T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekili, mahkememize verdiği 30/03/2016 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: Müvekkilin mobilya imalatı üzerine faaliyet gösterdiğini, ... ve ...-...-... abone numarası ile davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, tesisat numaraları ile 2005 yılından bu yana davalı şirketlerin abonesi olarak elektrik aldığını, tüm elektrik faturalarını, eksiksiz ve düzenli olarak ödediğini, davalıların müvekkil şirkete elektrik enerjisi satarken elektrik birim fiyatlarına gizlenmiş olarak kayıp- kaçak trafo kaybı, dağıtım, sayaç okuma, parakende satış hizmeti, iletim bedelleri ile bu bedeller üzerinden KDV ve diğer vergiler ile TRT payına da katırak tahsil ettiğini beyanla tahsil edilen bedeller ile bunlar üzerinden hesaplanan ve haksız olarak alınan KDV ve diğer vergi, fon, TRT payı ve bedellerin kesinti yapıldığı tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... A.Ş vekili 09/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak husumet itirazında bulunarak husumetin EPDK ya ve ... A.Ş ne yöneltilmesi gerektiğini, zaman aşımı def'inde bulunduğu, yargı yolu bakımından EPDK ya Danıştay'da dava açılması gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, esasa ilişkin olarak dava ile talep edilen fatura bileşenlerinin dağıtım şirketlerinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketlerine ödenen bedeller olduğu, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkilinin insiyatifinde olmadığını, mevzuat gereği uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, fatura bileşenlerinin EPDK tarafından belirlendiğini, davacının lisans sahibi şirket ile yapmış olduğu sözleşmeye uyması gerektiğini, ihtirazi kayıt olmadan yapılan ödemenin istirdadının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... A.Ş vekili 11/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak husumet bakımından davalının ... ve EPDK'ya karşı açılması gerektiğini, yargı yolu bakımından EPDK aleyhine Danıştay'da dava açılması gerektiğini, zaman aşımının gerçekleştiğini, esas yönünden müvekkilinin EPDK'nın tarifesine uymak zorunda olduğunu, ödemenin ihtirazi kayıt olmadan yapıldığını, iadesinin istenemeyeceğini, kayıp kaçak bedelinin maliyet unsuru olarak faturada gösterilmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
Davacı vekili dava dilekçesinde;abonelik sözleşmelerinin davalı şirketten istenilmesini, EPDK 'nın 2011 yılından 2016 yılı dahil kayıp kaçak dağtım sayaç okuma parakende satış hnimeti iletim bedelleri ile ilgili tebliğleri, müvekil şirketin defter kayıt ve ödeme belgeleri, davalı dağıtım ve parakende şirketinden vekkil şirkete ait 2005-2016 yılları da dahil olmak üzere elektrik faturalarının istenilmesi, elektrik faturaları, bilirkişi incelemesi, davalı dağıtım şirketinin kayıtları, ayın konuda açılmış ve karar verilmiş benzer davası dosyaları ve kararları, yargıtayı kararları ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; lisans, kurul kararları, müvekkili kayıtları, emsal kararlar, bilirkişi incelemesi, EPDK ile konu hakkında yapılacak yazışmalar, EPDK'nın kamuoyu duyurusu ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; EPDK kurul kararı, Yargıtay kararları, abone sözleşmesi ve kayıtları, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı ... A. Ş ve ... A.Ş vekili husumet itirazında bulunmuşlar ise de bilirkişi raporunda belirlendiği şekilde rapor ekindeki faturaların davalı şirketlerce düzenlenmiş olduğundan husumet itirazlarının yerinde olmadığı, zaman aşımı def'inde bulunmuşlar ise de davacı, dilekçesinde davasını belirsiz alacak davası olarak 1000-TL olarak açmış olduğundan ve bilirkişi raporu kapsamına göre dava tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre içinde davacı vekilinin talep edebileceği miktarın Hukuk Genel Kurulu içtihatlarına göre 7.661,28-TL veya Yargıtay ... Hukuk Dairesi kararları kapsamına göre 16.939,17-TL olduğundan belirlenen bu kısımlar itibariyle alacak talebinin zaman aşımına uğramasının söz konusu olmadığından zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, yargı yolu bakımından EPDK'ya karşı dava açılmasını belirtmişler ise de davacının aboneliği sebebiyle faturalarının davalılar tarafından düzenlenmiş olduğundan davalılar için Adli Yargıda dava açılması yerinde olup yargı yolu itirazının reddine, belirsiz alacak davası açılamayacağı yönünde itiraz var ise de fatura kapsamlarının davalı kurumlarca belirlenmiş olup kayıtlarının davalı şirketler bünyesinde bulunduğundan ve miktarının davacı tarafından tam olarak bilinmesi mümkün görülmediğinden HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası açabileceğinden bu husustaki itirazlar da yerinde görülmemiştir.
