Esas No
E. 2025/505
Karar No
K. 2026/191
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/505 Esas
KARAR NO: 2026/191
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/07/2025
KARAR TARİHİ: 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2018/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalı tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz etmiş ve icra dairesi davalının itirazı üzerine söz konusu takibi durduduğunu, borçlu/davalının, müvekkili kurum ile elektrik abonelik sözleşmesi ile adresine elektrik perakende satışı yapılmış olup işbu sözleşme dilekçemiz ekinde sunulduğunu, davalı tarafından takibe konu aylık fatura tüketim bedelleri ödenmediğini, davalıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedelleri insan müdahalesi olmaksızın endeksör cihazı ile davalı adına kayıtlı elektrik sayacından ölçülen tüketim endeks değerlerine göre tahakkuk ettirildiğini, borçlu ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, borçlu tamamen haksız ve kötüniyetli işbu icra takibine itirazıyla kullandığı elektrik borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullanmadığını, hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının .... İcra Müdürlüğü 2018/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına karar verilmesini, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, AAÜT 16/2. Maddesinin C bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesini dosya kapsamına sunmamıştır.

DELİLLER

.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2018/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... A.Ş Mahkememiz davalısı ... Vergi Numaralı ...'ne ait abonelik dosyası, abonelik belgeleri ve tüm faturaların gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İTOya müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ... ŞİRKETİ ( VKN:...)'nin kayıtlarının çıkartılarak, şirketin aktif olup olmadığının araştırılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememiz 09/03/2026 tarihli celsede, dava konusu takip dosyasında ödeme emrinin davalı borçluya 10.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşılık davalı borçlunun 22.01.2019 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşıldığından, itirazın süresinde olup olmadığı ve icra dosyasında görünen tebligat ve itirazlardan farklı bir hususun bulunup bulunmadığını açıklamak üzere davacı vekiline 3 günlük kesin süre verilmesine, aksi takdirde mevcut duruma göre yargılamaya devam edileceğinin ihtarına, ara karar yerine getirildikten sonra, dava şartlarının incelenmesi hususunda dosyanın resen ele alınarak celse arasında incelenmesine, bu aşamada yeni duruşma günü tayin edilmesine gerek bulunmadığına karar verildiği, ancak davacı vekilince 3 günlük kesin süre içerisinde herhangi bir beyan dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Dava, elektrik tüketim faturası borcunun tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.

İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.

İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.

Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takibin incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Takip alacağı, ödenmeyen enerji tüketim faturasına dayanmaktadır. Fatura dönemi 09/2018’dir. Taraflar arasındaki sözleşme ise 03/11/2016 tarihlidir.

İtirazın iptali davaları yukarıda açıklandığı üzere takibe bağlı davalardır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun bir takip ve yine usulüne uygun bir itirazın bulunması gerekir. Eldeki davada takip genel haciz yoluyla takiptir. Bu takipte itiraz süresi 7 gündür. Ödeme emrinde de 7 gün içinde takibe itiraz edilebileceği ihtar edilmiştir. Davalı borçluya ödeme emri 10/01/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. İtiraz ise 22/01/2019 tarihinde yapılmıştır. Bu haliyle itirazın 7 günlük süre içinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Usulüne uygun olarak süresinde yapılan bir itiraz mevcut olmadığından açılan işbu iptali davasının da dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1.Davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE,

2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 11.463,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6.Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026 Katip .... Hakim ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog