T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili .....'un 04/05/2016 tarihinde Çavuşpaşa Cad. Üzerinde hemşirelik stajını yapmak üzere staja giderken davalının kullandığı .... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, bacağında kırıklar oluştuğunu, davalının zararların karşılanacağını beyan etmesi üzerine şikayetçi olunmadığını, kaza sonucu bir dizi ameliyat geçirerek ayağına platin takıldığını, davalı araç sahibi ve kazaya sebebiyet veren sürücü olarak diğer davalı ...... sigorta A.Ş ile aracın sigorta şirketi olduğundan birlikte sorumlu olduklarını, adli yardım talebinin kabulüne, davalıya ait araç üzerine tedbir konulmasına, davalıların müştereken ve müteselsilen 100,00 TL maddi tazminatı olay gününden itibaren faizi ile birlikte ödemelerine, davalıların müştereken ve müteselsilen müvekkili .....'a 5.000 TL manevi tazminatı olay gününden itibaren faizi ile birlikte ödemelerine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...... cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ara sokaktan caddeye giriş yapmak isterken sağına baktığını ve soluna bakıp hareket etmek istediği an davacının elinde telefon ve kulaklığı ile dikkatsiz, tedbirsiz olarak yola girdiğini ve kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan sonra müvekkilinin davacıyı Bahçelievler Devlet Hastanesine götürdüğünü, davacının annesi ......'ın karakolda hiçbir baskı altında kalmadan şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın istemiş olduğu manevi tazminatın fahiş olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı .... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığını, dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, poliçe kapsamından da anlaşılacağı üzere manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamına dahil olmadığını, maluliyet oranlarının tespitinde meydana gelen sakatlığın kalıcı hale gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddine, aksi halde sürekli iş göremezlik ile ilgili dosyanın ATK ya sevkine, manevi tazminat talebinin reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ..... Esas ..... Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi 27/02/2025 tarih ...... Esas- ..... Karar sayılı ilamı ile, " ...O halde, yerel mahkemece yapılacak iş, önce davalı sigorta şirketine yönelik açılan dava yönünden tamamlanabilir dava koşulunun yerine getirilmesi için davacıya mehil ve imkan verilmesi, eksiklik giderilir ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki " Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek maluliyet oranının ne olduğu tespiti suretiyle usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde yeni bir rapor alınması, akabinde aktüer bilirkişiden TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi kulanılarak, davacının kaza tarihindeki geliri asgari ücret olarak kabul edilerek ve davacının doğru yönetmelik hükümlerine göre tespit edilecek maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik ( maluliyet tazminatının) hesaplanması için ek rapor alınması, toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre, davalı sigorta şirketinin istinaf yasa yoluna başvurduğu gözetilerek taraflar yararına oluaşn usuli kazanılmış haklara riayet etmek suretiyle bir karar verilmesinden ibarettir.
Hal böyle olunca, yukarıdaki bentlerde tek tek ve ayrı ayrı gösterilen hatalı uygulama ve değerlendirme sonucunda hüküm verilmiş olması hali HMK.m.353/1-a/4 - HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki durumu oluşturacağından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma neden ve şekline göre davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve eldeki esası almıştır. 30/04/2019 Tarihli Bilirkişi ......'ın kusur Raporunda özetle;
1.Davalı tarafa sigortalı ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ......’nın %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
2.Davacı yaya ......’un %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, şeklinde görüş bildirilmiştir.
Adli tıp kurumu ..... İhtisas kurulu ..... sayılı, 23 Eylül 2025 tarihli raporunda;"..... kızı, 24.06.1998 doğumlu .....’un 04.05.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; I-Kas İskelet Sistemi Alt Ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.2’ye göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4(yüzdedört) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin geçici veya sürekli yardımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. 31/12/2025 tarihli bilirkişi ......'ın hesap raporunda: "1) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 542.099,81 hesaplanmış ise de; davacının sürekli iş göremezlik maddi zarar talebinin 96.370,00 TL’na ıslah olunduğu, bununla birlikte; 310.000,00 TL sakatlık teminat limitiyle sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği,
2.ATK ..... İhtisas Kurulunun 23.09.2025 tarihli raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtildiğinden, bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı, hal böyle olunca bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı,
3.Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09.05.2017 tarihi; davalı sürücü yönünden 04.05.2016 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile bakıcı-tedavi gdieri istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, 04/05/2016 tarihinde davalı sürücü ..... 'ın sevk ve idaresindeki ..... plaka nolu aracı ile yaya olarak yolda ilerleyen davacı ......'a çarpması neticesinde yaralandığı belirtilerek, davacının kaza sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Mahkememizce istinaf incelemesi öncesi yapılan yargılama sonucu ...... Esas ..... Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas ...... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası devam eden yargılamada mahkememizce davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri esas alınmak suretiyle ATK tarafından tekrar maluliyetinin tespiti sağlanmış olup, buna göre 23/09/2025 tarihli Adli tıp kurumu ..... İhtisas kurulu raporuna göre davacının, tüm Vücut Engellilik Oranının %4(yüzdedört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli yardımına muhtaç durumda olmadığı hususları belirlenmiştir.
Maluliyetin mevzuat hükümlerine uygun olarak belirlenmesi akabinde dosyanın istinaf ilamında belirtilen TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılarak ve davacının kaza tarihindeki geliri asgari ücret olarak kabul edilerek tazminat hesaplaması yönünden bilirkişiye tevdi sağlanmış olup, buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 542.099,81 TL hesaplanmış olduğu, ATK ...... İhtisas Kurulunun 23.09.2025 tarihli raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtildiğinden, bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı, hal böyle olunca bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı belirtilmiştir.
Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı bilirkişi tarafından 542.099,81 TL olarak hesaplanmış ise da, davacının istinaf incelemesi öncesi sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 96.370,00 TL olarak ıslah ettiği ve kararı istİnaf etmediği bu suretle bu miktar yönünden davalılar açısından usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından davacının daha önce ıslah etmiş olduğu 96.370,00 TL maddi tazminata yeniden hükmedilmiştir. Davacının bakım ve bakıcı gideri tazminat talebinin ATK raporu uyarınca , İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihindne itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli yardımına muhtaç olmadığı şeklinde değerlendirme gereği bu talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat istemleri yönünden, mahkememizce istinaf incelemesi öncesi verilen kararın davacı tarafça istİnaf edilmediği bu suretle bu miktar yönünden davalılar açısından usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığında , daha önce hükmedilen manevi tazminat miktarlarına tekrar davacılar lehine hükmedilmiştir
Ayrıca, istinaf ilamında belirtildiği üzere davacı tarafa, davalı sigorta şirketine KTK'nın 97. Maddesi kapsamında yazılı başvuruda bulunması hususunda ihtaratlı kesin süre verilmiş olup, davacı tarafın 07/04/2025 tarihinde sigorta şirketine başvurduğu ancak olumlu bir dönüş sağlanmadığı anlaşılmakla, söz konusu başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 18/04/2025 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği mahkememizce belirlenmiştir. Hesap bilirkişi raporunda temerrüt başlangıcı ve faiz nev’i hususunun istinaf kaldırma kararı kapsamı dışında bırakılarak kesinleşmiş olduğu belirtilerek temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09.05.2017 tarihi olduğu belirtilmiş ise de, istinaf ilamında açıkça davacının davalı sigorta şirketine KTK 97. maddesi kapsamında başvurusunun bulunmadığı, bu eksikliğin tamamlanması gerektiği ve buna bağlı davalı sigorta şirketinin istinaf öncesi usulüne uygun temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından ve kararın sigorta şirketi tarafından istinaf edilmesi davacılar tarafından istinaf edilmemesi sebebiyle bu yönde bir usuli kazanılmış hak durumu oluşmayacağından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 18/04/2025 olduğu anlaşılmış ve hükümde bu yönde yapılan yazım hatasının hükmün tashihi yolu ile düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;
- Davacı ...... için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 96.370,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 09/05/2017 tarihinden itibaren diğer davalı ...... yönünden kaza tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Bakım ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, -Davacı ..... için talep edilen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı .....'dan kaza tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, - Davalı .... için talep edilen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı .....'dan kaza tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 7.402,75 TL karar harcından mahkememiz dosyasına yatırılan 388,53 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.014,22 TL eksik harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 388,53 TL tamamlama harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen 10.830,60 TL yargılama giderinden (tebligat/ müzekkere posta masrafı, bilirkişi ücreti,) davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 9.806,02 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sarf edilen 900,00 TL yargılama giderinden davanın red oranı dikkate alınarak 85,14 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince 11.313,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8.Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2026 Katip ..... Hakim .......
(e-imzalıdır)
Tashih Şerhi
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı 16/02/2026 tarihli gerekçeli kararında; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacı ..... için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 96.370,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 09/05/2017 tarihinden itibaren diğer davalı ..... yönünden kaza tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde yazılmış olduğu, dosyanın incelenmesinde belirtilen hüküm maddesinde davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin yazımında sehven maddi hata yapıldığı anlaşıldığından, Mahkememizce verilen 16/02/2026 tarihli gerekçeli kararının 1 nolu maddesinin HMK'nın 304. maddesi gereği "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacı ...... için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 96.370,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 18/04/2025 tarihinden itibaren diğer davalı ......yönünden kaza tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Katip ..... Hakim .....
(e-imzalıdır)