekir.

Eksper raporunda davacının talep edebileceği zarar 53.308,11 USD olarak tespit edilmiş olup, bu hususta bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı sigorta bu tutarın fiili ödeme tarihinde kur üzerinde Türk Lirası karşılığını ödeyerek borcundan kurtulabilir. Davalının 16/11/2017 tarihinde yaptığı 87.773,57 TL ödemenin, ödeme tarihindeki kur üzerinden USD cinsinden değeri 22.615,64 USD zarar tutarından düşüldüğünde, davalının halen 30.692,46 USD borcu bulunmaktadır.

Davalı tarafça, zararın Türk Lirası cinsiden oluştuğu ve USD cinsinden talap edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, davalının borcu sözleşmeden kaynaklanmakta olup, davalının bu iddiası yerinde değildir. Yine davalı, ödeme için ceza mahkemesinin sonuçlanmasının beklendiği ve daha önce temerrüte düşmediğini ileri sürmüş ise de, söz konusu ceza dosyasının temerrüte bir etkisi bulunmamakta olup, yukarıda temerrüte ilişkin yapılan açıklamalar karşısında davalının bu iddiası da dinlenebilir değildir. 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesine göre, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bilirkişi kök raporunda hesaplamaya esas alınan faiz oranlarının neye göre tespit edildiği belirsizdir. Ek raporda ise Merkez Bankasına ait olduğu belirtilen bir tabloya atıf yapılmıştır. Davalının kök rapora itiraz dilekçesinde de yine Merkez Bankasına ait olduğu belirtilen bir tabloya sunularak rapora itiraz edilmiştir. Ancak sunulan bu iki tablo birbiriyle uyumlu değildir. Bu çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece faiz işletilecek dönem bakımından Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranları araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, mahkemece icra inkar tazminatı talebi bakımından emniyeti suistimal suçunun işlenip işlenmediği ceza mahkemesinde yapılan yargılama ile belirlenmiş olup alacağın likit olma şartı sağlanmadığı kabul edilmiş ise de söz konusu yargılama eylemin sübutuna ilişkin olup, alacağın miktarının tespitine ilişkin değildir. Bu durumda, mahkemece, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun tekrar değerlendirilmesi gerekir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin 2024/278 esas sayılı sırasına tevzi olmuş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.

Mahkememizin 25/09/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile " İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin...Esas, ...Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda, işlemiş faizin, TCMB internet sitesinde yer alan Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranlarını gösterir "..." tablosundan yararlanmak suretiyle 06/03/2009 tarihi ile 11/01/2018 tarihleri arasındaki dönem bakımından Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranları gözetilmek suretiyle hesaplanması (davacı tarafça takip talebinde %7 faiz talep edildiğinden bu oranı geçmemek kaydıyla) için dosyanın bilirkişi emekli icra müdür yardımcısı ...'ye tevdine" karar verilmiştir.

