10. Hukuk Dairesi 2025/1668 E. , 2026/404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle daha önce boşandığı eşiyle 08.10.2020 tarihinde yeniden evlendiğini ve bunu davalı Kuruma bildirdiğini, müvekkiline davalı Kurumca 01.08.2020-08.10.2020 tarihleri arasında yersiz ödeme yapıldığı iddiasıyla borç çıkartıldığını, çıkartılan borç tarihlerinde müvekkilinin evlendiği eşiyle ayrı olduğunu, 01.08.2020-08.10.2020 tarihleri arasında birlikte yaşamalarının imkansız olduğunu, davacının boşandığı eşinin polis memuru olması ve bir emniyet personelinin görev yaptığı merkez dışında ikamet etmesinin mevzuat açısından ve meslek işleyişi bakımından mümkün olmadığını belirterek davalı Kurum tarafından davacının 01.08.2020 tarihinden itibaren ölüm aylığının kesildiğine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın evlenme tarihi olan 08/10/2020 tarihinden itibaren kesilmesine, iptal tarihinden yeniden evlenme tarihi olan 08.10.2020 tarihine kadar olacak şekilde iptal nedeniyle ödenmeyen birikmiş aylıkların dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine, davalı Kurum tarafından ölüm aylığının iptali nedeniyle tahakkuk ettirilen tüm borçların ve 01.02.2021 tarih, 2020/1357-194242 takip numaralı ve 28.01.2021 tarih, 2021/0648 -19249250 takip numaralı borçların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından müvekkilinin evlenme ödeneği talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile evlenme ödeneğinin evlenme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum işlemlerinin usul ve kanunlara uygun olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, teftiş raporundaki tanık ifadeleri de dikkate alındığında asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davacının iş bu dosyamızda açmış olduğu dava ve birleşen Konya 4. İş Mahkemesinin 2021/71 Esas-221 Karar sayılı davası yönünden davanın reddine;" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: "davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
Tarafların evliliklerini bir daha denemek amacıyla ortak çocukları da olması onların geleceğini düşünerek medeni insanlar olarak konuştuğunu ve 08.10.2020 tarihinde tekrar nikah akitlerini yaparak evlendiğini, 08.10.2020 öncesinde hiç bir şekilde birlikte yaşama gibi bir durumları olmadığını, tanık ...’ın beyanları çelişkili olup gerçeği yansıtmadığını, kararın müvekkil lehine kaldırılarak/bozularak davanın ve tüm taleplerin tamamen kabulüne karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi