11. Ceza Dairesi 2021/28790 E. , 2026/667 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bozma öncesi İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2013 tarihli ve 2013/35 E., 2013/371 K. Sayılı ilamında TCK'nun 157/1 maddesi uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 2.000 TL adli para cezası verildiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.02.2015 tarihli, 2013/35 (E), 2013/371 (K) sayılı bozma ilamında CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunduğu, temyiz incelemesine konu İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli kararında ise, sanığın TCK'nun 158/1-f maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 250 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildikten sonra, kazanılmış hak gereği 1 yıl hapis ve 100 gün adli para cezasına hükmedilip, bunun üzerinden TCK'nun 62.maddesi uyarınca 1/6 indirim uygulanarak 10 ay hapis ve 83 gün adli para cezası, adli para cezasının da günlüğü 20 TL'den olmak üzere 1.660 TL olduğuna karar verildiği, oysaki sanığa temel ceza olarak 3 yıl hapis ve 250 gün adli para cezası verildikten sonra, bunun üzerinden takdiri indirim uygulanarak 2 yıl 6 ay hapis ve 208 gün adli para cezası, ardından 2 yıl 6 ay hapis ve 4.160 TL adli para cezasına hükmedilip, bu ceza önceki hükümdeki cezadan fazla olduğundan sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 1 yıl hapis ve 2.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi ile eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.