Esas No
E. 2024/1234
Karar No
K. 2026/181
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

Ankara Batı

1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2024/1234
KARAR NO: 2026/181
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/10/2024
KARAR TARİHİ: 12/03/2026
K. YAZIM TARİHİ: 30/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili .... adına kayıtlı bulunan kaza esnasında sürücü müvekkili tarafından kullanılan .... Plakalı araca, .... plakalı davalı tarafından tam kusurlu olarak çarpması nedeniyle hasar meydana geldiğini, hasara sebebiyet veren aracın .... Acente, .... Poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olup bu kazada davalının sigortalısı sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, yaşanan bu olay nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, kaza yüzünden okuluna gidemediğini, büyük bir travma yaşadığını, bu itibarla, yaşadığı ve halen de yaşamakta olduğu tarifi imkansız manevi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi adına müvekkili için 10.000- TL manevi tazminatın davalı ...'tan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep ettiklerini, yaşanan bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracını değerinden çok düşük bir miktara sattığını, sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL eş değer parça kullanılmasından kaynaklı alacak farkı,100-TL haksız uygulanan iskonto ve hasar bedeline uygulanması gereken KDV bedeli ve 100- TL değer kaybını kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin yaşadıkları neticesinde duyduğu elem ve ızdırap için 10.000-TL manevi tazminatın davalı ...’tan tahsiline; davalılardan ...Sigorta A.Ş.’nin maddi tazminata ilişkin taleplerinin igorta poliçesindeki sınırlar dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve davalı şahıstan hem maddi hem manevi tazminata ilişkin taleplerimizin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tamamen müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; bilirkişi raporuna dayanarak 100 TL olan talebini toplam 20.000 TL olarak ıslah ettiklerini, 100TL araç değer kaybı zararının 100 TL si için dava tarihinden 19.900 TL si için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ıslah edilen tutar üzerinden karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta Aş vekili cevap dilekçesi ile özetle; yetki itirazında bulunduklarını, sigortalı araçla ilgili araç başına teminat limitinin de 200.000,00 TL olduğunu beyan ettiklerini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, hasar tazminatı talebi için zmss poliçesi genel şartların uygulanması gerektiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, KDV taleplerinin haksız olduğunu, değer kaybı tazminat talebine yönelik kaza tarihi itibari ile reel kayıp uygulanması gerektiğini, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talep edilmişse manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, söz konusu zarardan müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Karayolları Trafik Kanunu 99/1 maddesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu gerekli belgeler ile başvuru tarihinden itibaren 8 iş gün sonunda başlamaktadır. Dolayısı ile zarara ilişkin gerekli belgelerin müvekkiline sunulduğu tarihten itibaren 8 iş günü sonunda temerrüt başladığından kaza tarihinden faiz talebinin haksız olduğunu, tüm bu sebeplerle, öncelikle davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah ettiğimiz talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle istenen maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını davanın usulden reddi gerektiğini, davacı, haksız bir biçimde müvekkilinden para almaya çalıştığını, davacı yanın aracında hasar gören parçaların sigorta tarafından ödendiğini ve aracın yaptırıldığını, ancak bilindiği üzere tarafın değer kaybı tazminatı talebinde bulunabilmesi için trafik kazasında %100 oranında kusurlu olmaması gerektiğini, bu şartı sağlamayan davacının davasının reddi gerektiğini, müvekkilinin kırmızıda geçmediğini, davacının kazada "yaralandığı" iddiasının asılsız olduğunu, davacı herhangi ruhsal veya fiziksel bir zarar görmediğini, haksız manevi tazminat isteminin reddi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin haksız olduğunu, davacının açtığı haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Sigorta poliçeleri, hasar dosyaları, araç trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamı.

Bilirkişi kurulu 19/10/2025 tarihli raporu ile özetle; Dava konusu trafik kazasında Yargıtay kararına göre .... Plakalı araç sürücüsü ...'ın %50 (Yüzde Elli) kusurlu olduğu, .... Plakalı aracın ...'ın %50(Yüzde Elli) kusurunun olacağı, dava konusu .... Plakalı aracın toplam hasar onarım bedelinin 68.194,00 TL olarak hesaplandığı, tamamen orijinal parçalar ile tedarik iskontosu uygulandığı, bu hasar onarım bedelinde uygulanan iskonto oranlarının yukarıda belirtildiği üzere davalı ... şirketinin tedarikçilerinden daha uygun fiyatlara temin ettiği parçalardan dolayı sigortalının her hangi bir alacağı olmayacağı, dava konusu ...Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 40.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davacının 4650 kusuruna tekabül eden 20.000,00 TL nın mahsubu ile 20.000,00 TL kaldığı, bu tutardan davalı ...'nin, ... numaralı ZMMS 1imitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 15 gün, günlük araç kirasının 1.000,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 15.000,00 TL olarak tespit edildiği, 2.246,14 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 12.617,86 TL olacağı, bu tutardan davacının %50 kusuruna tekabül eden 6.308,93 TL nın mahsubu ile 6.308,93 TL kaldığı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ...'ın sorumluluğu bulunduğu kanısına varıldığı bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile eş değer parça kullanımından kaynaklı alacak farkı ve KDV farkı alacağı, değer kaybı tazminat talebi ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

Davaya konu olay .... Caddesinden gelip “....i” önündeki kavşaktan Ayaşyolu yönüne dönüş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın,.... Caddesinden gelip kavşağa giriş yapan sürücü.... yönetimindeki .... plakalı aracın sol yan kısmına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede;Sürücülerin trafik ışıklarına uyması, kendisi için “kırmızı ışık” yandığında beklemesi, “yeşil ışık” yandığında ise seyir haline geçmesi gerekir. Bu bağlamda somut olaya bakıldığında, Somut olayda, trafik kazası tespit tutanağında, her iki sürücü de kavşağa yeşil ışıkta giriş yaptığını beyan ettiğinden, hangisinin kırmızı ışıkta giriş yaptığının tespit edilemediği Doktrinde genel kabul gören görüşe ve Yargıtay uygulamasına göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.

Bu kapsamda her iki araç sürücüsünün de %50'şer oranda kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).Bu kapsamda davacı, davalılardan talepte bulunmuştur. Araçta meydana gelen zararın taksirle meydana gelen trafik kazası olduğu davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığından buna ilişki bir iddia da söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Eş değer parça kullanımından kaynaklı alacak farkı ve KDV farkı alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; toplam hasar onarım bedelinin 68.194,00 TL olarak hesaplandığı tamamen orijinal parçalar ile tedarik iskontosu uygulandığı, bu hasar onarım bedelinde uygulanan iskonto oranlarının yukarıda belirtildiği üzere davalı ... şirketinin tedarikçilerinden daha uygun fiyatlara temin ettiği parçalardan dolayı sigortalının her hangi bir alacağı olmayacağı kanaatiyle Eş değer parça kullanımından kaynaklı alacak farkı ve KDV farkı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre değer kaybı bedelinin 40.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davacının %50 kusuruna tekabül eden 20.000,00 TL nın mahsubu ile 20.000,00 TL bakiye değer kaybı tazminatı olacağı 20.000,00 TL değer kaybının davalı ... yönünden 02/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı ... yönünden 100,00 TL'nin dava tarihinden, kalan 19.900,00 TL'nin ıslah tarihi olan 21/01/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

1.Manevi tazminat talebinin REDDİNE,

2.20.000,00 TL değer kaybının davalı ... yönünden 02/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı ... yönünden 100,00 TL'nin dava tarihinden, kalan 19.900,00 TL'nin ıslah tarihi olan 21/01/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Hasar bedeli tazminat talebinin REDDİNE,

4.Maddi tazminat davası yönünden; a-Alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcı ile 732,00 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 5,12 TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 493,52 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin kabul-red oranına göre hesaplanıp belirlenen 3.564,36 TL'nin davalı ... şirketinden, kalan 35,64 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, d-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT 13/2 maddesi gereğince davacı için hesap edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, e-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5.Manevi tazminat davası yönünden; a-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davalı ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince red oranına göre takdir ve hesap edilen 10.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,

6.Davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden; suçüstü ödeneğinden karşılanan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.019,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 15.019,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 9.946,69 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, kalan 5.072,81 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7.Kararın talep halinde taraflara tebliğine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, maddi tazminat davası yönünden miktar itibari ile KESİN olmak üzere, manevi tazminat talebi yönünden kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog