Esas No
E. 2023/364
Karar No
K. 2026/399
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1685

KARAR NO: 2026/399

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13.06.2023

NUMARASI : 2022/596 Esas 2023/364 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 22.07.2022
KARAR TARİHİ: 06.03.2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 06.03.2026

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih 2022/596 Esas 2023/364 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ...vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 31/12/2021 günü saat 14.30 sıralarında davalı ...sevk ve idaresindeki....plakalı özel halk otobüsü ile Söke istikametinden Aydın istikametine giderken 19 km'de bulunan yolcu indirme bindirme durağına yolcu almak için geri geri gelmesi esnasında emniyet şeridinde beklemekte olan yaya davacıların babaları ...'ye önce aracının arka kısmıyla çarparak tekerleğin altına almış , tekrar öne doğru manevra yaparak arka tekerlek ile yeniden müteveffanın üzerinden geçmiş, bu şekilde çeşitli kez ezme şeklindeki eylemi ile Adli tıp Raporunda da belirtildiği üzere "genel beden travmasına bağlı çok sayıda kemik kırıkları ile iç organ yaralanmasına bağlı kanama" nedenli vefatına sebep olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre davalı sürücünün manevra kuralına uymama ihlali yapmakla kusurlu olduğu, müteveffanın ise kusursuz olduğu, davalı Sigorta şirketine KTK 97 md uyarınca müracaatta bulunulduğunu , hasar dosyası açtırıldığı , gerekli belgelerin sunulduğu , ancak sigorta şirketi tarafından yasal süresi içinde cevap verilmeyerek , taleplerinin zımnen red edildiğini, davalı Sigorta şirketi ile arabuluculuk müzakereleri yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, müvekkillerinden ... için şimdilik 1000,00 TL destekten yoksun kalma tazminati ile her bir davacı için 200.000-TL toplamda 400.000-Tl manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu trafik kazasına karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 13.08.2021 - 13.08.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 354562114/0 numaralı ZMS Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin poliçelerde belirtilen ile sınırlı olduğunu, davacılara poliçe kapsamında ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde herhangi bir ödeme olmadığı beyanının tamamen asıl olduğunu, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğunun sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde 3/2997673 hasar numaralı dosya kapsamında , müvekkili şirketin talepleri zımnen reddettiğini , anlaşmaya varılmadığını belirtilmiş ise de davacı tarafa 03.06.2022 tarihinde 60.000,00TL maddi tazminat ve karşı taraf arabuluculuk ücreti olarak toplamda 7.000,00 TL 03.06.2022 tarihinde ödendiğini, aksi yöndeki iddiaların tamamen kötü niyetli olduğunu, manevi tazminat taleplerinin müvekkili şirkete yöneltilmediğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğu için müvekkili sigorta şirketi için hüküm kurulmaması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı ....'in yaşı, işi, evlilik durumu , kazancının araştırılması gerektiğini, babasının desteğinden muhtaç kaldığını iddiasını ispatlanması gerektiğini, dosyada müvekkili şirket sigortalısı sürücünün kusurlu olduğunu kabul etmediklerini belirterek müvekkili şirkete karşı usule ve esasa aykırı açılan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...tarafından davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar davaları ile mirasbırakanları olan babaları ....'nin 31.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat etmiş olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmekte olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre; davalı ...'nin; idaresindeki otobüs ile seyri sırasında manevra alanını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek bölünmüş yolda ters istikametten geri manevra yaptığı sırada kazanın meydana gelmiş olduğunu bu nedenle tam kusurlu olduğu; müteveffanın ise kusurunun bulunmadığı, davacı ...'nin üniversite mezunu olup SGK kayıtlarına göre kaza tarihinde ve sonrasında düzenli olarak çalışmasının bulunduğu bu nedenle davacı ...'nin maddi tazminat hakkının bulunmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca normal şartlarda erkek çocukların 18, kız çocukların 22 yaşına kadar, kız çocuklarının yüksekokul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek tazminatı alabilecekleri, dava konusu edilen kaza tarihinde davacı ...'nin 18 yaşını doldurması nedeniyle destek zararı talep edemeyeceği, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı tanık beyanları da dikkate alınarak davacı ...'nin evli olamaması, müteveffa babası ile birlikte yaşıyor olması nedeniyle babasının vefatından diğer davacı kardeşi olan ...'den daha fazla etkilenmiş olduğu gerekçesiyle 50.000,00-TL manevi tazminata, davalı ....yönünden ise 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçeleriyle maddi tazminat isteminin reddine manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. Karara karşı davacılar vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın oluşmasında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacıların desteği müteveffanın ise kusursuz olduğunu, davacı ...'nin müteveffanın küçük oğlu olduğunu, kaza tarihinde 34 yaşında olsa dahi babası müteveffa ile birlikte aynı evde yaşaması nedeniyle müteveffanın desteğini gördüğünü, geçim şartları nedeniyle davacının müteveffanın desteğiyle yaşamını sürdürmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı koşulları oluştuğunu, manevi tazminat yönünden hüküm altına alınan miktarların son derece düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının Söke-Aydın arasında minibüs taşımacılığı yapmakta olduğunu, Söke çıkışında yolcu almak üzere geri manevra yaptığı sırada kazanın gerçekleştiğini, geri manevra sırasında davacıların murisi müteveffanın aracın arkasına gelmesi nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, kazanın gerçekleşmesinde müteveffanın da kusurlu olduğunu, ilk alınan bilirkişi raporunda müteveffaya da kusur verildiğini, kaza mahallinde yaya geçidi bulunmadığını, geri manevra sırasında kimsenin görülmediğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok fazla olduğunu ve davalıyı fakirleştirecek nitelikte olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava trafik kazası sonucu vefat eden destek nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17.Hukuk Dairesi'nin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü, sürücünün kusuru oranında sorumludur.

Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.

Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 53 maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. - 411 K. sayılı ilamı).

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ve (Kapatılan)17.Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte yukarıda belirtilen yaşlara kadar çocukların gelir getirici sigortalı bir işte çalışmaya başlamaları halinde işe başlama tarihine kadar destek zararı hesaplaması yapılabilecektir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 14.10.2019 tarih 2016/17837 Esas 2019/9351 Karar saylı ilamı)

Somut uyuşmazlıkta davacı ...'nin kaza tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmiş olduğu gibi yine vefat tarihinden önce SGK'lı bir işte çalışmaya başladığı dikkate alındığında desteklikten çıkmış olduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir hukuka aykırılık görülmediğinden bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Davalı ...vekilinin kusur dağılımına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 02.02.2023 tarihli kusur raporu dosya kapsamı, kaza oluş şekli ve Söke 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/282 Esas sayılı dosyasına sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.09.2022 tarihli kusur raporuyla uyumlu olduğu, Uyap kayıtlarına göre ceza yargılaması sonucunda Söke 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/436 Esas sayılı dava dosyasında davalının bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçu nedeniyle neticeten 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldığı, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi'nin 25.06.2024 tarih 2024/1079 Esas 2024/1849 Karar sayılı ilamıyla temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşıldığından mahkemenin davalının asli ve %100 kusurlu olduğuna yönelik kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.

Manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 Esas - 1966/7 Karar sayılı ilamı) Somut olayda kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımları, kazanın oluş şekli, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında, özellikle kazanın oluş şekli ve davalının minibüs şoförlüğünü bir meslek olarak icra etmesi nedeniyle trafik kurallarına aykırı hareketlerden evleviyetle kaçınması gerektiği halde salt yolcu almak üzere yaklaşık 100 metre kadar geriye manevra yaptığı, geriye manevra sırasında bilinçli taksir mahiyetindeki ihmali davranışlarıyla kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük kaldığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.

Bu durumda, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat miktarları yönünden kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden KABULÜ ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2023 tarih 2022/596 Esas 2023/364 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3.Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı ...'nin maddi tazminat davasının REDDİNE. Davacı ...'nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine, Davacı ... ...'nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 1.369,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.292,38-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı ...'nin reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine, Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,

Davacılar tarafından yapılan 3.770,00 TL yargılama gideri ve 1.369,62 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.139,62 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı nazara alınarak 5.114,05 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, bakiye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1.592,04 TL'sinin davalı ...'den, bakiye kalan kısım olan 7,96 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Taraflar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,

3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların ödediği istinaf karar harçlarının istek halinde kendisine iadesine,

4.Davalı ...yönünden istinaf karar harcı olan 5.464,80-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.194,95-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

5.İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 738,00-TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 476,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.214,00-TL olan istinaf yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,

6.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 06.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog