T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1779
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2024
NUMARASI: 2024/133 Esas, 2024/240 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; .. ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının .... dair verilen karara karşı ... yanca yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili;
..... A.Ş.’ne ait, “.... Termik Santrali'nin inşası için hakkında ihtiyati tedbir istenen müvekkili .....A.Ş. ile..... A.Ş. arasında sözleşme imzalandığını, ......’nde kurulu ve faaliyet gösteren karşı yan ...Şirketi'nin, işin yapımına ilişkin müvekkili şirket ile ayrı bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşme kapsamında kaşşı yan .... A.Ş. şirketine işin tamamlanması ve teslimi amacıyla teminat mektupları verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan borç ve yükümlülüklerin ifa edilmemesi yahut akde aykırı şekilde ifa edilmesi rizikosuna karşı, lehtar müvekkili şirket muhatap ise karşı taraf, (iş sahibi şirket) olmak üzere .....ı A.Ş, .... A.Ş. ve ....A.Ş. tarafından “garanti sözleşmesi” niteliğinde olan ve ekte sunulan teminat mektupları düzenlendiğini, işin bitimine yakın karşı yan ...Şirketi'nin mali sıkıntılar yaşadığını, müvekkiline ödemelerde aksamalar oluşmaya başladığını, bu dönem müvekkili şirketlere yer teslimlerinde gecikmeler yaşandığını, gecikmenin müsebbibi ve kusurlu tarafın müvekkili olmaması ve ileride yaşanacak hukuki ihtilaflarda sorumluluktan kurtulmak adına yer teslimi geciken alanlar üzerinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/.... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, 2016 yılında .... grubunun FETÖ bağlantısı nedeniyle ...... de maliki olan ...... Şirketine el konulduğunu, bağlı grup olan inşaatın sahibi ...'nın TMSF’ye devredildiğini, bu esnada, müvekkilinin yükümlülüklerini aksatmamak adına ve sözleşmesel sorumluluk yaşamamak, yabancılık unsuru da bulunan süreçte inşaata devam ettiğini ve santral inşaatının %98 seviyesinde tamamlandığını, karşı yanın müvekkiline işin tamamlandığına ilişkin geçici kabul belgesi verdiğini, bu esnada termik santralin idaresinin TMSF denetiminde ve atanan kayyumda olduğunu, müvekkilinin gerek cari alacağı, gerek %3 seviyesinde kabulü yapılmayan işlerin bedeli ve gerekse fazla imalat bedelleri ödenmeyince, sözleşme gereğince karşı yan ile görüşmelere yapıldığını, ancak görüşmelerden sonuç alınamadığını, kısa süre sonra ise karşı yanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nden "İflas Erteleme" talebinde bulunduğunu, yapılan toplantılara müvekkili temsilcilerinin katıldığını, ancak beş yüzü aşkın alacaklılar listesi karşısında ödemelerini alamadığını, daha sonra karşı yanın iflasının .... Mahkemesinin "ref.no. ...." kararı ile açıklandığını ve şirkete kayyum atandığını, müvekkili şirketin 10 milyon Euro civarındaki hakkediş bedellerini halen alamadığını, sözleşme kapsamında verilen kesin teminat mektuplarının hiçbir gerekçe gösterilmeden .....'nde iflas eden karşı yan şirketine ... Mahkemesinin "...." kararı ile atanan ....vatandaşı kayyum tarafından paraya çevrilmeye çalışıldığından, işin yapıldığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nden 2017/.... Değişik İş sayılı dosyasından teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alındığını, daha sonra .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/... Esas sayılı dosyası ile teminat mektuplarının iptali için dava açıldığını ve iki dosyanın birleştirildiğini, mahkeme tarafından tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddedildiğini, istinaf mahkemesi tarafından tahkim şartı nedeniyle istinaf başvurularının reddedildiğini ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin yargılaması sonucunda, 2022/926 Esas ve 2022/2672 Karar sayılı ilamıyla, temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verildiğini, bu itibarla teminat mektuplarının korumasız kaldığın ileri sürerek karşı tarafın iflasının açıklanmış olması, Türkiye’de halen bir ikametgahının ya da temsilciliğinin, geçerli tebligat adresinin bulunmaması, müvekkilin geçici kabul belgesi almış ve inşaatı teslim etmiş olması, beş seneden fazladır iflas masasında alacak sırasında olması ve halen alacağını alamamış olması, karşı tarafın gerekçesiz şekilde sırf rüçhanlı alacaklıların paralarını ödemek kastı ile borçlu olmasına rağmen mektupları paraya çevirme girişiminde bulunmaları da dikkate alınarak öncelikle müvekkili şirket adına sözleşme gereğince .... Kuruluna başvuru yapılacağı için HMK'nın 389. ve devamı maddeleri uyarınca, toplam 8 adet ve güncel rakamlarıyla 4.458.688,91 EURO bedelli teminat mektuplarının ödenmesinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat ile ihtiyati tedbir verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; 22/05/2023 tarihli karar ile; 4686 Sayılı Miletlerarası Tahkim Kanunun 3. Maddesi ile "Bu Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi) görevli ve yetkilidir. Milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemeler, sadece bu Kanunun hükümlerine göre müdahalede bulunabilirler." hükmü düzenlendiği, davalının yabancı uyruklu olduğu, Türkiye'deki yerleşim yeri, olağan oturma yeri ve işyerinin bulunmadığı bu durumda İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, yine aynı kanunun 6. Maddesi uyarınca tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istemesi ve mahkemenin böyle bir tedbir veya hacze karar vermesinin tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmeyeceği, teminat mektuplarının hangi amaç için verilmiş ise sadece o amaç için kullanılabileceği, kesin teminat mektubunun işlerdeki gecikme nedeniyle paraya çevrilmesi mümkün ise de işlerdeki gecikme, gecikmenin kimin sorumluluğunda bulunduğu, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı gibi yargılamayı gerektiren hususlar olup, henüz sözleşme feshedilmeden ve kimin alacaklı olduğu tespit edilmeden teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin HMK'nın 389. Maddesi gereği davacı tarafın hakkının elde edilmesini önemli ölçüde imkansız hale getireceği, yine tedbir kararı verilmesi halinde süreli teminat mektuplarının süresinin tedbir kararının yürürlükte olduğu süre kadar uzayacağının yerleşmiş Yargıtay kararları ile de sabit olduğu, bu nedenle tedbir kararı verilmesinin aleyhine tedbir istenen yönünden herhangi bir olumsuzluk doğurmayacağı gerekçesiyle, söz konusu teminat mektuplarının paraya çevrilmesi halinde HMK'nın 389. Maddesi uyarınca tedbir isteyenler aleyhine ciddi bir zarar doğacağından, tedbir talebinin kabulü ile ancak aleyhine ihtiyati tedbir isteyenin doğabilecek zararlarını karşılamak amacıyla da mahkemeye ibraz edilecek 95.630.405,61 TL'nin - (4.458.688,91 Euro x 21,4481) %15'i oranında olmak üzere üzere 14.344.560,84 TL bedelli nakdi yada süresiz bir teminat mektubunun sunulması halinde; ...Bankası......ve .... mektup numaralı 4.579,50 € ve 318.989,96 € değerinde iki adet avans ...... ve ..... mektup numaralı 655.775,00 € ve 1.250.000,00 € değerinde iki adet kesin, ......Bankası-....... mektup numaralı 318.989,95 € değerinde avans, ..... mektup numaralı 1.250.000,00 € değerinde kesin, ......A.Ş. .... mektup numaralı 4.579,50 € değerinde avans, .... mektup numaralı 655.775,00 € bedelli teminat mektuplarının teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi hususunun 6100 Sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyaten durdurulmasına, bu kapsamında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davalı yanca istinaf edilmiştir. Dairemizin 2024/294 Esas, 2024/268 Karar sayılı ilamıyla; tahkim anlaşmasının varlığına rağmen yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk Mahkemelerinden ihtiyati tedbir istenebileceği gibi Türk mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbire ilişkin kararlara yapılan itiraza da, tahkimde dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın, Türk Mahkemelerinde bakılabileceği (bkz. Yargıtay 6. HD.; : 12/10/2022 tarih, 2022/3529 E., 2022/4699 K. Sayılı kararı) Yabancılık unsuru resen tahkime tabi bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk Mahkemelerince verilen geçici hukuki koruma tedbiri (ihtiyati tedbir) kararına, uyuşmazlığa ilişkin tahkim yargılaması başladıktan sonra yapılan itiraza bakmaya Türk mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek karşı tarafın itirazı hakkında esastan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 20/12/2023 tarihli itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, tedbir talebine konu tüm teminat senetlerinin Euro cinsinden olduğu tartışmasızdır. O halde, teminat belirlenirken, talep tarihi itibari ile Merkez Bankası Euro kuru ne ise, teminat senetlerinin toplam miktarı bu kur üzerinden TL'ye çevrilir ve bulunan TL karşılığı üzerinden TL cinsinden teminat miktarı belirlenir. Bilindiği üzere, ihtiyati tedbir taleplerinde teminat miktarının ne olacağı HMK 389 ve devamı maddelerinde yer almamaktadır. Uygulamada %15 teminatla ihtiyati tedbir verildiği herkesçe malumdur. O halde talep tarihi üzerinden Euro'nun TL karşılığını üzerinden %15 teminat tayin edilmesinde de usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kurun talep tarihinden sonra artış göstermesi, teminatın eksik alındığı anlamına gelmeyeceğinden itiraz edenin teminata yönelik itirazlarının da reddine karar verilmiştir. Dairemizin 02/10/2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Yine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/10/2025 tarihli ek kararı ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden .... .... A.Ş. vekilinin talebinin kabulüne karar vererek Mahkememizce daha evvelden verilen 22/05/2023 tarih, 2023/... Değişik iş ve 2023/... K sayılı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkeme kararında herhangi bir gerekçe içermemesi sebebiyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, daha önce dilekçelerimizde belirttiğimiz üzere söz konusu ihtiyati tedbire ilişkin verilmiş kararın burada tanıma ve tenfizi yapılmadan herhangi bir hükmünün de mevcut olmadığını, ortada kesinlemiş, tanıma ve tenfizi yapılmış bir karar olmadan söz konusu teminat mektuplarının bozulmasına karar verilmesi ileride telafisi önlemenez sonuçlar doğuracağını, çünkü ortada Türk Mahkemelerince verilmiş bir kararın bulunmadığını, öncelikle bu karara ilişkin tanıma tenfiz işlemleri yerine getirilmesi gerektiğini, . yerel mahkeme "MTK'nın 6/son maddesinde tahkim tarafından davanın reddedilmesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağı açıkça düzenlenmiştir" diyerek tanıma tenfize gerek olmadığını belirttiğini, ancak bu yargı kararları ve doktrin kapsamında hatalı bir görüş olduğunu, ortada Türk Mahkemelerince tanıma tenfizi yapılmış ve kesinleşmiş bir hakem kararı olmaması sebebiyle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Somut olayda, davacı ...Şti. tarafından davalı ......... A.Ş. lehine düzenlenen banka teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi amacıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22/05/2023 tarih ve 2023/.... D.İş sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın reddi üzerine dosyanın istinaf incelemesinden geçtiği, devamında taraflar arasındaki uyuşmazlığın Viyana Uluslararası Tahkim Merkezi nezdinde görülerek 16/07/2025 tarihli karar ile davanın reddedildiği, bu gelişme üzerine davalı tarafça şartların değiştiği ileri sürülerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasının talep edildiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 01/10/2025 tarihli mürafaa sonucunda 2024/.... D.İş sayılı dosyada verilen ek karar ile daha önce tesis edilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği ve bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında tahkim davasının reddedilmesi veya benzeri yeni bir gelişmenin yaşanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 396. maddesi uyarınca "durum ve koşulların değişmesi" sebebini oluşturmaktadır.HMK m. 341 uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen kararlardan ancak "ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı" istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin başvuruları düzenleyen HMK m. 396/2 fıkrası uyarınca; bu talepler üzerine verilecek kararlara karşı yapılacak itiraza ilişkin HMK m. 394'ün üçüncü ve dördüncü fıkralarının "kıyas yoluyla" uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.Kanun koyucu, itirazın şekli ve incelenmesini kıyasen uygularken, istinaf kanun yoluna başvuru imkânını düzenleyen HMK 394'ün beşinci fıkrasına bilinçli olarak atıf yapmamıştır.Dolayısıyla bu kararlara karşı doğrudan istinaf yoluna başvurulamaz, bu kararlar itiraza tabidir.Somut olayda, Viyana Uluslararası Tahkim Merkezindeki davanın reddedilmesi şeklindeki "değişen durum ve koşullara" (HMK m.
396.dayanılarak yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair 03.10.2025 tarihli ek karar doğrudan istinafa değil, itiraz yoluna tabidir.O halde, davalı tarafça duruşma açılarak verilen ihtiyati tedbir kaldırılmasına ilişkin karara yönelik davacı tarafın sunmuş olduğu istinaf ( itiraz ) dilekçesi kapsamında, HMK 396 maddesi gereğine usulüne uygun olarak işlem yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2.İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../06/2024 tarih, 2024/... Esas, 2024/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5.Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.