Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/9303 E. , 2025/322 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
2.... Elektrik Dağıtım A.Ş.
DAVANIN KONUSU : Ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırmasına dair 07/01/2022 tarih ve 31712 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih ve 5087 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... ve ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel,... ada ..., ..., ... parsel, ... ada ... parsel , ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazları yönünden iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3, maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği;
14.maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş;
15.maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere, yahut 14. maddenin (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.
2.Dilekçelerde;
a)Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b)Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c)Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d)Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e)Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir.
3.Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır
Anılan Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasında ise, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, ikinci fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
İdari yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç olup, her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerine bırakılmıştır.
Birbirinden farklı taşınmazlarda malik olan taşınmaz sahipleri açısından, 2577 sayılı Yasa'nın 5. maddesi kapsamında her bir taşınmaza ilişkin incelemenin ayrı ayrı yapılması gerekeceğinden ve bu nedenle de aralarında maddi ve hukuki anlamda bağlılık bulunmadığından, her bir taşınmaz için taşınmaz sahipleri tarafından ayrı ayrı dava dilekçesi düzenlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, uyuşmazlığa konu işlemlerin niteliği gereği, bir davacının birden fazla taşınmazı bulunması halinde, taşınmazları açısından tek bir dilekçe ile dava açması da mümkündür. Aynı taşınmaz üzerinde birden fazla hak sahibinin olması halinde de, hak sahipleri aynı taşınmaz yönünden tek dilekçe ile dava açma hakkına haizdirler.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, dava konusu 07/01/2022 tarih ve 31712 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih ve 5087 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... ve ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel,... ada ..., ..., ... parsel, ... ada ... parsel , ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptalinin talep edildiği, ancak dava dilekçesinin ekinde tapu kayıtlarının sunulmadığı, davacıların davanın yürütülmesinde güncel menfaatinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla UYAP TAKBİS Malvarlığı ekranından, dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarının sorgulanması neticesinde, davacılardan ...'nin aktif mülkiyet ayrıntısına ulaşılmasına rağmen diğer davacı ...'nin aktif mülk ayrıntısına ulaşılamadığından, Dairemizin 29/05/2024 tarih ve E:2023/9303 sayılı ara kararı ile uyuşmazlığa konu taşınmazlarla mülkiyet ilişkisinin devam edip etmediğinin tespiti için ...'den ve Gaziantep Tapu Müdürlüğünden, uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin güncel mülkiyet durumunu gösteren onaylı tapu kaydının gönderilmesinin istenildiği, davacı ... tarafından ara kararına cevaben verilen dilekçede, dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının bulunmadığı, söz konusu taşınmazlarla ilgili olarak Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından açılan acele el koyma davası üzerine acele kamulaştırma işleminden haberdar oldukları, hak kaybına sebebiyet verilmemesi adına söz konusu davanın açıldığının belirtildiği, Gaziantep Tapu Müdürlüğünden gönderilen tapu kayıtlarında ise, dava konusu taşınmazların bazılarında ...'ın hisseli malik olarak göründüğü, bazılarında ise malik olarak görünmediği, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından tapu kaydının sunulduğu, bu kayıtlarda davaya konu anılan taşınmazlar yönünden ...'ın mirasçısı olarak davacılardan ...'nin hisseli malik olarak belirtildiği, fakat diğer davacı olan ...'nin bu taşınmazlarla mülkiyet ilişkisi olup olmadığına dair herhangi bir bilginin bulunmadığı, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aranan davacıların hak veya menfaatte iştirakinin bulunması koşulunun somut olayda gerçekleşmediği görüldüğünden, dava konusu işlem ile davacılar arasındaki menfaat ilişkisini gösteren, uyuşmazlık konusu alandaki taşınmazlara ait tapu kaydı/tapu tahsis belgesi vb. bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenerek taşınmazların her biri için ilgili taşınmaz sahipleri tarafından ayrı ayrı dava dilekçesi düzenlenmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 5. maddesi hükmüne uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddine,
2.Yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına,
3.Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4.Dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacılara gönderilmesine,
5.Artan posta ücreti avansı ile kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının, istemleri halinde davacılara iade edilmesine, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.