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 08/12/2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi ibraz ettiği 29/06/2017 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; Hukuk Genel Kurulu Kararlarına göre davacı şirkete ait elektrik aboneliğinden, davalılar tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden ayrıca alınan TRT payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim vergisi ve KDV tutarı, tahsilatı gerçekleştiren şirketlerin faaliyet dönemlerine göre; ... A.Ş ... numaralı abone için KDV dahil 2.083,91TL, ... numaralı abone için KDV dahil 1.186,59 TL olmak üzere toplam 3.270,51 TL, ... A.Ş ... numaralı abone için KDV dahil 3.344,23-TL, ... numaralı abone için KDV dahil 1.046,54 TL olmak üzere toplam 4.390,77 TL her iki şirketçe yapılan toplam tahsilat KDV dahil 7.661,28 TL hesaplandığı, buna karşılık Yargıtay ... Hukuk Dairesinin çok sayıda kararında sadece kayıp-kaçak bedelinin değil, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedellerinin de abonelere iadesine karar verildiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin emsal kararları doğrultusunda; kayıp-kaçak bedeli ile birlikte, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedelinin de iadesine karar verilmesi halinde davacının talep edebileceği fatura bileşenlerinin her iki şirketçe yapılan toplam KDV dahil 16.939,17-TL olarak hesaplandığını, ... A.Ş tarafından davacıdan tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, iletim ve sayaç okuma bedelleri, nihai durumda ilgili mevzuat gereği, davacının aboneliğinin bulunduğu bölgede görevli dağıtım şirketi olan ... A.Ş'ne aktarılmakta olduğunu, bu tespit ve değerlendirmelerin davanın açıldığı tarihte geçerli olan mevzuata 4628 sayılı yasa ve 6446 sayılı yasaya göre yapıldığını ancak 17/06/2016 tarihli 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" un 21. Maddesi ile 6446 sayılı kanunun 17. maddesine eklenen 10. Fıkra hükmü ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" düzenlemesi getirilmiş olup buna göre, EPDK tarafından çıkarılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda, Mahkemelerce sadece EPDK'nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, dava konusu edilen dönemde ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları, EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, davacıdan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmamakta olduğunu, rapor ekindeki kayıp-kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin hesaplanması sırasında, ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan tüm fatura bileşenleri kontrol edilerek bunların EPDK tarafından yayımlanan tarifelere uygun olduğu görüldüğünden ayrıca karşılaştırma yapılmadığını, diğer taraftan 6719 sayılı Kanunun geçici madde 20 hükmünde, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 inci madde hükümleri uygulanır" düzenlemesi yer almakta olup, buna göre 6446 sayılı kanunun 6719 sayılı Kanun ile değişik 17. Maddesinin, 6719 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen 10. Fıkra hükmünde yer alan, "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" düzenlemesinin iş bu dava açısından uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede dikkate alındığı taktirde, yukarıda bahsi geçen Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsi edilen diğer elektrik bedeli kalemlerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından, davacının iş bu dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonucuna ulaşmak gerekeceği kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı vekili 26/07/2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde sonuç olarak itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili 27/07/2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde sonuç olarak; yeni yasa değişikliği konusundaki kabulü de göz önüne alınarak aleyhe hususlar konusunda itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili 28/07/2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde sonuç olarak;6719 sayılı yasa hükümleri gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 21/11/2017 tarihli oturumunda dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişinin 04/01/2018 tarihli raporunun sonuç bölümünde; dava konusu edilen dönemde ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp- kaçak bedeli birim fiyatları ve tutarları, EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nin düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, davacıdan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığını, EPDK tarfilerine göre yapılması gereken tahsilat miktarı ile fiili tahsilat miktarı arasındaki farkın da belirtildiği üzere EPDK tarifelerinin her üç ayda bir değişmesi, kamuoyuna ilan edilen tarifelerin tüm küsüratlarının tarifede gösterilmemesinden (bir miktar yuvarlatılmış olması ) kaynaklandığı bildirilmiştir. Davalı ... A.Ş ek rapora karşı 18/01/2018 tarihli dilekçesi ile beyanlarını sunarak 6719 sayılı yasa hükümleri gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ek rapora karşı beyan vermemiştir. Davalı ... A.Ş ek rapora karşı beyan vermemiştir. Dava, davacının aboneliği sebebiyle düzenlenen faturalarda fazladan tahsil edildiği iddia edilen kayıp kaçak bedeli ve diğer bileşenlerin tahsili için açılan alacak davasıdır.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacının davalı ... A.Ş'nin abonesi olduğu, abonelik kapsamında elektrik enerjisi kullandığını, kullanılan elektrik enerjisi kapsamında davalı şirket tarafından faturaların düzenlendiği, fatura kapsamında EPDK tarifesinde belirtilen fatura bileşenlerinin yer aldığı, rapor kapsamına göre ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarih ... E ... sayılı kararı kapsamına göre davacının KDV dahil 7.661,28 TL alacağının olduğu, Yargıtay ... HD'nin içtihat kapsamına göre davacının KDV dahil toplam 16.939,17 TL alacağının bulunduğu, ancak yargılama aşamasında 6446 sayılı yasada yapılan değişiklik ile ilgili yasanın 17. maddesinin değiştirildiği ve geçici 20. maddesinin eklenmiş olduğu, 17. maddesinin Enerji şirketlerinin fatura düzenlemede EPDK tarifesine uymaları gerektiği ve mahkemelerce yapılacak yargılamada da fatura kapsamının EPDK tarifesine uygunluğunun esas alınması gerektiği yerindelik denetiminin yapılmasının söz konusu olmayacağının belirtilmiş olduğu, geçici 20. maddede değişik 17. maddenin açılmış ve açılacak davalarda uygulanmasının öngörüldüğü, bu sebeple yargılama aşamasında yapılan değişiklik sebebiyle değişikliğin açılan bu davada da uygunması gerektiği, alınan ek raporda davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturalar ve bu kapsamda yapmış olduğu tahsilatın EPDK tarifesine aykırılığının bulunmadığını ve bu sebeple davacının davalı şirketten alacağının oluşmadığı, davanın açılması aşamasında davacı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bu kararı destekleyen diğer hukuk dairelerinin ilgili kararlarını benimseyerek davanın açıldığı, alınan esas raporla davacının alacaklı olduğunun belirlendiği ancak yasa değişikliği sebebiyle davacının alacaklılık durumu sona ermiş olup alacağı talep etmesi mümkün olmadığı, davacının elinde olmayan sebeple dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2.Alınması lazım gelen 35,90-TL harçtan peşin alınan 29,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 6,70 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesine göre. 1000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan ilk masraf 29,20-TL, 27 davetiye gideri 326,50-TL, 1 müzekkere gideri 5,20-TL, bilirkişi ücreti 600-TL toplamı 960,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair dava vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin yüzlerine karşı diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)