Aynı zamanda devlet bankalarına müzekkere yazılarak USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına bankanızın ödediği en yüksek faiz oranlarına ilişkin tablolar istenilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 30/10/2024 tarihli raporda, bankalar tarafından bildirilen faiz oranları dikkate alınmak suretiyle 53.308,11 USD'ye 16.11.2017 (ilk ödeme) tarihine kadar faiz işletilmiş, hesaplanan 16.298,75 USD faizin eklenmesi suretiyle bulunan 69.606,86 USD'den 23.025,59 USD'lik ödeme mahsup edilmiş, kalan 46.581,27 USD'lik tutara ise takip tarihine kadar faiz işletilmiş ve sonuç olarak davacının 46.859,99 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Rapor sunulduktan sonra mahkememizce ... ve ... Bankasından celp edilen faiz oranları 1 yıl ve daha uzun süreli mevduatlara fiilen uygulanan faiz oranı olmasına rağmen ...'ın yazı cevabındaki faiz oranının 1 yıla kadar vadeli hesaplara uygulanan faiz oranları olduğu tespit edilmiş olmakla... Bankası A.Ş'ye müzekkere yazılarak 2009-2019 dönemi arasındaki her aya ilişkin ayrı ayrı gösterilmek üzere USD ile açılmış bir yıl ve daha uzun vadeli mevduata uygulanmış en yüksek faiz oranlarına ilişkin tablonun istenilmesine, 1 nolu ara karar cevabı döndükten sonra dosyanın önceki raporu hazırlayan bilirkişiye tevdi ile yeni celp edilen...Bankası A.Ş yazı cevabı ile birlikte önceden celp edilen ... ve ... Bankası yazı cevaplarında bir yıl ve daha uzun vadeli mevduata uygulanmış en yüksek faiz oranlarına ilişkin tablolar incelenmek suretiyle, 53.308,11 USD'ye 06.03.2009-15.11.2017 tarihleri arasında banka cevaplarında bildirilen dönemler içerisindeki en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle ayrıca istinaf ilamında yapılan ödemenin 22.615,64 USD kabul edildiği de gözetilmek suretiyle, bakiye 30.692,46 USD'ye de 16.11.2017-11.01.2018 tarihleri arasında bir yıl ve daha uzun vadeli mevduata uygulanmış en yüksek faiz oranlarına ilişkin tablo dikkate alınarak önceki rapordaki hesaplama yöntemleri kullanılarak yeniden hesaplama yapılması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine düzenlenen 27/03/2025 tarihli ek raporda, bankalar tarafından bildirilen faiz oranları dikkate alınmak suretiyle 53.308,11 USD'ye 16.11.2017 (ilk ödeme) tarihine kadar faiz işletilmiş, hesaplanan 15.923,41 USD faizin eklenmesi suretiyle bulunan 69.231,52 USD'den 22.615,64 USD'lik ödeme mahsup edilmiş, kalan 46.615,88 USD'lik tutara ise takip tarihine kadar faiz işletilmiş ve davacının 46.848,32 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizin 28/05/2025 tarihli duruşma tutanağında, mahkememiz tarafından 53.308,11 USD'ye 16/11/2017 tarihine kadar işleyecek faizin hesaplanması istenilmiş ise de bilirkişi ek raporunda "IX. Dönem Sonu olarak 11/01/2018" alındığı, buna göre faizin de 11/01/2018 tarihine kadar işletildiği görülmüş olmakla, 53.308,11 USD'ye 06/03/2009-15/11/2017 tarihleri arasında işlemiş faizin hesaplanmasına yönelik 2. ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 30/05/2025 tarihli 2. Ek raporda, bankalar tarafından bildirilen faiz oranları dikkate alınmak suretiyle 53.308,11 USD'ye 16.11.2017 (ilk ödeme) tarihine kadar faiz işletilmiş, hesaplanan 15.923,41 USD faizin eklenmesi suretiyle bulunan 69.231,52 USD'den 22.615,64 USD'lik ödeme mahsup edilmiş, kalan 46.615,88 USD'lik tutara ise takip tarihine kadar faiz işletilmiş ve davacının 46.848,32 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Ara karar gereği faizin 15/11/2017 tarihinde kadar hesaplanması istenilmiş ise de 46.615,88 USD'lik tutarın işlemiş faiz aralığı 06/03/2017-16/11/2017 olduğundan bu tarih itibariyle bakiye tutarın 46.615,88 USD olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizin 22/10/2025 tarihli duruşma tutanağında, davalı vekilinin taleple bağlı kalınması gerektiği yönündeki itirazı değerlendirilmek suretiyle, bilirkişiden yalnızca 30.692,46 USD'ye 06/03/2009-11/01/2018 tarihleri arasında bir yıl ve daha uzun vadeli mevduata uygulanmış en yüksek faiz oranlarına ilişkin banka yazı cevapları dikkate alınarak önceki rapordaki hesaplama yöntemleri kullanılarak yeniden hesaplama yapılması için 3. Kez ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 07/12/2025 tarihli 3. Ek raporda, bankalar tarafından bildirilen faiz oranları dikkate alınmak suretiyle 53.308,11 USD'ye 16.11.2017 (ilk ödeme) tarihine kadar faiz işletilmiş, hesaplanan 15.923,41 USD faizin eklenmesi suretiyle bulunan 69.231,52 USD'den 22.615,64 USD'lik ödeme mahsup edilmiş, kalan 46.615,88 USD'lik tutara ise takip tarihine kadar faiz işletilmiş ve davacının 46.848,32 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Ara karar gereği 30.692,46 USD tutara 16/11/2017 tarihi itibariyle işlemiş faizin 9.168,00 USD olduğu, toplam 39.860,46 USD'den 22.615,64 USD'lik ödemenin düşmesi sonucu 17.244,82 USD kaldığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; istinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere davacının hasar ihbarı 04/02/2009 tarihinde davalı sigortacıya tebliğ edilmiş olup buna göre temerrütün 06/03/2009 tarihi itibariyle gerçekleştiği, eksper raporunda davacının talep edebileceği zarar 53.308,11 USD olarak tespit edilmiş olup, bu hususta bir ihtilaf bulunmadığı, davalının 16/11/2017 tarihinde yaptığı 87.773,57 TL ödemenin, ödeme tarihindeki kur üzerinden USD cinsinden değeri 22.615,64 USD zarar tutarından düşüldüğünde, davalının halen 30.692,46 USD borcu bulunduğu sabittir. Mahkememizce yapılması gereken uyuşmazlık konusu olmayan 53.308,11 USD'ye ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranları uygulamak, akabinde davalının yaptığı ödemenin mahsubu sonrası davacının talep edebileceği bakiye alacağı hesaplamaktır. Her ne kadar davacı tarafça, mahkeme ara kararında belirtilen TCMB internet sitesinde yer alan Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranlarını gösterir "..." tablosunda belirtilen faiz oranları ile bankalarca bildirilen ve bilirkişi tarafından raporda uygulanan faiz oranlarının farklılık gösterdiği beyan edilmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin ...esas,... karar sayılı kararında da belirttiği üzere bankaların TCMB'ye bildirdikleri oranlar ile fiilen uyguladıkları oranlar farklılık gösterdiğinden Yargıtay uygulamasına göre de mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları tespit edilirken Kamu bankalarının genel müdürlüklerinden birer yıllık devreler halinde ve devre tarihlerinin başlangıcındaki bir yıllık vadeli o cins yabancı mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları sorulup tespit edilmesi gerektiğinden bilirkişi tarafından bankalardan celp edilen faiz oranlarına itibar edilmesi hukuka uygun bulunmuş ve davacının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir. 53.308,11 USD'ye ödeme tarihine kadar işlemiş faiz bilirkişi raporunda 15.923,41 USD olarak tespit edilmiş olup hesaplama yöntemi ve uygulanan faiz oranları bankalar tarafından bildirilen faiz oranları ile uyumlu bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Davacının dava konusu icra takibini başlatılırken 53.308,11 USD zararından, davalının 16/11/2017 tarihinde yaptığı 87.773,57 TL ( 22.615,64 USD) düşülmek suretiyle 30.692,46 USD asıl alacak talep ettiği anlaşılmış olmakla, davacının yaptığı tahsilatı, davalı borçlu lehine olacak şekilde asıl alacaktan düşmüş olması sebebiyle mahkememizce de hesaplamada bu usul benimsenmiştir. Buna göre davacının ödeme tarihi olan 16/11/2017 tarihi itibariyle 30.692,46 USD alacaklı olduğu mahkememizce de kabul edilmiştir. İşlemiş faiz hesabı yönünden ise istinaf ilamında da kabul edildiği üzere davalı 06/03/2009 tarihinde temerrüte düştüğünden zarar miktarı olan 53.308,11 USD'ye 06/03/2009-16/11/2017 (ödeme tarihi) arasında işlemiş faizin 15.923,41 USD olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiğinden bu tespite itibar edilmiştir. Bununla birlikte ödeme tarihi olan 16/11/2017 ile takip tarihi olan 11/01/2018 tarihi arasında işlemiş faiz hesabı mahkememizce resen yapılmış, yapılan hesaplamada bankaların verdiği yazı cevapları dikkate alınarak, davacı tarafça ödemenin asıl alacaktan mahsubu sonrası bakiye asıl alacak tutarı 30.692,46 USD'ye 16/11/2017-11/01/2018 tarihi arasında işlemiş faiz miktarı 153,04 USD olarak tespit edilmiş, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam işlemiş faiz miktarının 15.923,41 USD + 153,04 USD olmak üzere toplam 16.076,45 USD olduğu hesaplanmış ve neticeten davanın kısmen kabulü ile ...

23.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.692,46 USD asıl alacak ve 16.076,45 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.768,91 USD üzerinden devamına, hükmedilen alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20'si oranında takip tarihindeki kur gözetilerek 35.515,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Davanın kısmen kabulü ile ...

23.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.692,46 USD asıl alacak ve 16.076,45 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.768,91 USD üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmedilen alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20'si oranında 35.515,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 12.130,28 TL nispi karar harcının, bozmadan önce verilen ...Esas,...karar sayılı, 20/03/2021 tarihli karar nedeniyle yazılmış harç tahsil müzekkeresine konu 13.524,73 TL harcın tahisil edildiği anlaşılmakla bu harçtan mahsubu ile artan 1.394,45 TL harcın davalı tarafından tahsiline ilişkin makbuzlar ibraz edildiğinde hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine, ayrıca davacı tarafından yatırılan 2.927,02 TL peşin harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 41,10 TL (35,90 TL BHV, 5,20TL VSH) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.734,50 TL (484,50 TL tebliğler ve posta, 8.250,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.399,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,

7.Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.560,50 TL (60,50TL tebliğler ve posta, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 684,37 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,

8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog