T.C.
İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA:
Davacı vekili; müvekkil bankanın --------- Ticari Şubesi ile ----------- ŞTİ. arasında imzalanan KREDİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİNE müsteniden firmaya kredi kullandırıldığını, --------Ş., --------, -------- ve --------- işbu kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile taraf olduğunu, Kredi şartlarına uyulmaması, borcun ödenmemesi üzerine; davalıya ve dava dışı firmaya --------- Noterliği'nin 20/05/2024 Tarih --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağının ödenmesi ihtar edilmiş ise de borç ödenmediğini, ------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas Sayılı dosyası ile fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davalı ve dava dışı firma aleyhine 27/09/2024 tarihinde 363.992,75 -TL üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı itiraz dilekçesinde takip konusu borca, faize, faiz oranına, tüm ferilere ve yetkiye itiraz etmiş, itirazı doğrultusunda takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalının itirazının dayanaksız ve haksız olduğu, davalının icra takibine karşı yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde %40'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalılar vekili; ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, takibe konu kredi sözleşmeleri ve kat ihtarı içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı bankaya hiçbir borcu mevcut olmadığını, ihtarda en az 1 aylık itiraz süresi verilmesi gerekirken icra takip tarihinden itibaren müvekkillerin temerrüde düştüklerinden yapılan hesaplama yasaya ve mevcut şartlara aykırı olduğunu, işleyecek ve işlemiş faize ve oranına da itirazda bulunulmuş, davacı tarafın talep ettiği faizi fahiş bulmuş, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiği açıklanmadığı bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiğini, haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 363.992,75 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı Bankanın --------Şubesi ile Davalı --------- adlı şirket arasında 03.11.2021 tarihinde imzalanan 5.000.000,00 USD limitli akdedilen kredi çerçeve sözleşmesine, Davalı --------- adlı şirket, ---------, --------- ve ----------- müteselsil kefil sıfatı ile kefil oldukları görülmüştür.
Genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçluya kredili mevduat hesabı açılmak suretiyle kredi kullandırıldığı, işbu kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, davacı bankaca, davalı borçlu ve davalı kefillere keşide edilen--------- Noterliği'nin 20.05.2024 tarihli ve -------- yevmiye nolu ihtarnamesi 16.05.2024 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale gelen nakit kredi borcuna ilişkin 283.787,64 TL anapara ve 7.567,67 TL Faiz-Komisyon-Masraf, 378,38 vergi olmak üzere toplam borcun 291.733,69 TL olduğu hususlarına yer verilerek, borcun 1 gün içinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirket ve kefil olan davalı şirkete e-tebliğ yoluyla 26.05.2024 , diğer gerçek kişi kefillere ise posta yoluyla 23.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmıştır. Kefaletname,
TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporunda; Asıl alacak 352.281,82 TL olarak tespit edilmiş olup, davacı banka talebinin (Talep: 297.817,54 TL) talep uyarınca 297.817,54 olarak dikkate alınması gerektiği, İşlemiş faiz 76.550,84 TL ve BSMV 3.827,54 TL olarak tespit edilmesine karşın, davacı talebi düşük olduğundan, talep uyarınca faizin 52.219,17 TL BSMV'nin ise 2.610,26 TL olarak dikkate alınması gerektiği, Masraf, Noter ihtar dekontunda 11.345,08 TL olup talebin (Talep: 1.345,08) uygun olduğu, belirtilmiştir.
Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 363.992,75 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
IV. HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile;
1.Davalının-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2.Asıl Alacağın (297.817,54 TL) %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 24.864,34 TL karar ve ilam harcından 4.396,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.468,21 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 58.238,84 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan 4.823,73 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.076,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.076,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde--------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2026