8. Ceza Dairesi 2024/19037 E. , 2025/10836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2023 tarihli ve 2023/119 Esas, 2023/552 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10... ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/387 Esas, 2024/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın en baştan beri tutarlı ve aynı doğrultuda beyanda bulunduğuna, kuşkudan uzak kesin delillerin olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, usulüne uygun arama kararı olmadığına, aramadan ele geçenlerin hükme esas alınmaması gerektiğine, suç işleme iradesi olmadığına, suçun iştirak halinde işlendiğine dair delil olmadığına, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, eksik soruşturma ve yetersiz delillerle karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın diğer sanık arkadaşı ile beraber otobüsle seyahatlerinde yanlarında 3 paket halinde cips paketleri ile kurabiye kutusuna konulmuş net 375,8 gram metamfetamin, net 438 gram metamfetamin ve net 868,8 gram metamfetaminin ele geçirilmesi olayına ilişkin olarak,
Otobüs şoförünün ihbarı üzerine istinaden soruşturmaya başlanılması, sanığın atılı eylemi kabul etmesi, rızaen teslim edilen uyuşturucu madde paketleri üzerinde sanığın parmak izinin tespit edilmiş olması ile uyuşturucunun saklanma ve ele geçirilme şekli birlikte değerlendirildiğinde suçun işlendiğinin kabulü ile birlikte sanığın anlatımının tek başına suçun ortaya çıkmasına hizmet etmiş olduğundan bahsedilemeyeceği ve dolayısıyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönündeki değerlendirmede bir hukuka aykırılık görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği görülmekle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı nazara alınarak uyuşturucu madde ticaretine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/387 Esas, 2024/296 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.