Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

4. Hukuk Dairesi         2025/997 E.  ,  2025/15832 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1982 E., 2024/2730 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Devlet Hastanesi'nde anestezi uzmanı doktor olarak görev yaptığını, .. ve .. illerinde gönüllü olarak tabip asteğmen olarak hizmet verdiğini, müvekkili hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde 15.05.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini; ceza soruşturması devam ederken emekli albay olan davalının sosyal medya hesabından müvekkili hakkında asker ve polise yanlış tedavi uyguladığı, askeri personelin fotoğraflarını çektiği yönünde haksız isnatlarda bulunduğunu, davalının 1 milyonun üzerinde takipçisinin bulunduğunu, müvekkilinin bu paylaşım nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin emekli asker olduğunu, terörle mücadele kapsamında on yıl süreyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görev yaptığını; davacıyı tanımadığını, aralarında herhangi bir husumet olmadığını, savcılık tarafından yürütülen soruşturma ile kendisinin bağlantısının bulunmadığını, dava tarihinden üç yıl kadar önce .. paylaşımı yaptığını, bunun üzerine davacının kendisini aradığını, yazdığı yazının doğru olmadığını söylemesi üzerine yaptığı paylaşımı sildiğini ve özür dilediğini, güvenlik güçlerinin dikkatini çekmek düşüncesiyle paylaşım yaptığını, ancak aynı gün davacının bunun doğru olmadığını söylemesi üzerine paylaşımını sildiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli 2018/6 60... /567 Karar sayılı kararı ile davalının sosyal medyada yaptığı dava konusu paylaşımda yer alan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.12.2024 tarihli ve 2021/19118 Esas, 2024/1688 Karar sayılı ilamıyla; davalının davaya konu paylaşımındaki iddialar ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının söz konusu paylaşımından hemen önce davacı hakkında "Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme ve Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2923 soruşturma nolu dosyası kapsamında soruşturma açıldığı, bu haliyle davalının paylaştığı ifadelerin görünür gerçeğe uygun olduğu, davacının davalıyı arayarak davaya konu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etmesi üzerine, davalının yaptığı paylaşımı silerek yayından kaldırdığı, görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan ifadelerden dolayı davalının sorumlu tutulamayacağı, davaya konu ifadelerin paylaşıldığı tarihte görünür gerçeklik kapsamında kaldığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacak nitelikte olduğu, davalının söz konusu paylaşımında geçen ifadelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi kapsamında, haksız fiil niteliğinde söz ve ifadeler olarak kabul edilemeyeceği, Yargıtay, AYM ve AİHM’nin istikrar bulmuş içtihatlarına göre de ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığının kabulü gerektiği, bu nedenle davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılarak, davalının tazminat ile sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı, davanın tümden reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına; bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

dava konusu paylaşımda geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu paylaşım nedeniyle müvekkilinin zor zamanlar geçirdiğini, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, paylaşıma konu ifadelerin görünür gerçeğe uygun olmadığını, basit bir araştırma ile davalının gerçeği öğrenme imkanı olmasına rağmen müvekkilini toplum nezdinde hedef haline getirdiğini, müvekkilinin masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

davalının sosyal medya üzerinden yapmış olduğu paylaşımda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog