5. Hukuk Dairesi 2024/12213 E. , 2025/8590 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Bursa ili, ..., ... köyü, 157 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.10.2012 tarihli ve 2011/465 Esas, 2012/513 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı
1.Mahkemenin 09.10.2012 tarihli ve 2011/465 Esas, 2012/513 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın sulama kanallarından ... Köyünde arazilerin sulanması amacı ile yapılmış sulama kanallarına uzak düştüğü için istifade edemediği, dava konusu taşınmaz ve çevresindeki diğer taşınmazların açılan artezyenlerden motopomp vasıtası ile sulandığı, artezyen açmanın fazla maliyet getirmediği belirtilmekle yetinilmiş, taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar araştırılmadan, taşınmazın sulu tarla kabul edilip sulu tarım arazilerinde münavebeye alınabilecek ürünlere göre değerlendirme yapan rapor esas alınarak hüküm kurulması ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında mevcut olan ipotek ve haciz şerhlerinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin dikkate alınmaması nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.08.2014 tarihli ve 2013/676 Esas, 2014/655 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişiler bozmaya konu olan raporlarında ısrar ederek Yargıtay kararına karşı direndiklerini, oysa bilirkişilerin bozma kararına direnme hakları olmadığı gibi, bozma ilamında yazılı hususları karşılayacak nitelikte ek rapor düzenlenmeleri zorunlu iken bozma ilamına direnilen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, % 10 oranındaki objektif değer artışının kabul edilemeyeceğini, kamulaştırma bedeline faiz uygulanması hatalı olduğu gibi faiz tarihlerinin de kabul edilemeyeceğini, taşınmazın idare adına tapuya tescili ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun 999 uncu maddesi uyarınca yol olarak terkini ve ... lehine tesciline karar verilmesi gerekirken Hazine adına tescili hususunda hüküm kurulması hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulû Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Bozma sonrası tespit edilen bedelin değişmediği ve bu bedelin bozma öncesi ilk kararla ödenmesine karar verildiğinden, tespit edilen bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekir.
4.Dava konusu taşınmazın ... adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a)(1) numaralı bendinin 2. paragrafında yer alan "30.04.2013" ve "05.08.2014 " tarihlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "13.01.2012" ve "09.10.2012" tarihlerinin yazılması,
b)(1) numaralı bendinin 2. paragrafında yer alan "Hazine" kelimesinin hükümden çıkartılarak, yerine “... ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.