Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

6. Hukuk Dairesi         2025/2582 E.  ,  2025/4343 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)

SAYISI: 2025/69 E., 2025/80 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..., davalı asil ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici ... ile davalı arsa sahipleri arasında 19.10.1990 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı yükleniciye düşen Muğla ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, ... Mevki 699 parselde yapılacak 2 no.lu bağımsız bölümü tarihsiz adi yazılı sözleşme ile kaba inşaat halinde satın aldığını, taşınmaz satış bedelinin ödendiğini ve söz konusu bağımsız bölümün ince işlerinin müvekkilince yapıldığını ve bağımsız bölümde müvekkilinin oturduğunu belirterek, kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurularak söz konusu bağımsız bölümün davalı arsa sahipleri adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh konulmasına, bu da mümkün olmadığı takdirde söz konusu bağımsız bölümün davacı tarafından yapıldığının ve davacıya ait olduğunu tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/765 Esas sayılı davada yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; aynı bağımsız bölümden bahisle 1/7 arsa payının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bağımsız bölüm değerinin davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece söz konusu davanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Birleşen Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/503 Esas sayılı davada yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; aynı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden bahisle kendisinin davalı yükleniciden 699 parsel sayılı taşınmazda 31.12.1991 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi ile 2 ve 4 nolu bağımsız bölümleri kaba inşaat halinde satın aldığını, ince işleri müvekkilinin yaptığını belirterek 2/7 arsa payının davalı arsa sahipleri adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı arsa sahipleri asıl ve birleşen davalara karşı cevap dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirmediğini, inşaatın kaçak konumda olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 17.02.2023 tarihli kararı ile asıl davanın ispatlanamadığından reddine, iş bu dava ile birleşen Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/765 Esas sayılı dosyası yönünden davanın 05.10.2022 tarihli duruşmada ikinci kez müracaata bırakıldıktan sonra yasal süresi içerisinde yenileme işlemi yapılmadığından bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 17.02.2023 tarihli kararının süresi içinde birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi sonucunda Dairece, dosyada yapılan incelemede davayı açan ... ve dosyaya davacı olarak kaydedilen ...’nın 16.06.2003 tarihinde boşandığı, yine ...’ın yargılama sırasında vefat ettiği ve sonrasında tüm mirasçılarının mirası reddettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, temyiz dilekçesi veren ... ve mirası reddeden diğer mirasçıların davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ve mirası reddeden diğer mirasçıların davada taraf sıfatı bulunmadığından taraf sıfatı yokluğu nedeniyle HMK’nın114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a)Müvekkili ...’nın ...’ın mirasçısı olarak değil bizzat kendi sözleşmesine dayalı olarak müstakil dava açtığını, taşınmazların davacı ... tarafından satın alındığını, buna ilişkin 31.12.1991 tarihli “Daire Satış Mukavelesi” başlıklı satış vaadi sözleşmesinin dosyaya sunulduğunu, 699 parsel üzerindeki 2 ve 4 nolu dubleks daire bedellerinin bizzat davacı tarafından ödendiğini, taşınmazın kaba inşaat halinde satın alındığını, içinin bizzat müvekkil tarafından kendi nam ve hesabına yaptırıldığını, taşınmazın 30 yıldır davacının kullanımında olduğunu, elektrik, su ve sair aboneliklerle sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yükleniciden bağımsız bölüm satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 Sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 Sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine ... ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde, uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir. Bu sayılanların dışında, ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez.

Maddi hata (hukuki yanılma), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder. Burada belirtilen maddi hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır. Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması da usulü müktesep hak teşkil etmez.

Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; kararı temyiz eden ...’nın, davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yükleniciye düşen ve 699 parselde olan 2 ve 4 nolu bağımsız bölümleri davalı yüklenici ile aralarında imzalandığı iddia olunan 31.12.1991 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi uyarınca satın aldığı ve bu sözleşmeye dayalı olarak müstakilen Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/503 Esas sayılı dosyada tapu iptal ve tescil davası açtığı anlaşılmış olup, davacı ...’nın boşandığı eşi ...’ın mirasçısı olarak bu davayı açmadığı, söz konusu davanın 11.01.2017 tarihinde vefat eden ... tarafından açılan Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/279 (ilk esası 2010/682) Esas sayılı asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, böylelikle temyiz eden davacı ...’nın birleşen davasında aktif dava ehliyeti olduğu anlaşıldığından Dairece, davacının boşanma nedeniyle mirasçılık sıfatı bulunmadığından bahisle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği noktasındaki bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından, davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmayıp, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı verilen karar doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Birleşen Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/503 Esas sayılı davaya ilişkin davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ... yararına BOZULMASINA,

Birleşen davada davacı ... vekille temsil olunduğundan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak davacı ...’ya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog