Esas No
E. 2021/1178
Karar No
K. 2026/450
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N

K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO: 2021/1178
KARAR NO: 2026/450

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 05/04/2019

ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/615E., 2019/256K.

DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 25/02/2026
YAZIM TARİHİ: 25/02/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının işçilerine yemek servisi yapıldığını, 01.03.2017 ile 04.04.2017 tarihleri arasındaki yemek ve kahvaltı ücretinin ödenmediğini, fatura bedeli için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili: Dava konusu alacağın hangi döneme ait olduğunun bilinmediğini, yemeğin bozuk çıkması üzerine yüklenicinin sözleşmeyi feshettiğini, davalı ile davacı arasında sözleşme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince "...Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14522 sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklı davacının 01.03.2017 ile 01.04.2017 arasında kahvaltı ve yemek bedeli olarak toplam KDV dahil 43.913,34 TL için icra takibi yaptığı, davalı borçlunun takibe süresinde itiraz ettiği ve davanın İİK'nın 72. maddesine göre süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davaları, icra takibindeki talep ile bağlı davalardır. Davacı alacaklı takip tarihinde talep konusu yemek bedeli için yemek teslim edildiğini kanıtlamak yükümlülüğündedir. Davacı delil olarak ticari defterlerine de dayanmış ve davalı taraf da ticari defterlerini sunmuştur. Defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 19.12.2018 tarihli raporda; davacının 2016-2017 yılı ticari defterlerinin açılış onaylarının yapıldığı, kapanış onaylarının yapılmadığı, davalı taraf defterlerinin kanuna uygun düzenlendiği, davacı tarafından sunulan 4 adet toplam tutarı 139.740,12 TL olan faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından bu bedelin ödendiği, dava konusu alacağa ilişkin ise fatura düzenlenmediği ve davacı defterinde de kayıtlı olmadığı belirtilmiştir.

Davacı tarafından dava konusu yemek teslimine ilişkin başka kanıt sunulmaması taraf ticari defterlerinde bu satıma ilişkin kayıt bulunmaması nedeniyle kanıtlanamayan davanın reddine..." karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Delillerinin değerlendirilmediğini, dava dilekçesinde zaten fatura düzenlenmediğinin taraflarınca bizzat belirtildiğini, fatura olmadığı için ticari deftere işlenmeyen alacağın yok kabul edilerek davanın reddedildiğini, tanıkların dinlenmediğini, elektronik postaların dikkate alınmadığını beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.

TMK’nın “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen HMK’nın 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Somut uyuşmazlık bakımından; davacı, yemek hizmetini verdiğini ancak bedelini tahsil edemediğini iddia etmektedir.İlk derece mahkemesince, sadece tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı yanın sunduğu elektronik posta yazışmaları, tanık beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirilip tartışılması gerekirken, yazılı şekilde sadece defter incelemesine dayalı bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/615E., 2019/256K. sayılı 05/04/2019 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2.) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,

3.) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,

4.) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog