Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : .../...

KARAR NO: .../....

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: .../....
KARAR NO: .../...
KARAR TARİHİ: ....
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: ......
DAVACILAR: ... - ... MİRASÇILARI:
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: 1-... - ...
VEKİLİ: Av. ... -

DAVALI 2-... - ...

DAHİLİ DAVALILAR : 1 -... - ... -

2 -... - ... -

DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ: ......
KARAR YAZIM TARİHİ: .......

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 27.10.2016 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ve maliki ...'e ait, sigorta edeni .......... olan ........ plakalı araç, yaya halde bulunan müvekkiline çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin basit bir tibbi müdahale ile giderilemeyecek derecede kemik kırığının hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına neden olduğunu, davalı hakkında .... ....Asliye Ceza Mah.'nin ..../....E. sayılı dosyası ile ceza davası açılmış olup, işbu dava derdest olduğunu, davalı ..., olayda tamamen kusurlu olup, müvekkilinin maddi ve manevi zararlarından sorumlu olduğunu, diğer davalı ...'de araç sahibi olması nedeniyle müvekkilimin uğradığı maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğunu, yine davalı ... şirketi poliçe kapsamı nedeniyle poliçe limiti kadar maddi zararlardan sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle beden gücü kaybına uğradığı hususu aldığı rapor ile ortada olduğunu, maddi kayıpların karşılığı olarak bilirkişi raporu ile belirlenecek değer üzerinden daha sonra arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminatın her üç davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsilini, manevi üzüntülerin karşılığının para ile ödenmesi mümkün bulunmamakta ise de bu acıların bir nebze hafifletilmesi açısından müvekkili ... için 50.000,00- TL manevi, müvekkili ... için 10.000,00-TL manevi, müvekkili ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılar sürücü ... ve sürücü ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 11/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, 500,00-TL efor kaybı tazminatı talebini ıslah ederek 19.733,81-TL, 2.000,00-TL maddi tazminat talebini ıslah ederek 7.558,94-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ...'e ait ....... plakalı aracın sürücüsü konumunda olan müvekkil ...'e atfedilebilecek herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı yaya ..., kaldırım bulunan yolda, taşıtlara mahsus yolu kullanmak suretiyle mezkur kazanın oluşumuna tamamen kusuru ile sebebiyet verdiğini, dolayısıyla, davacı vekilince dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarının gerçek olmadığını, dava konusu olay, trafik kazası mahiyetinde olup, davacılar tarafından kaza sonucu oluştuğu iddia edilen zararların öncelikle müvekkile ait aracın ZMMS ve Kasko sigorta poliçesini düzenleyen ...'den talep edilmesi gerektiğini, bu kapsamda davacıların, doğrudan sigorta şirketine dava açmak yerine, ekonomik gücü daha zayıf olan müvekkillere karşı da dava açmaları konusunda hukuki yararları bulunmadığını, davacı yanı dava dilekçesinde öne sürdüğü ...'ın çok uzun süre hastanede tedavi gördüğü iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, zira, davacı yanın dosyaya delil olarak sunduğu Epikriz Formu'nda da görüldüğü üzere; davacı yan 30.10.2016 ile 03.11.2016 tarihleri arasında olmak üzere toplamda sadece 4 gün hastanede tedavi gördüğünü, müvekkillerim tarafından, taburcudan sonra davacı yanı tedavi eden doktorla görüşülmüş ve durumunun iyi olarak hastaneden tabucu edildiği öğrenildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından, dava açılmadan önce müvekkil şirkete yazılı başvuru ile talepte bulunması, başvurudan itibaren 15 gün içinde bu isteğe cevap verilmemesi veya cevabın talebi karşılaması halinde, dava açılması gerekirken başvuru yapılmaksızın doğrudan açılan iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ......... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 0001-0210-17301701 numaralı Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, vefat eden davacı ...’ın maddi tazminat taleplerinin kabulüne, buna göre 29.792,75-TL maddi tazminatın davalı ..., davalı ...’in yasal mirasçıları olan dahili davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ...Ş. yönünden dava tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak vefat eden davacı ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...’a miras payları oranında verilmesine, vefat eden davacı ...’ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, buna göre 26.000,00 TL manevi tazminatın davalı ..., davalı ...’in yasal mirasçıları olan dahili davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak vefat eden davacı ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...’a miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...’ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, buna göre 7.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’in yasal mirasçıları olan dahili davalılar ..., ..., davalı ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...’ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, buna göre 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’in yasal mirasçıları olan dahili davalılar ..., ..., davalı ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

Davalı ... vekili istinafa başvuru dilekçesinde, maluliyet raporunun tanzim edilmesinde 11 Ekim 2008 tarihinde 27021 S. Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu, %1,8 teknik faiz, ax,n formulü ile hesaplama yapılması gerekirken; Yargıtay yerleşik içtihatları ve genel şartlar öncesinde uygulanan progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatı bakımından sigorta şirketlerinin herhangi bir tazmin sorumluluğu kalmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, hükmedilen faiz türünün de hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacılar vekili istianfa başvuru dilekçesinde, hükmedilen maenvi tazmiantın az olduğunu, yerel mahkemece maddi tazminat miktarı belirlenirken talep edilen tüm kalemlerin dikkate alınmadığını, bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... istinafa başvuru dilekçesinde, maluliyet raporunun tanzim edilmesinde 11 Ekim 2008 tarihinde 27021 S. Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu, %1,8 teknik faiz, ax,n formulü ile hesaplama yapılması gerekirken; Yargıtay yerleşik içtihatları ve genel şartlar öncesinde uygulanan progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatı bakımından sigorta şirketlerinin herhangi bir tazmin sorumluluğu kalmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, hükmedilen faiz türünün de hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... istinafa başvuru dilekçesinde, maluliyet raporunun tanzim edilmesinde 11 Ekim 2008 tarihinde 27021 S. Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu, %1,8 teknik faiz, ax,n formulü ile hesaplama yapılması gerekirken; Yargıtay yerleşik içtihatları ve genel şartlar öncesinde uygulanan progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatı bakımından sigorta şirketlerinin herhangi bir tazmin sorumluluğu kalmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, hükmedilen faiz türünün de hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili istinafa başvuru dilekçesinde, dava yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine yazılı olarak başvurunun dava şartı haline geldiğini, tazminata ilişkin hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiğini, 1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet oranın hatalı olduğunu, 28603 sayılı yönetmeliğe aykırı rapor tanzim edilerek hükme esas alındığını, müvekkili şirketin tedavi gideri tazminatından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava,trafik kazasından ötürü meydana gelen yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, alınan aktüerya bilirkişi raporunda belirlenen tazminat kalemleri kapsamında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın ıslah etmiştir. Davanın kısmi dava niteliğinde olduğu ve davacı ıslah suretiyle tavan tazminat istemini bu davada belirlediğine göre, iş bu davada davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Kaldı ki, davacı müteveffanın bakım giderinin yöntemine göre hesaplandığı 3 aylık iyileşme süresi dikkate alınarak hesaplamanın brüt ücret üzerinden yapıldığı, tedavi giderleri bakımından 6111 sayılı yasa kapsamı dışında olup, 11/08/2021 tarihli aktüerya raporunda detaylanan ve SGK tarafından karşılanmayan giderlerin hesaplandığı anlaşılmış olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan, davalılar lehine reddedilen talepler bakımından ayrı ayrı ücreti vekalet takdirinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.

Davalı ... vekili davacının müvekkili şirkete KTK 97 maddesi uyarınca usulüne uygun yazılı müracaatta bulunmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. Dava açılmadan önce sigortaya başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açıldıktan sonra 13/10/2017 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmakla sigorta şirketine yazılı müracaat dava şartı tamamlanabilir dava şartı olduğundan her ne kadar dava açılmadan evvel müracaatta bulunulmamış ise de, yargılama devam ederken eksikliğin giderildiğinden davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Aktüerya bilirkişice kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 24/08/2021 tarihli raporda isabetli şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve (teknik faiz dikkate alınmaksızın) progresif rant yöntemi benimsenmiştir. Zira, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih - 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E- 2021/1848 K sayılı ilam). Bu hususa yönelik yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).

Dava konusu kaza 27.10.2016 tarihinde gerçekleştiğine göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerince düzenlenmesi gereken hükme esas maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğince hazırlanması doğru olmamış, davacının vefatı dikkate alınarak, daha önce, dosya arasına alınan tıbbi belgeler ile, ATK ilgili trafik ihtisas dairesinin tespit ettiği hususlar tapsamında, kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri doğrultusunda dosya üzerinden rapor alınması için yerel mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. 6111 sayılı Kanun 59 maddesi ile 2918 sayılı KTK 98 maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumlu olacaktır. Ancak SGK, açıklanan madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 17 HD 2020/532 E-2021/2737 K sayılı ilam) . Davacının talep ettiği tedavi giderinin belgeli olanların SGK sorumluluğunda, kural olarak belgeye bağlanmayan 1.161,85.-TL bedel, terapist gideri ile, tedavi süresince bakıcı giderine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Maluliyete ilişkin rapor bakımından karar kaldırılmış olup, alınacak maluliyet raporuna göre , manevi tazminatın takdirinde değişiklik olabileceği gözetilerek, bu aşamada manevi tazminat miktarına yönelik istinaf istemi incelenmemiştir.

HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvuran taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,

3.Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4.İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog