T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurt içine ve yurt dışına üretim yaptığını, davalının eski ortağı olduğunu, ortaklıktan ayrıldığını, davacı şirkette edindiği ticari sır, ticari ahlak, teamül, TTK ve İK ile ilgili hükümlerince korunması esas iken davacı şirket ile aynı alanda kurduğu diğer davalı şirket üzerinden kendi adına paylaşmakta ve bu bilgiler doğrultusunda haksız kazanç elde ettiğini, müşteri portföyünü eski şirket ... kapardı diye kendi şirket bünyesine kattığını, davacı şirketin ticari bilgilerini yok ettiğini, müşterileri ben buldum diye meşrulaştırdığını, ünvandan "...." ibaresinin çıkartılması gerektiğini, haksız rekabette bulunduklarını, davacı işçilerini, işverenlerinin veya üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yönelttiğini, Bakırköy .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemede davalıların adresinde davacıya ait markalı ayakkabıların mağazada doğrudan bulunduğu ve davacı markası üzerine davalı şirketin kendi adına yarattığı yeni bir marka etiketi yapıştırıldığı görülmüş olup marka tecavüzü teşkil eden bu eylem hakkında Bakırköy .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde ...
E. Sayılı dosya ile marka tecavüzünün durdurulması ve maddi & manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini belirterek davacı vekili müvekkilinih uğramış olduğu zarardan dolayı maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı şirketin davacının ticaret unvanı ile karıştırılmaya yol açan ticaret unvanının terkinine, bu talebimizin reddi halinde unvandan “...” ibaresinin çıkarılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davanın görevli ve yetkili Mahkemede açılmadığını, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde ve fiilin işlenmesinden itibaren 3 yıl içerisinde davanın açılması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, müvekkilinin kendi adı ve soyadı ile şirket kurduğunu, ayırt edici unsurları içerdiğini, iddia edildiği gibi karışıklığa neden olabilecek bir durumun olmadığını, davalının ortağı olduğu şirketten ayrılırken mevcut ürünleri paylaştığını, davalının aldığı ürünleri ticari kazanca konu etmediğini, müvekkilinin ... markasının tasarımlarının ve çizimlerini yaptığını, markayı tanıttığını, markanın meydana gelmesinde büyük emek ve çaba sarfettiğini, müvekkilinin emeği bulunduğunu, kendisine anı olarak kalması için ürünlerin teklerini yanına aldığını, .... markasını kullanarak haksız rekabette bulunduğunun öne sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, davada yer alan iddiaların dava konusu ile ilgisi olmadığını, bilgilerin silindiğini gösterir bir ispat vasıtası da dosya kapsamında mevcut olmadığını, nasıl silindiğinin açıkça ispat edilmesi gerektiğini, davacının davalı ...'ın 3. kişilere .... Ayakkabı firmasının kapandığına yönelik beyanlarda bulunduğu iddiası da tamamen kabulü mümkün olmayan ithamlar olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davacı vekili 27/01/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde;
Bilirkişi raporunda davalının, davacının müşterilerine satış yaptığı ve aynı zamanda karlılığı tespit olunduğunu, davalının kendisine ait ... şirketi ile ... LTD şirketi ile olan ticareti dışında kalan, davalı tarafın müvekkilin çalıştığı müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı 2021 ve 2022 yılı toplam olarak (25.215,88 TL+193.849,96 TL) 219.065,84 TL kar kaybının olabileceği hesaplandığından davaya ilişkin 1000,00-TL bedelli maddi tazminat taleplerini 218.065,84-TL artırdıklarını beyan etmiştir.
ARAŞTIRMA;
1.Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 23/08/2021 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ... numaralı dosyasının bir sureti getirtilmiştir.
2.Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.
3.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 23/08/2021 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin sicil kayıtları getirtilmiştir.
4.Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/11/2021 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin sicil kaydı getirtilmiştir.
5.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30/11/2021 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin sicil kaydı getirtilmiştir.
6.Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.
7.Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/12/2021 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı ve davalı tarafın 2021 yılı Ba/Bs kayıtları getirtilmiştir.
8.Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize getirtilmiştir. Davacı tanıkları dinlenilmiştir.
Davacı tanığı .... beyanında; Ben davacı şirkette yapılan ürünleri en son kutulanmadan önce temizliğini yapmaktayım, davacı şirkette usta olarak çalışmaktayım, 2004 yılından itibaren halen çalışmaktayım, davalı ... ise 2021 yılına kadar şirkette ortaktı, davalı ...'ın ayrılığına kadar davacı şirketin işleri iyiydi, çok sipariş almaktaydı, davalı ...'ın aşağı yukarı işten ayrıldığı tarihlerde siparişler %80 civarında azaldı, örneğin günde 100 çift ayakkabı üretiliyorsa bu sayı 20 çifte kadar düştü, duyduğuma göre davalı ... aynı iş kolunda kendi işini kurmuş, müşterilerin çoğunu da götürmüş, ben bu hususu bizzat bilmiyorum, konuşulanlardan duymuştum, ancak dediğim gibi davalı ... işten ayrıldıktan sonra işlerimizde yüksek oranda düşüş oldu, üretilen ayakkabılar farklı tipte ayakkabılardır, gelen siparişlerde herhangi bir ayakkabı için daha fazla olduğunu söyleyemem, her ayakkabı için aşağı yukarı aynı oranda sipariş almaktaydık, azalan siparişlerde de tüm ayakkabılara bağlı olarak azalmıştır, davalı ...'ı ayrıldıktan sonra davacı iş yerine geldiğini hiç görmedim, kendisi yani davalı ... davacı şirketin ortakları ile kardeştir, siparişlerin düşmesi nedeniyle davacı şirkette 20 kadar işçi çalışmaktayken işler azaldığı için 10 kadar işçi işten çıkarıldı, davalı ...'ın şirketten ayrılmasından bir ay sonra bu işçiler işten çıkarıldı, benim bilgim görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi.
Davacı tanığı ... beyanında; Ben davacı şirkette çalışmaktayım, davacı şirket ortaklarından .... babam olur, davalı ile kardeştirler, davalı ... ayrı iş kurmak için ayrılmak istediğini söyledi ve davacı şirketten ayrıldı, davalı ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra müşterilerimizin çoğundan sipariş alamadık, çünkü müşterilerimizin telefon numaraları, mail adresleri gibi iletişim bilgileri şirketimizde mevcut değildi, çünkü davalı giderken bunları silmiş, bunun dışında iletişim bilgilerinin kaybolmasının başka bir açıklamasının olmadığını düşünüyorum, bu bilgileri onun sildiğini düşünüyorum, müşterilerimizde ise davalı ...'ın iletişim bilgileri vardı, çünkü pazarlamayı kendisi yapıyordu, müşteriler azalınca ekonomik olarak ayakta kalabilmek için yurt dışı fuarlarında yer almaya başladık, söz konusu fuarlarda bir kısım müşterilerimizi gördük, bize davalı ...'ın olup olmadığını sordular, ayrıca şirketimizin kapandığını söylediler, müşteriler davalı ...'ın kendilerine mail atarak davacı şirketin kapandığını, yeni şirketin davalı şirket olduğunu söylediğini söylediler, devamlı iş yaptığımız yüze yakın müşterimiz vardı, ne bunların biz de ne de bizim onlarda iletişim bilgilerimiz olmadığı için birbirimize ulaşıp iş yapamadık, müşterilerin bir kısmı davacı iş yerine geldiklerinde davalı ... ile pazarlama işinde yardımcısı olan .... isimli kişiyi soruyorlar, biz de onların ayrıldıklarını söyleyince davacı iş yerinden ayrılıp onlarla iletişim kuruyorlardı, müşterilerimizden bir kısmı hala davacı şirketin kapalı olduğunu düşündüklerini zannediyorum, çünkü bizimle iletişim kurmuyorlar, iş yapamıyoruz, iş yapamadığımız için de kar marjımız düştü, eski müşterilerimizden iş yapmaya devam ettiğimiz birkaç müşterimiz vardır, .... isimli firma davacı şirketin iş yaptığı müşterilerinden bir tanesiydi, bu firmanın tek ortağı davalı ... idi, davacı şirketin işinin yaklaşık %50'si bu firma ile yapılmaktaydı, bu firmaya sattığımız ürünler bu firma üzerinden Avrupa'ya açılıyordu, yani üretimin yaklaşık %50'si davalı ...'ın tek ortağı olduğu ... isimli yurt dışında kurulu firmaya yapılıyordu, bu hususu bizzat biliyorum, geriye kalan %50'lik kısımla iş yaptığımız firmalardan davalı şirketin iş yaptıkları da vardır, bu firmalar davalı şirket ile iş yaptığı için bizimle iş yapmamaktadırlar, daha bilmediğimiz çok sayıda da firma vardır, bilgisayarın hard diskinde müşteri listeleri silinmiş, babam ... davalı ...'dan müşteri listelerini isteyince davalı müşterilerin kendisine ait olduğunu söyleyip vermemiştir, davacı şirkete gelip de davalı ... ile yardımcı Melisa isimli şahsı göremeyenler iş yerinden ayrılıp gidiyorlardı, bu kişiler randevulu gelmişler, çünkü davalı ... onlara randevu vermiş onlar da davalı ...'ın davacı şirkette çalıştığını düşünerek davacı şirkete gelmişler, bunları gelen müşteriler bizzat söylemişlerdir, ben davacı şirkette pazarlama bölümünde çalışmaktayım, öncesinde de üretimde çalışmaktaydım, davalı ... ayrıldıktan sonra pazalamaya geçtim, benim bilgim görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemem, dedi.
Mahkememizce SMMM ve haksız rekabet konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmıştır. 25/10/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1.Davacı şirket ortağı davalı ...’ın %100 hissedarı olduğu “... Ayakkabı Çanta Tekstil San. Tic. Ltd. Şti." unvanlı şirketin 28.01.2021 tarihinde tescil edildiği, davalı şahsın 14.04.2021 tarihinde davacı şirketteki hissesinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrıldığı,
2.Davalı ...’ın davacı şirketteki hissesini devrettikten sonra, davacı şirketin müşterilerine 2021 ve 2022 yılında ciro ve kar kaybına sebep olacak mal satışı yapmadığı ve satış faturası düzenlemediği görüldüğünden, bu durumda davacının davalı şirketin müşteri portföyünden yararlandığı iddiasının sübuta ermediği,
3.Davacının 2021 yılında faaliyet zararının bulunduğu, ancak davacı şirketin 2022 yılında geçmiş 5 yılın faaliyet karı toplamından daha fazla faaliyet karı elde etmiş olduğu, söz konusu 2021 yılı faaliyet zararının davalı şirketin haksız rekabetinden kaynaklanmadığı,
4.Davalı şirketin ticaret unvanında ek olarak yer verilen .... ibaresinin, daha önce tescil edilen davalı şirketin ticaret unvanında da aynen yer alması sebebiyle, davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturacak nitelikte olduğu, bu ibarenin davalı gerçek kişinin soyadı olmasının neticeye etkili olmayacağı,
5.Davacının ticaret unvanını taklit ederek kullanması sebebiyle, davalı şirketin elde etmesi mümkün görülen menfaatin, 2021 yılı net faaliyet karının %10 kadar olabileceği hesabıyla 3.315 TL olabileceği (Talep 1.000 TL), Sonuç ve kanaatine varılmıştır. 16/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1.)Davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 07.04.2004 tarihinde ... sicil numarası ile kuruluşa ilişkin tescilinin yapılmış olduğu, kuruluş sırasında Ortakların Sermaye Paylarının aşağıdaki gibi olduğu, davalı ...’ın ortaklık payını devrettiği tescil tarihi
14.04.2021 tarihine kadar davacı şirkette sermeye payının %25 olduğu,
2.)Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 28.01.2021 tarihinde ... sicil numarası ile kuruluşa ilişkin tescilinin yapılmış olduğu, davalı şirketin tek ortaklı ve 300.000 TL sermaye ile kurulmuş olduğu,
3.)Davacı ve Davalı taraf tarafından incelemeye sunulan Muavin kayıtları ve mizanlar üzerinden, İki tarafın müşterileri muhasebe kayıtlarında görünen cari hesap isimleri ile karşılaştırıldığında,
davalı tarafın davacının da çalıştığı müşterilerine 2021 satış tutarının 1.019.936,14 TL, 2022 yılı satış tutarının 969.589,15 TL, kümülatif olarak 2021 2022 yılı satış tutarının 1.989.525,29 TL olduğu hesaplanmış olduğu,
4.).... şirketi ile .... LTD şirketi Sayın Mahkeme tarafından aynı şirket olarak değerlendirilmesi durumunda, davalı tarafın davacının da çalıştığı müşterilerine 2021 satış tutarının 1.260.132,52 TL, 2022 yılı satış tutarının 2.767.760,59 TL, kümülatif olarak 2021 ve 2022 yılı satış tutarının 4.027.893,11 TL olduğu hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5.)Davacı ve Davalının Kurumlar Vergisi Beyannamelerine göre, yıllara göre net satışları ve net karlılıkları incelendiğinde, Davacının 2019 ve 2020 yılı ortalama faaliyet kar yüzdesi olan %2,4723 oranı üzerinden davacının 2021 yılı kar kaybının (1.019.936,14 TL*0,024723) 25.215,88 TL olabileceği, Davacının 2022 yılı faaliyet kar yüzdesi olan %19,9930 oranı üzerinden davacının 2022 yılı kar kaybının (969.589,15 TL*0,199930) 193.849,96 TL olabileceği hesaplanmış olduğu,
Davalı tarafın davacının da çalıştığı müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı 2021 ve 2022 yılı toplam olarak (25.215,88 TL+193.849,96 TL) 219.065,84 TL kar kaybının olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından, ... şirketi ile .... LTD şirketi Sayın Mahkeme tarafından aynı şirket olarak değerlendirilmesi durumunda, Davacının 2019 ve 2020 yılı ortalama faaliyet kar yüzdesi olan %2,4723 oranı üzerinden davacının 2021 yılı kar kaybının (1.260.132,52 TL *0,024723) 31.154,26 TL olabileceği, Davacının 2022 yılı faaliyet kar yüzdesi olan %19,9930 oranı üzerinden davacının 2022 yılı kar kaybının (2.767.760,59 TL*0,199930) 553.358,37 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, .... şirketi ile ... LTD şirketi Sayın Mahkeme tarafından aynı şirket olarak değerlendirilmesi durumunda Davalı tarafın davacının da çalıştığı müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı 2021 ve 2022 yılı toplam olarak (31.154,26 TL +553.358,37 TL)
584.512,63 TL kar kaybının olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
6.) Davalı tarafın dosya kapsamında tespit olunan ve yukarıda yer verilen eylemlerinin, TTK m. 54/2 kapsamında davacı şirket ile müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemeye yöneldiği ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaştığımızı ancak bu husustaki nihai yorum ve takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, haksız rekabetin tespiti, tecavüzün önlenmesi, bu eylemlere dayanan maddi tazminat, ticaret unvanının haksız rekabete yol açacak şekilde kullanıldığı iddiasıyla, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce ticaret sicil kayıtları, Türk Petent ve Marka Kurumu kayıtları, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
D. İş sayılı dosyası, Vergi Müdürlüğü kayıtları, Bakırköy ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Somut olayda davacı taraf, davalı ...'ın, davacı şirketin eski ortağı olduğunu, kendi isteği ile paylarını devrederek şirketten ayrıldığını, daha sonra davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin tek ortağı olduğunu, davacı şirketin müşterilerini ve personelini kendine çekmeye çalıştığını, haksız rekabette bulunarak müşteri portföyünü ele geçirmeye çalıştığını, davacı şirketin kapandığını, artık ... ayakkabı olduğunu söyleyerek müşterileri yanıltıcı bilgilerle ele geçirmeye çalıştığını, mağazasında davacı şirketin tescilli markasına ait ayakkabıların üzerine kendi yarattığı yeni markanın etiketini vurup sattığını, ticaret unvanını, davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturacak şekilde olduğu ve karışıklığa yol açarak haksız rekabete yol açtığını ileri sürmüştür.
Hem 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6762 sayılı TTK) hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6102 sayılı TTK) haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Olay ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nin 54. (6762 sayılı TTK’nin 56.) maddesinde haksız rekabete ilişkin amaç ve genel hükme yer verildikten sonra, aynı Kanun’un 55. (6762 sayılı TTK’nin 57.) maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350.). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54/2. maddesinde; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Buna göre, kişinin bir başkasının mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması karıştırılmaya (iltibasa) yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini,
TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ....
D. İş sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı şirketin marka tecavüzüne ilişkin tespit talebine ilişkin olduğu, aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı şirkete ait iş yerinde, davacı şirketin tescilli markası olan "..." ibaresini ihtiva eden 110 tek ayakkabı ve terlik olduğu, etiket kısmının üstüne "..." logosunun yapıştırılmış olduğu, etiketin üstünden rahatlıkla kaldırılıp takılabildiği, etiket kaldırıldığında "..." etiketinin kolaylıkla tespit edildiği 200 tek ayakkabı ve terlik olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen hususlarda davacı taraf iddialarının değerlendirilmesi, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil etmesi halinde davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin men'inin gerekip gerekmediği, varsa tazminat miktarının hesaplanması, ticaret unvanını karışıklığa yol açarak haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti amacıyla dosya SMMM ve haksız rekabet uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, yukarıda deliller kısmında özetlerine yer verildiği üzere, iki farklı heyetten rapor aldırılmıştır. Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce özellikle SMMM bilirkişisi ... ve haksız rekabet uzmanı ... tarafından hazırlanan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı ...'ın, davacı şirketin eski ortağı olduğu, 14/04/2021 tarihinde paylarını devrederek davacı şirketin ortaklığından ayrıldığı, 28/01/2021 tarihinde davalı şirketin ticaret siciline tescil edildiği, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin, davacı şirketin müşterilerine 2021 ve 2022 yılında yaptığı satışların olduğu, davalı şirketin ticaret unvanında ayırt edici tek unsurun "..." ibaresi olduğu, bunun dışında davacı şirketin ticaret unvanın aynısına kendi ticaret unvanında aynen yer verdiği, unvanların birebir aynı olması, şirketlerin iştigal alanlarının aynı olması sebebiyle davalının ticaret unvanının, davacının ticaret unvanından ayrıt edilmesinin oldukça güç olduğu, yukarıda belirtilen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ....
D. İş sayılı sayılı dosyasında yapılan tespite göre, davalının, davacının tescilli markası olan "Camuzares" ibareli ürünleri iltibasa yol açacak şekilde kullandığı, yine dinlenen tanık beyanlarına göre davalının, davacı şirketin müşterilerine davacı şirketin artık kapandığı, ... olarak devam edeceği şeklinde yanıltıcı bilgiler vererek müşterileri ele geçirmeye çalıştığı, davalının eylemleri bir bütün olarak incelendiğinde, eylemlerinin TTK'nın 52/2 maddesi kapsamında, davacı şirket ile müşterileri arasındaki ilişkileri etkilemeye yöneldiği ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine davalının eylemlerinin, kişinin bir başkasının mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması niteliğinde olduğu, iltibasa yol açtığı ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine karar vermek gerekmiştir.
Maddi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Türk hukuk sisteminde gerçek zarar ilkesi kabul edilmiş olup, gerçek zararını ispat edenin bu zararın tazminini talep edebileceği kural olarak benimsenmiş, ancak TBK'nın 50. maddesinde uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediği takdirde, hakimin olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bulunan ve hükme esas alınan SMMM bilirkişisi ... ve haksız rekabet uzmanı ... tarafından hazırlanan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalının, davacının da çalıştığı müşterilerine yapmış olduğu satışlardan dolayı 2021 ve 2022 yılı toplam kar kaybının 219.065,84-TL olacağı hesaplanmış, davacı bu miktar üzerinden değer arttım dilekçesi sunarak talebini belirli hale getirmiştir.
Bilirkişi raporuyla belirlenen miktarın, hakkaniyete uygun olduğu, bu bedelin davacı tarafın zararını giderecek boyutta olduğu, taraflar arasındaki hak ve adalet dengesi gözetildiğinde 219.065,84-TL bedelin somut olay bakımından yeterli, denetime elverişli ve yerinde olduğu kanaatine varıldığından, davacının değer arttırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve davalının ticaret unvanının sicilden terkini talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalı ...'ın, davacı şirketin eski ortağı olduğu, 14/04/2021 tarihinde paylarını devrederek davacı şirketin ortaklığından ayrıldığı, 28/01/2021 tarihinde davalı şirketin ticaret siciline tescil edildiği, davalı şirketin ticaret unvanında ayırt edici tek unsurun "..." ibaresi olduğu, bunun dışında davacı şirketin ticaret unvanın aynısına kendi ticaret unvanında aynen yer verdiği, unvanların birebir aynı olması, şirketlerin iştigal alanlarının aynı olması sebebiyle davalının ticaret unvanının, davacının ticaret unvanından ayrıt edilmesinin oldukça güç olduğu, davalının iltibasa mahal verecek şekilde, davacı tarafından daha önceden kullanılıp tanıtılan "..." ibaresini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmakla, davalı şirketin ticaret unvanındaki ''.....'' ibaresinin terkini gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda gerekçeesi açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1.Davalı tarafın dosya kapsamında tespit edilen eylemlerinin TTK'nın 54/1-2. ve 55. maddeleri gereğince haksız rekabet ihlali oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine,
2.219.065,84-TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 19/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarasında "... AYAKKABI ÇANTA TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" unvanı ile kayıtlı olan davalı şirket unvanında kullanılan "..." ibaresinin kayıtlı olduğu sicilden TERKİNİNE,
4.Alınması gereken 14.964,39-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.784,30-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 11.180,09-TL eksik harcın davalılardan müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 3.784,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.843,60-TL harcın davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 14.268,20-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,
7.Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,
8.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (sonradan duruşmaya katıldı) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)