5. Hukuk Dairesi 2024/13158 E. , 2025/8587 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Mardin ili, .... ilçesi,...köyü 81 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2013 tarihli ve 2012/919 Esas, 2013/847 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı
1.Mahkemenin 09.07.2013 tarihli ve 2012/919 Esas, 2013/847 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece yapılan inceleme sonucunda; alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir, dava konusu taşınmazın, dosyada bulunan 05.12.20 12... .04.2013 tarihli Kızıltepe Belediye Başkanlığı yazıları ve dava konusu taşınmaza ilişkin olan Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/356 Esas, 2012/641 Karar sayılı ilamına esas bilirkişi raporuna göre "arazi" vasfında olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi gerekirken, taşınmaza arsa olarak değer biçen rapor hükme esas alınarak fazla bedel tespiti, davalı ...'ın vekiline verdiği vekâletnameye dosya arasında rastlanmamış bu durumda, varsa vekâletname eklenmeden, vekili yok ise dava dilekçesi ve eklerinin davalı asile tebliği ile davaya katılımı sağlanmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması ve acele el koyma dosyası ile bloke edilen bedelin, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilmesinden sonra kalan fark kamulaştırma bedeli davalılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fark kamulaştırma bedeli bulunmadan, tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalılara ödenmesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.09.2017 tarihli ve 2016/232 Esas, 2017/669 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalı ...
vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, arazi olarak değerlendirilmesinin doğru olduğunu, aynı bölgeden Yargıtay'ın incelemesinden arazi olarak geçen dosyaların olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tarla değil arazi vasfında olduğunu, AVM vs. gibi yerlere yakın konumda bulunduğunu, arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri (1086 sayılı Kanun) Kanunu'nun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Bozma sonrası tespit edilen bedelin bozma öncesi ilk kararla ödenmesine karar verildiğinden tespit edilen bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken son karar tarihine kadar faiz işletilmesi bozmayı geerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (5) numaralı bendinde yer alan "09.07.2013" ve "11.09.2017 " tarihlerinin çıkarılarak yerine sırasıyla "15.12.2012" ve "09.07.2013" tarihlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz isteminin Hazineye irat kaydedilmesi,28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.