Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Hukuk Genel Kurulu         2026/122 E.  ,  2026/151 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2024/9 E., 2025/153 K.

1.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

2.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3.Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi

4.

Davacı vekili dava dilekçesinde; alacaklı Türkiye ... Bankası T.A.O. tarafından dava dışı borçlu aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2019/14946 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, 22.11.2019 tarihinde bilirkişiler ve icra memuru eşliğinde dava konusu taşınmaz ve bazı diğer taşınmazların kıymet takdiri için keşif yapıldığı hâlde bilirkişi raporunun üst kısmında keşif tarihinin sehven 22.09.2019 olarak yazıldığını, dava konusu Antalya ili Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 33 51... parselde kayıtlı B Blok 5. Kat 23 No.lu taşınmazın müvekkili tarafından ihale yoluyla 366.500,00 TL'ye satın alındığını, borçlu şirket tarafından dosyanın sürüncemede bırakılması amacıyla Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/661 Esas sayılı dosyasında ihalenin feshi davası açıldığını, Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, borçlu şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporunun üst kısmında sehven yazılan 22.09.2019 tarihi ile 15.10.2021 tarihli satış arasında iki yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından istinaf mahkemesi kararının onandığını, karara karşı yargılamanın iadesinin talep edildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince ihalenin feshi isteminin kabulüne ilişkin icra mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği ve yargılamanın iadesi müessesesine konu edilemeyeceği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından yargılamanın iadesi talebinin reddi kararının onandığını, her iki davada da 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 128/a-2 maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin geçmediğinin dikkate alınmadığını ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46/1 (c) ve (e) maddelerine aykırı kararlar verildiğini, anılan kararlar nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı

5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tazminat isteminin yasal dayanağının bulunmadığını, kararın mevzuata uygun olarak verildiğini ve işlemlerde kusur, kasıt veya hata bulunmadığını, HMK’nın 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Daire Kararı

6.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.09.2025 tarihli ve 2024/9 Esas, 2025/153 Karar sayılı kararı ile; “…Hâkimlerin verdikleri kararlardan dolayı ilke olarak sorumlu tutulmayacakları esas olmakla birlikte, hâkimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da teminat altına almak amacıyla hukuki sorumluluğunun tespiti özel bir usule tabi tutulmuştur. Kanunun öngördüğü sorumluluk sebepleri sınırlı sayılmıştır (numerus clausus) ve bunların varlığının kabul edilebilmesi için hâkimlerin genel olarak kasıtlı veya ağır kusurlu tutum ve davranışlarının varlığı gerekmektedir. Hâkimin sorumluluğu nedeniyle dava açılabilmesi için kanunda sayılan sebeplerin varlığı gerekmekte olup, kanunda sayılmayan sebeplerden dolayı tazminat davası açılamaz. Bu tür davalarda davacı, hâkimin yargılama faaliyetinin 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplerden birisine girdiğini, yani hâkim tarafından hukuka aykırı (haksız) yargısal işlem/eylem yapıldığını, hâkimin ağır kusuru veya kastı olduğunu, bundan dolayı zarar gördüğünü ve hâkimin davranışıyla zarar arasındaki illiyet (nedensellik) bağının varlığını ispatla yükümlüdür.

Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan eldeki tazminat davasında davacı tarafından davaya dayanak yapılan iddialar özetle; bilirkişi raporunda doğru tarihten farklı bir tarih esas alınarak kararlar verildiği, buna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, Antalya BAM 12. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarının hatalı olduğu, farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin kanun hükümlerine aykırı kararlar verildiği, hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığı ve bu nedenle davacının maddi ve manevi zarara uğradığı iddialarıdır. 6100 sayılı HMK'nın 46. maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hâkimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma tutanağını tahrif vs.) görülmektedir.

Hâkimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlar tazminata konu edilemez. Çünkü HMK'nın 46. maddesindeki koşullar hâkimin takdir yetkisinin ötesinde kasıt veya kasta yakın ağır kusur hallerinde başka türlü yorumlanması mümkün olmayan hukuk kurallarının yanlış uygulanması söz konusu olduğunda oluşabilecektir. Somut olayda,

HMK'nın 46. maddesindeki koşullardan hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Davacı,

HMK'nın 46. Maddesinde sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan HMK’nın 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş ve 1.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK.nun 46. maddesindeki koşullar oluşmadığından davanın esastan reddine,

2.HMK.nun 49.maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3.Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL'den mahsubuna, kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden 46.500,00 TL; reddedilen manevi tazminat yönünden 46.500,00 TL olmak üzere toplam 93.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi

7.Özel Daire kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE

8.Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

9.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a)Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b)Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c)Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç)Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d)Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e)Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır.

10.Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

11.Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,

Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,

11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog