T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş bu davanın müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalı şirkete kesilen faturanın ödenmemesi hususuna ilişkin olduğunu, sözleşmenin konusunun müvekkilinin faaliyet alanı olan lojistik ve taşımacılık olduğunu, bu sözleşme uyarınca hazırlanan fatura ve faturanın ödenmediğini gösterir Euro Cari Hesap belgesinin mahkemeye sunulduğunu, faturadan ve konşimentolardan da açıkça görüleceği üzere müvekkili şirket verdiği hizmet karşılığında 08/09/2022 tarihinde fatura düzenlenmiş olduğunu, 28/09/2022 tarihine kadar ödenmek üzere vade belirlendiğini, tarafların aralarında anlaştığı üzere verilen hizmetin karşılığı olarak müvekkiline ödenecek olan bu faturanın tutarının 385,00 EURO olduğunun sabit olduğunu, davalı şirketin uzlaşmadan uzak tutumunun icra takibine başvurma zorunluluğu doğurduğunu, borçlunun itirazı üzerine duran takibin devamı için dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna başvurma zorunluluğu bulunduğundan Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ..... Ticari Dava Şartı (..... Büro Dosya No) Dosya numaralı dosyası üzerinden dava şartı arabuluculuk süreci yürütülmüşse de bir anlaşma sağlanamadığını beyanla, harç hesabı yapılırken Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... (Büyükçekmece ..... İcra Eski Esas .....) Esas sayılı sayılı dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubuna, Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... (Büyükçekmece ..... İcra Eski Esas .....) Esas sayılı sayılı dosyası ile geçilen icra takibine davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. Davacının davalıdan takipte talep edilen tutarda alacaklı olup olmadığının tespit edilebilmesi için mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkememizin 24/11/2025 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile, taraflara inceleme günü defterlerini ibraz etmeleri, ayrıca davacı tarafa gerekli bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçları ayrıntılı bir şekilde ihtar edilmiş, ancak davacı taraf gerekli bilirkişi ücretini yatırmadığı gibi, inceleme için belirlenen günde hazır olmamış, defterlerini sunmamış, bunları süresinde yapamamasına dair herhangi bir makul mazeret bildiriminde de bulunmamıştır. Buna göre, dosya kapsamında alacağının ispatı bakımından ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, uyuşmazlık noktasında çözümü uzmanlık gerektiren bilirkişi incelemesi incelemesi yaptırılmasının gerekli olduğu, ancak her bir masraf kalemi ve sebebi belirtilerek ve sonuçları ayrı ayrı ihtar edilerek verilen kesin süre içinde, genel ispat kuralı gereği ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından bilirkişi incelemesi için gereken ücretin yatırılmadığı gibi sonuçları belirtilerek verilen kesin süreye rağmen ticari defter kayıtlarının da sunulmadığı, bu nedenle davacının alacağını ispat edemediği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1.Davanın REDDİNE;
2.Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
7.Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/02/2026 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)