T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 08/08/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Gıda ürünleri tedarik sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket ile ile davalı kooperatif arasında ticari ilişki kapsamında 31.488,00 TL bedelli ürün satış işlemine ilişkin 30.01.2025 tarihli e-Fatura, 39.642,50 TL bedelli ürün satış işlemine ilişkin ise 24.04.2024 tarihli e-Fatura düzenlendiğini, söz konusu mal teslimi sonrası fatura kesilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ve belirtilen faturalara ilişkin yasal süresi içerisinde bir itiraz da sunulmadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğü nezdinde ...
E. Numaralı dosya ile cari hesaplardan kaynaklı müvekkili şirkete ait alacağın ödenmesi talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yan tarafından sunulan itirazın borcun ödenmemesi amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığını, açıklanan nedenlerle davalının onya . İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve başlatılmış olan icra takibinin devamına karar verilmesini, davalının alacaklı lehine hükmolunan borç miktarının %20'den aşağısı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 26/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu faturalara konu malların teslim alınmadığını, fiili mal girişi gerçekleşmediğini, salt e-fatura düzenlenmiş olmasının, borcun doğduğunu ispatlamayacağını, ön inceleme yapılmadan bilirkişi raporu alınmasının usule açıkça aykırı olduğunu, ön inceleme yapılmadan bilirkişi raporu alınması sebebiyle müvekkilinin ticari defterlerinin incelenemediğini, bilirkişi raporunun esastan da hatalı olduğunu, raporda, faturaya konu malların teslim edilip edilmediği yönünde hiçbir somut veri incelenmediğini, fiilen yalnızca davacı tarafından düzenlenen fatura kayıtlarına dayanarak sonuca ulaşıldığını, oysa ticari satışlarda, teslim ispatlanmadıkça alacağın doğmayacağını, teslimin ispatının davacı tarafa ait olduğunu, açıklanan nedenlerle dava konusu faturalara konu malların teslim edilmediğinden davacının ispat yükünü yerine getirememesi nedeniyle davanın reddine, ön inceleme yapılmadan alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmamasına ve yeni bilirkişi raporu alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava "İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı )" davasıdır. Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası UYAP sistemine eklenerek çıktıları alınmış, incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, borçlu aleyhine 79.450,33 TL miktarlı asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında dava konusu olay uzmanlık alanı gerektirdiğinden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi ...'dan alınan 18/09/2025 tarihli raporda özetle; İncelemesi yapılan davacı ve davalı ticari defter bilgilerine göre, her iki taraf defterinde uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, taraflara ait ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bahse konu icra takibi ile ilgili davacının davalıdan 61.129,50 TL asıl alacağı olduğu, davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap kayıtlarına göre 62.644,50 TL asıl alacağı olduğu, ticari defter bilgilerinin taraflar lehine delil olarak kabul edilip edilmemesinin takdirinin mahkemende olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Somut olayda; davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye istinaden mal teslimi yapılmasına rağmen, bedelin ödenmemesi nedeniyle Konya . İcra Dairesinin 2025/69/67 esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan rapora göre, davaya konu faturaların davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın davacıya 61.129,50 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. İcra dosyası incelendiğinde iki adet fatura nedeniyle davalı hakkında takip yapılmış olması, bilirkişi raporu ile de davalının 61.129,50 TL borçlu olduğunun tespit edilmesi karşısında, davacının 61.129,50 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya . İcra Dairesinin ... /67 esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 61.129,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine (yıllık %53,25’i geçmemek üzere),
2.Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3.Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 12.225,90 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
4.Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 61.129,50 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 4.175,75 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 959,57 TL harcın mahsubu ile kalan 3.216,18 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan 959,57 TL peşin harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 7.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri 675 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.290,40 TL yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 6.378,67 TL.'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 61.129,560 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddolunan dava değerinin 18.320,83 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 18.320,83 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.140 TL. yargılama giderinin, kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 2.415,93 TL.'nin davalıdan alınarak, bakiye kalan 724,06 TL.'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11.Davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde, HMK'da belirtilen süreler geçtikten sonra ve talep edildiğinde davacı tarafa iadesine,
12.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ... Hakim ...