Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/07/2024 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı aracın Develi Zabıta Müdürlüğü önünde, müvekkilinin park halinde duran aracına çarptığını, maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkilinin aracının piyasa değerinin 1.100.000,00-TL civarında olduğu, kaza tarihindeki km'sinin 17.000 km olduğu, daha önce hiç bir kazasının mevcut olmadığı, müvekkilinin aracının 2021 model seat leon 1.0 style olduğunu, eksperin toplam 22.000,00-TL tamir masrafı hesapladığını, aracın 7 gün boyunca tamirde kaldığı ve yaklaşık 70.000,00-TL gibi bir değer kaybına uğradığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 200,00-TL artırılmak üzere değer kaybı ile 200,00-TL ikame araç bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile teminat altına alındığını, yapılan incelemelerde, değer kaybı zararının 20.000,00-TL olduğunun tespit edildiği, davacı yana ödeme işlemi için başvurulduğunu ancak davacı tarafından sigortalı ifade tutanağı iletilmediğinden dosyanın eksik evrakta kaldığını ve ödeme yapılamadığını, müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuğun usulüne uygun yapılmadığını, davacının, harca esas değeri 500 TL gösterdiğini, fakat dava dilekçesinde değer kaybını 70.000 TL olarak belirttiğini, bu sebeple davacı talebinin 70.000 TL olduğunu, dolayısıyla 70.000 TL üzerinden harç yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair ilgili kayıt ve belgeler Uyap sisteminden dosya arasına alınmıştır.

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 05/07/2024 günü, ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır. ... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın 05/07/2024 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın 29/01/2024 başlangıç ve 29/01/2025 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeler celp edilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 13/08/2025 tarihli raporunda özetle; -... plaka sayılı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu park alanı içerisinde seyri esnasında, seyrine gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması gerekirken uydurmadığı ve dava konusu araca çarptıktan sonra kaza mahallini terk ettiği olayda; > KTK Madde 52/b "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.", > KTK Madde 81/c-d "Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kurallar: Madde 81 — Trafik kazalarına karışanlar:..... c) Kazaya karışan kişiler tarafından istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek, d) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak, zorundadırlar." ve > KTK Madde 84/1 "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......

1.Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar” kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; - ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, - Değer Kaybı Bedeli olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı, - Dava konusu ... plakalı sayılı aracın model yılına göre 3 yaşında olduğu, dosyada mevcut geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde geçmiş hasar kaydının olmadığı ve dava konusu hasar alan bölgelerin orijinalliğini koruduğu, - Değer kaybı bedeli hesabında model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi yaklaşık ortalama > 1.050.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımlar değerleni iğinde hasarın ön tampon ve teker kısımlarında gerçekleştiği de göz önüne alındığında dava konusu araç için gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin ortalama > 1.000.000 TL olarak değerlendirildiği, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı" bedelinin 50.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Bakiye Araç Değer Kaybı bedelinin de 50.000,00 TL olduğu değerlendirildiği, - Dava konusu ... plaka sayılı araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 7 günlük makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç (2021 model) açısından kaza tarihinde günlük 1.500 TL olacağı, bu süreçte Araç Mahrumiyet Zararı/İkame Araç Bedelinin 10.500,00 TL olduğu kusur oranı açısından İkame Araç Bedelinin 10.500,00 TL olduğu değerlendirildiği yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Davacı vekilinin 04/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç değer kaybı zararı ve kullanılmaması sebebiyle uğranılan ikame araç zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Tarafların anlaşamadıkları hususların 05/07/2024 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelen kazada kim ya da kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacının ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı ve ikame araç zararı hususlarının olduğu, tespit edildi. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 13/08/2025 tarihli raporunda özetle; -... plaka sayılı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu park alanı içerisinde seyri esnasında, seyrine gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması gerekirken uydurmadığı ve dava konusu araca çarptıktan sonra kaza mahallini terk ettiği olayda; > KTK Madde 52/b "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.", > KTK Madde 81/c-d "Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kurallar: Madde 81 — Trafik kazalarına karışanlar:..... c) Kazaya karışan kişiler tarafından istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek, d) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak, zorundadırlar." ve > KTK Madde 84/1 "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......

1.Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar” kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; - ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Araç değer kaybına ve araç mahrumiyet zararına dair değerlendirmede;

Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.

Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.

Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.

Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir. Somut uyuşmazlığa yönelik olarak mahkememizce görevlendirilen makine mühendisi bilirkişi 13/08/2025 tarihli raporunda özetle; - Değer Kaybı Bedeli olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı, - Dava konusu ... plakalı sayılı aracın model yılına göre 3 yaşında olduğu, dosyada mevcut geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde geçmiş hasar kaydının olmadığı ve dava konusu hasar alan bölgelerin orijinalliğini koruduğu, - Değer kaybı bedeli hesabında model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi yaklaşık ortalama > 1.050.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımlar değerleni iğinde hasarın ön tampon ve teker kısımlarında gerçekleştiği de göz önüne alındığında dava konusu araç için gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin ortalama > 1.000.000 TL olarak değerlendirildiği, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı" bedelinin 50.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Bakiye Araç Değer Kaybı bedelinin de 50.000,00 TL olduğu değerlendirildiği, - Dava konusu ... plaka sayılı araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağı, 7 günlük makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç (2021 model) açısından kaza tarihinde günlük 1.500 TL olacağı, bu süreçte Araç Mahrumiyet Zararı/İkame Araç Bedelinin 10.500,00 TL olduğu kusur oranı açısından İkame Araç Bedelinin 10.500,00 TL olduğu değerlendirildiği yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur.

Bu tespit, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin SBGM'nden celp olunan tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği, raporun denetime ve hüküm vermeye elverişli olması dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Gerçek kişi davalının ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.

Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.

Haksız fiil, kişinin diğer kişilerin hukuken korunan haklarına zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Haksız fiil kavramındaki "haksız" ifadesi hukuka aykırılık anlamını taşımaktadır. Burada esasen haksız denilmesiyle kastedilen, hukuk düzeni tarafından korunan davranışların ihlalidir. Fiilin haksızlığı, hukuka aykırılık durumudur. Bir kişi, hukuk düzeni tarafından zarar meydana gelmesini önlemek amacıyla konulan kuralları, emirleri ihlal ettiği takdirde hukuka aykırılık durumu oluşmaktadır. Haksız fiilden söz edebilmek için öncelikle fiil unsurunun varlığı gerekmektedir. Haksızlığı doğuran fiil, icrai bir harekette bulunmak şeklinde olabileceği gibi, ihmali bir davranış göstermekle de işlenebilir. Haksız fiilin oluşması için işlenen fiilin hukuk düzenince konulan emredici hükümlerin ihlali sonucunu doğurması gerekir. Bu durumda işlenen fiil, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı zararından tüm davalılar sorumludur.

Yine az yukarıda değinildiği üzere ikame araç zararı, dolaylı bir zarar olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre araç mahrumiyet (ikame araç) zararı için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez ve karşı tarafın trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden talep edilemez. Eldeki davada ikame araç zararından haksız fiil hükümlerine göre sadece araç işleteni ve sürücüsü olan davalının sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Dava dilekçesindeki araç mahrumiyet zararının tazminin sadece sürücüsü olan davalıdan talep edildiği, sigorta şirketinden ise talep edilmediği görülmüştür. Bedel arttırım (ıslah) talebi, Temerrüt tarihine ve faize ilişkin değerlendirmede;

Davacı vekilinin 04/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalıların vekillerine tebliğ edildiği görülmüştür. 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, kısmi ödeme yapılması halinde ödeme tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBK'nun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin 24/10/2024 tarih itibari ile temerrüte düşürüldüğü tespit olunmakla, davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalı yönünden ise temerrüt tarihi, olay tarihi kabul edilmiştir. Dava ve talep arttırım dilekçelerinde yasal faiz talep edilmiş olup, taleple bağlı kalınarak talep edilen faiz türünün somut dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;

Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 50.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağın davalı ... Sigorta yönünden 24/10/2024 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 05/07/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının davalı ... karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 10.500,00-TL'nin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan 05/07/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1.Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 50.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağın davalı ... Sigorta yönünden 24/10/2024 tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 05/07/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

2.Davacının davalı ... karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 10.500,00-TL'nin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan 05/07/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.132,76-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 1.026,35-TL'nin mahsubu ile eksik 2.678,81-TL harcın (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 2.213,89-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin dava harcı, 1.026,35-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.881,55-TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 1.555,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan tebligat, e-tebligat, posta, KEP ve müzekkere gideri 340,00-TL ve bilirkişi ücreti 4.500,00-TL olmak üzere toplam 4.840,00-TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 4.000,00-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

9.Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

10.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog