11. Hukuk Dairesi 2025/2653 E. , 2025/7730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesinin müşterisi ... ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin de aralarında bulunduğu ... bünyesindeki grup şirketi ... menşeli... S.A. şirketlerinin, ...Inc. isimli satıcı firmadan ... ve ... isimli gemileri satın aldıklarını, bu satın alma işlemi ve genel işlemler için müvekkili bankadan kredi kullandıklarını ancak bu krediyi kullandırım aşamasında ve sonrasında bir takım usulsüzlükler yapılmak suretiyle müvekkili bankanın zarara uğratılmış olduğunun Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 09.10.2013 tarihli raporuyla tespit edildiğini, bunun üzerine 09.09.2013 tarihli dilekçe ile ilgililer hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve söz konusu dava halen derdest olup ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/89 E. sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, müvekkili bankanın davalı ... nezdinde 31.12.2012-31.12.2013 tarihleri arası ... no.lu, 15.000.000,00 USD limitli dövizli Crime (suç) & Professional Indemnity (PI) Sigorta Poliçesi (Bankacılık Mesleki Sorumluluk Sigortası (Bankers Blanket Bond) poliçesi yaptırdığını ve primlerini ödediğini, bu poliçenin ... nolu poliçenin yenilenmesi olarak tanzim edildiğini, başka bir ifadeyle davalı ... şirketinin işbu poliçeyi 2009 tarihinden itibaren sürekli yenilediğini, Dövizli Crime & Professional Indemnity (PI) Sigorta poliçesinin ekonomik sonuçlar doğuran rizikoların olumsuz sonuçlarının, bir bedel karşılığında sigortacı tarafından üstlenilmesini amaçlayan bir sözleşme olduğunu, kapsamlı suç sigortasının "sigorta klozları" başlıklı bölümünde teminat kapsamında olan durumlar olarak "çalışanların sadakatsizliği"nin düzenlendiğini, bu düzenlemede belirtilen fiillerin teminat kapsamında olduğunu, banka çalışanı ...'in ilgili firmalara kredi verilmesine ve sonrasında sigorta poliçesinin teminatı kapsamında sayılan eylemleriyle müvekkili bankayı zarara uğrattığını, bu zarar ve hasarın davalı ... şirketince hasar ihbarına rağmen bugüne kadar karşılanmadığını, müvekkilinin zararının poliçe limitlerinin çok üstünde olduğunu ileri sürerek fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne ve davalı ... şirketince ... no.lu 15.000.000,00 USD limitli poliçe kapsamında müvekkili şirket zararı olan 15.000.000 USD'nin hasar ihbar tarihi olan 05.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca bir yıl vadeli Amerikan Doları döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının hüküm altına alınarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının davaya konu talebini dayandırdığı poliçe tahtında teminat kapsamında olduğunu ispatlayamadığını, ilgililer hakkında ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/89 E. sayılı dosyasındaki yargılamanın halen devam ettiğini, poliçenin “Çalışanların Sadakatsizliği” başlıklı hükmünün 2. paragrafı kapsamında teminat için aranan şartların gerçekleşmediğini, ilgili poliçe hükmü kapsamında aranan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin ancak ceza yargılaması sonucunda varılacak kesin bir hükmün varlığı ile belirlenebilir olduğunu, davacı tarafın talebinin poliçedeki istisna hükmü kapsamında olduğunu, bu bağlamda davacının talebinin, talebini ileri sürdüğü 2012-2013 poliçesi tahtında teminat kapsamında olmadığını, 2011 Soruşturma Raporu tahtındaki tespitlerin, ... firmalarına ... aracılığıyla sağlanan tüm kredilerde usulsüzlük olma ihtimalinin olduğunu ortaya koyduğunu, poliçede tanımlandığı haliyle “Keşif” için aranan “zarara sebebiyet vereceği makul bir şekilde öngörülebilen olgular” şartının gerçekleştiğini, davacının somut olaydaki talebinin teminat harici olduğunu, davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacakların tahsil kabiliyeti varken müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı eski çalışanı ...'in dava dışı ... Grubuna müfettiş raporuyla tespit edilen ve davacı bankanın zararına olan işlemlerin meydana geldiği tarihlerin 20 07... yıllarına ilişkin olduğu, ancak davaya konu edilen poliçenin ise 31.12.2012 tarihi ile 30.12.2013 dönemini kapsadığı ve poliçe kapsamında "Poliçe dönemi öncesi keşfedilen hasarların" poliçe kapsamında olmayacağı, yani poliçenin geçmişe etkili olmadığı ve bu haliyle daha önce meydana gelen hasardan kaynaklı daha sonra yapılan poliçeye dayanılarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, aksi bir an için kabul edilse dahi bu durumda da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 14 20... /2. maddeleri uyarınca da 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi olan 17.08.2017 tarihi itibariyle de her halükarda dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya yaptığı hasar ihbar tarihi 05.11.2013 olup, bu tarihten itibaren 45 gün sonrası olan 20.12.2013 tarihi itibariyle sigorta tazminatına ilişkin alacak talebi muaccel olduğundan, 2 yıllık zamanaşımı süresinin de bu tarih itibariyle başladığı ve dava tarihi itibariyle dolduğu, davalının, davacıyı oyalama, davacıda zararın karşılanacağına dair bir izlenim yaratarak zamanaşımının geçmesini sağlamaya yönelik bir kastından veya bu yönde sergilemiş olduğu bir davranıştan bahsedilemeyeceği, sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrarın tarafları bağlamayacağı, davalının zamanaşımı itirazını ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamış olması ve zamanaşımından sonra esasa ilişkin de bir değerlendirme yapılarak iki ayrı gerekçe ile karar verilmesi usule aykırı ise de; dosya kapsamından davacının iddia ettiği gibi sürenin durmasını veya kesilmesini gerektiren bir sebebin gerçekleşmediği ve sonuç itibariyle zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğu ve Mahkemece yapılan hataların sonuca etkisinin olmadığı, TTK'nın 1420. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle dolmuş olduğundan, aynı maddede yer alan her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak 6 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının da mümkün olmadığı, dava konusu zararın poliçe teminatı kapsamında da olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında, banka çalışanının eylemleri nedeniyle davacının uğradığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.