Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Ceza Dairesi         2024/24734 E.  ,  2025/10819 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/1036 E., 2024/1938 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/279 Esas, 2024/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 10... ay 22 gün hapis cezası ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10.

Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1036 Esas, 2024/1938 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Takdiri indirim uygulandıktan sonra yapılan hesap hatası nedeniyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiği, eksik soruşturma yapıldığı, hükmün gerekçesiz olduğu, arama kararının hukuka aykırı olduğu, parmak izi incelemesinin yetersiz kaldığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre;

sanığın ikametinde usulüne uygun yapılan aramada kullanım miktarının çok üzerinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve bu suretle sanığın, atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;

Olayın intikal şekli, sanığın ikametinde yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine dair kolluk tarafından düzenlenen tutanak, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin bilirkişi raporu, parmak izi inceleme raporu, sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı; sanık savunması ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un ''cezanın belirlenmesi'' başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen ''cezada orantılılık ilkesi'' nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde ve takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, aramanın hukuka uygun olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince belirlenen "11 yıl hapis ve 2.000 gün adli para" cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken "9 yıl 2 ay hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu " 10... ay 22 gün hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1036 Esas, 2024/1938 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin üçüncü paragrafından " 10... ay 22 gün" ibaresinin çıkarılarak yerine "9 yıl 2 ay" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog