Esas No
E. 2017/5609
Karar No
K. 2024/1844
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
T. C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1844 - 2026/418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/06/2024

NUMARASI : 2023/367 Esas - 2024/348 Karar

DAVACI: TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: RECEP KEÇECİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...

İHBAR OLUNAN : MODİS YAPI MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT SAĞLIK HİZMETLERİ NAKLİYE VE GIDA SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 30/06/2023
KARAR TARİHİ: 04/03/2026
KR. YAZIM TARİHİ: 25/03/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ... - ... Adi Ortaklığı ile 07.07.2020 tanzim tarihli 07.07.2020 başlangıç 01.12.2021 bitiş tarihli 251128991/1 numaralı İşveren Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi akdedildiğini, bu poliçe kapsamında meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda sigortalının tazminat yükümlülüğünün teminat altına alındığını, davalının ise sigortalı şirketin alt taşeronu olduğunu, 05/06/2021 tarihinde alt işveren davalının çalışanı ...'ın sigorta kapsamında kalan iş kazası sonucu vefat ettiğini, savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda ve davacı sigorta şirketi tarafından kusur oranları yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde iş kazasının meydana gelmesinde ölenin %20 davalı alt taşeronun %60 dava dışı sigortalının ise %20 kusurlu bulunduğunu, açılan hasar dosyasında İşveren Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi uyarınca işverene isabet eden %80 kusur oranına göre 263.812,79-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 363.812,79-TL tazminatın sigortalı hesabına hak sahiplerine ödendiğini, poliçede yer alan "710 Taşeron Teminatı" başlıklı klozda alt taşeronların ve/veya alt işverenlerin kusurları oranında rücu işlemi yapılacağının öngörüldüğünü, bu gerekçelerle sigortalı hesabına ödenen toplam 363.812,79 TL tazminattan davalının kusur oranına isabet eden 272.859,37-TL'nin poliçe hükümleri ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, Sakarya 2. İcra Dairesi 2023/278 E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 272.859,37-TL alacak açısından iptali ile takibin 07.10.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faiz ile birlikte devamına ve ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının üst işveren adına Güneş Sigortaya A.Ş (birleşme neticesinde Türkiye Sigorta AŞ) nezdinde 251128991/1 sayılı poliçe ile sigorta ettirdiğini, sigorta primlerinin üst işveren ...- ... adi ortaklığı tarafından davalının hak edişlerinden 26.641,05TL kesilerek yatırıldığını, dolayısıyla sigorta ettiren sıfatları sebebiyle sigorta poliçesinin kendileri açısından da teminat sağladığını, davacının kendilerine karşı ileri sürebileceği halefiyetinin bulunmadığını, davacı tarafından ölenin hak sahiplerine yapılmış ödeme bulunmadığını, davalının müteveffanın mirasçılarına 560.000,00TL ödeme yaparak Büyükçekemece 7. Noterliğinde düzenlenen 29.11.2021 tarihli A-... yevmiye sayılı ibraname düzenlendiğini, ibranamenin üst işvereni de kapsadığını, ceza yargılamasının halen derdest olduğunu ve davacının ödemeye esas aldığı kusur tespitlerinin kesinleşmediğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, işyerinin güvenliği hususunda Modis Yapı Mimarlık Mühendislik İnşaat Sağlık Hizmetleri Nakliye Ve Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi ile anlaşmalarının bulunduğunu, davanın bu şirkete ihbarını istediklerini belirterek davanın reddini istemiş, kötüniyet tazminatı talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın REDDİNE, koşulları oluştuğundan dava değeri üzerinden %20 oranında hesaplanan 54.571,87-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin, takdir edilen ret vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/06/2024 tarih, 2023/367 Esas - 2024/348 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davacı ile dava dışı sigortalı ...-... Adi Ortaklığı arasında 07.07.2020-07.07.2021 tarihlerini kapsayan 251120991 poliçe numaralı “İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” tanzim edildiği, anılan poliçe kapsamında ek kloz olarak taşeron teminatının da eklendiği, anılan teminata göre davacının sigortalı nezdinde çalışan taşeron işçilerinin de zararlarını karşılayacağı, tazminat ödemesinden sonra kusuru olan taşeronlara rücu edeceğinin yazıldığı, sigortalının taşeronu olan davalı işçisi ...’ın 05.06.2021 tarihinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiği, bu kapsamda davacı nezdinde hasar dosyası açıldığı, davalının bu kazaya ilişkin olarak müteveffanın mirasçılarına 29.11.2021 tarihinde düzenlenen 275.000,00 TL ve 285.000,00 TL bedelli senetler ile toplam 560.000,00 TL ödeme yaptığı, daha sonra davacının sigortalı adi ortaklığa destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkin olarak 363.812,79 TL ödeme yaptığı, meydana gelen kazada davalının %60 oranında kusurlu olduğundan anılan kusura tekabül eden miktarın tazmini için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için müteselsil borç ve ibra üzerinde durulması gerekmektedir.

TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.

Müteselsil borç, sözleşme veya kanun gereği birden fazla borçlunun alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, diğer bir deyişle alacaklının edayı her müteselsil borçludan talep edebildiği ve edanın tamamen yerine getirilmesine kadar bütün borçlularının sorumluluğunun devam ettiği, borçlulardan birinin borcu ödemesi halinde diğerlerinin de borçtan kurtulduğu borç ilişkisine denir.

TBK'nın 162 ve devamına göre müteselsil borçta alacaklının hakkı birden çok borçluya karşı tek bir alacaktan ibaret olmayıp, borçluların her birine karşı ayrı ayrı yönelen alacaktan ibarettir.

TBK'nın 132 "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." maddesi gereğince ibra, borcu sona erdirmesini sağlayan özel bir sona erme sebebidir.

TBK'nın 166/3 maddesi gereğince müteselsil borçlarda alacaklının borçlularından biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde diğer borçluların borcu kural olarak devam eder ancak bazı istisnai hallerde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçlularında borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. Özellikle alacaklının ibra veya süre verme sözleşmesinde bunu açıkça belirtilmesi veya borç senedini iade etmesi ya da bütün borcun tahsil edildiğine dair makbuz vermesi halinde durum böyledir. (Prof. Dr. Fikret Eren Borçlar Hukuku Genel Hükümler 8. Baskı sh.1165; Andreas van Tuhr Borçlar Hukuku, sh.310) O halde ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde ibra edilen miktarın diğer borçlular içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/3097 esas 2017/5609 karar sayılı ilamı)

Somut olayda; davacı ile dava dışı sigortalı ...-... Adi Ortaklığı arasında 07.07.2020-07.07.2021 tarihlerini kapsayan 251120991 poliçe numaralı “İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” tanzim edildiği, anılan poliçe kapsamında ek kloz olarak taşeron teminatının da eklendiği, anılan teminata göre davacının sigortalı nezdinde çalışan taşeron işçilerinin de zararlarını karşılayacağı, tazminat ödemesinden sonra kusuru olan taşeronlara rücu edeceğinin yazıldığı, sigortalının taşeronu olan davalı işçisi ...’ın 05.06.2021 tarihinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından dosyaya sunulan hasar dosyası ve dava dilekçesi içeriğine göre; meydana gelen kaza nedeniyle müteveffa ...’ın davalı işçisi olduğu, 05.06.2021 tarihinde davaya konu edilen kaza nedeniyle vefat ettiği, davalının düzenleyeni olduğu 29.11.2021 düzenleme tarihli 275.000,00 TL bedelli ve 285.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 560.000,00 TL senedin müteveffanın mirasçılarına verildiği ve anılan senetlerin davalı tarafından ödendiği, ödemeye ilişkin dekontların davacı tarafından sunulan hasar dosyası içerisinde bulunduğu, anılan ödeme nedeniyle müteveffanın tüm mirasçılarının anılan kaza nedeniyle davalıyı ve davacının sigortalısı olan adi ortaklığı oluşturan şirketleri kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminatlar bakımından açıkça ibra ettiklerinin Büyükçekmece 7. Noterliğinin 29.11.2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ibranamesinden anlaşıldığı, bu şekilde anılan kazaya ilişkin tüm borcun davalı tarafından ödendiği ve hem davalının hem de davacının sigortalısının açıkça ibra edildiği, bu şekilde kaza sonucu oluşan borcun 6098 sayılı yasanın 166 ve 132.maddesi gereği sona erdiği, bu şekilde borç sona erdikten sonra ve müteveffanın mirasçıları tarafından tazminat için bir başvuru da yapılmadığı halde davacının sigortalısına kazaya ilişkin maddi ve manevi tazminat için 25.08.2022 tarihinde ödeme yaptığı, bu şekilde davacının sona eren bir borç için yaptığı ödeme yönünden rücu imkanının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı tarafça davalının yaptığı ödemeden haberdar olunması, ödeme belgeleri, senetler ve ibranamenin hasar dosyasında bulunması dikkate alındığında davacının rücu imkanı olmadığını ve kendisi tarafından yapılan ödemeden önce borcun ibra yoluyla sona erdiğini bilmesine rağmen davalı hakkında takip başlatması davacının kötüniyetli olduğunu da gösterdiğinden mahkemece kötüniyet tazminatına da hükmedilmesi isabetlidir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/03/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog