Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Ceza Dairesi         2025/3627 E.  ,  2025/11265 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/1689 E., 2024/798 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yapılan yargılamada; suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c ve 223/2-e maddeleri gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen 04.07.2024 tarihli ve 2022/1689 Esas, 2024/798 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi yollamasıyla 109/2,3-a ve 3-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Sanık ...'ın Temyiz İstemi

Delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, olay yerinde bulunan boş av tüfeği kartuşu ile sanık ...'ın evinde ele geçen av tüfeği arasında herhangi bir irtibatın olmadığının ekspertiz raporu ile belirlendiğine, müştekinin anlatımının çelişkili olup hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında haksız saldırıyı defetme ve meşru müdafaa olarak değerlendirilmesi gerektiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.

2.Sanık ...'ın Temyiz İstemi

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, şikayetçinin beyanlarının çelişkili olduğuna, gerçekte müştekinin kızı olan sanık ...'yı kaçırmaya çalıştığı başarılı olamayınca da suçtan kurtulmak için kendisini de olay yerindeymiş gibi göstererek kendilerine ceza aldırmak istediğine, olay anında Kemer ilçesinde olup olay yerinde olduğunda dair müştekinin soyut anlatımı dışında delil bulunmadığına, eylemin suçu kabul etmemekle birlikte meşru müdafaa olarak değerlendirilmesi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.

3.Sanık ...'ın Temyiz İstemi

Dosyada bulunan delillerin mahkumiyet kararı vermeye yeterli olmadığına, müştekinin anlatımının çelişkili olup hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte kız kardeşi ...'nin cinsel saldırı tehdidi altında can güvenliğinin olmaması nedeniyle eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında haksız saldırıyı defetme ve meşru müdafaa olarak değerlendirilmesi ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve resen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'ın olay günü kızı ... ...'ın şikayetçi ...'in arkadaşı tarafından kaçırılması nedeniyle kızının yerini öğrenmek için daha önceden tanışıklığı bulunan şikayetçi ile buluştuğu, bu buluşma anında sanık ...'ın eşi olan sanık ... ve kızı olan sanık ...'nın da bulunduğu, hep birlikte şikayetçi ...'e ait araca bindikleri, sanık ... ...’ın çanta içerisinde getirdiği av tüfeğini şikayetçi ...’e doğrultarak aracı ... ormanına doğru sürmesini istediği, ardından ormanlık alana geldiklerinde “Kızımın yerini söyle yoksa seni vururum.” dediği, şikayetçi ...’i yüzü koyun yere yatırarak tüfeğin dipçiğiyle vurarak darp ettiği, tüfeği rastgele ateşlediği, sanıklar ... ve ..... ...’ın da eylemleri sırasında sanık ...'a yardımcı oldukları, şikayetçi ...’ın ise bu kavga ortamında aracının anahtarlarını alan sanık ... ...’ın elini ısırarak kurtulmaya çalıştığı, sonra birlikte araca bindikleri, şikayetçi ...’ın aracı çalıştırarak yola devam ettiği, ... Jandarma Karakolu önüne geldiklerinde el frenini çekip araçtan çıkarak haber vermek için Jandarmaya koştuğu sırada sanık ...’ın aracı çalıştırdığını görerek tekrar araca koştuğu ve anahtarı sanık ...’ın elinden almaya çalıştığı sırada sanık ... ’ın şikayetçi ...’in kolunu ısırdığı, şikayetçi ...’ın el frenini çekerek aracı durdurduğu, sanık ...’ın hızla olay yerinden kaçıp kaybolduğu, şikayetçi ..., sanıklar ... ve ..... ...’ın jandarma görevlilerinin haber vermesi üzerine gelen polislerce yakalandıkları, olay nedeniyle şikayetçi ...’ın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, bu haliyle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, müştekiye yönelik birlikte cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafında gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurun aşamalardaki beyanları ve sanıkların kaçamaklı savunmaları ile sabit olduğu anlaşılmakla sanıkların temyiz sebepleri reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hüküm fıkralarının 2. paragrafında yer alan uygulama maddelerinin "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-a ve 109/3-b maddeleri" yerine "Türk Ceza Kanunu'nun 109/3ab maddesi" olarak gösterilmesi hususlarının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen 04.07.2024 tarihli ve 2022/1689 Esas, 2024/798 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi kararınında sanıklar hakkında kurulan hükümlerin 2. paragraflarında yer alan "109/3ab" ibareleri çıkarılarak yerlerine "5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-a ve 109/3-b maddeleri" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog