Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2024/10875 E.  ,  2025/8665 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/279 Esas, 2024/343 Karar
DAVA TARİHİ: 22.11.2012
KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki sahte nüfus cüzdanı ve vekâletnameye dayalı olarak tapuda yapılan satış nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Gelibolu ilçesinde gayrimenkul yatırımı, emlak alım satımı işleri ile iştigal eden bir firma olduğunu, dava konusu Çanakkale ili, ...,Mahallesi 1 62... sayılı parsel sayılı taşınmazı 30.03.2011 tarihinde Gelibolu Tapu Müdürlüğünün 2118 yevmiye numaralı işlemi ile taşınmazın malikleri ... ve ....'dan devraldığını, devir işlemi öncesinde müvekkilinin iş yerinin telefon ile aranarak bu taşınmazın babası ve halasına ait olduğunu bildiren şahıs tarafından taşınmazların satılık olduğu bildirilerek tapu fotokopisinin müvekkile faks yoluyla gönderildiğini, ardından taşınmazın satışı hususunda anlaşıldığını ve satış işlemlerini yapmak üzere vekâletname almak üzere Bandırma 3. Noterliğine gidildiğini, burada ... ve ...'ün kimliklerini ibraz etmesi üzerine vekâletname düzenlendiğini, ancak düzenlenen vekâletnamede tapu maliklerinin ibraz ettikleri kimlik bilgileri ile UYAP ortamından alınan kimlik bilgilerindeki düzenleme tarihlerinin farklı olduğunu, bu durumun noterlikçe ve tapuda işlem yapan memurlarca da gözden kaçırıldığını, çalıntı kimlik ile işlem yapıldığını, gerçek tapu malikleri tarafından açılan dava sonucu tapunun iptaline karar verildiğini, böylelikle müvekkilinin mağdur olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava konusu taşınmazın rayiç değeri ve taşınmazın satışı için tapuda ödenen harç ve döner sermaye giderlerinin tespiti ile olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/92 Esas, 2012/289 Karar sayılı kararında hükmedilen 5.720,00 TL avukatlık ücreti ve 1.167,34 TL stopaj bedeli, 2.227,50 TL harç, 760,90 TL yargılama gideri, 4.000,00 TL avukatlık ücreti ve 800,00 TL stopaj bedelinin karar tarihi olan 01.12.2011 tarihinden itibaren davalı Hazineden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca açılan davada davalı sıfatının Hazineye ait olduğunu, oysa dava dilekçesinin Tapu Müdürlüğüne tebliğe çıkarıldığını, dava dilekçesinin Maliye Bakanlığına tebliğinin gerekli olduğunu, oluşan zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmayıp hatalı vekâletnameden kaynaklandığını, bu sebeple Bandırma 3. Noterinin zarardan sorumlu olduğunu, olayda üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesecek nitelikte ağır kusurunun mevcut olduğunu, olayda davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 22.05.2014 tarihli ve 2012/356 Esas, 2014/408 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 50.500,00 TL taşınmaz bedelinin ve 1.196,00 TL tapu harç ve masrafının 30.03.2011 tarihinden itibaren, 14.675,00 TL yargılama giderinin de tapu iptal davasının karar tarihi olan 01.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin 22.05.2014 tarihli ve 2012/356 Esas, 2014/408 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı tapu müdürlüğüne izafeten Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; somut olayda, Tapu Müdürlüğünün davalı gösterilmesi ve Tapu Müdürlüğünün de Hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesinin gerekli olduğu, davanın niteliğine göre husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken taraf sıfatı bulunmayan Tapu Müdürlüğünün hasım gösterildiğini, dava dilekçesindeki anlatım ve istemden asıl dava edilmek istenenin Tapu Müdürlüğü değil, Hazine olduğunun anlaşıldığı, hal böyle olunca davanın davalı olarak sadece Tapu Müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemeyeceği, ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma halinin mevcut olduğu, Mahkemece temsilcide yanılma hali resen gözetilerek davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazinenin delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 18.05.2017 tarihli ve 2017/38 Esas, 2017/298 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 50.500,00 TL taşınmaz bedelinin ve 1.196,00 TL tapu harç ve masrafının 30.03.2011 tarihinden itibaren, 14.675,00 TL yargılama giderinin de tapu iptal davasının karar tarihi olan 01.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin 18.05.2017 tarihli ve 2017/38 Esas, 2017/298 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; çekişmeli taşınmazın zararın doğduğu 20.02.2012 tarihinde arsa yahut arazi vasfında olup olmadığı yeniden araştırılmalı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 15 inci maddesinde belirtilen yönteme göre oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın bu ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre bu tarihteki gerçek değerinin tespit edilmesi suretiyle denetime imkan veren rapor hazırlattırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 31.10.2022 tarihli ve 2020/384 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 200.564,66 TL tazminatın zararın doğduğu 20.02.2012 tarihinden itibaren ve 1.196,00 TL tapu harç ve masrafının 30.03.2011 tarihinden itibaren, 14.675,00 TL yargılama giderinin de tapu iptal davasının karar tarihi olan 01.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1.Mahkemenin 31.10.2022 tarihli ve 2020/384 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bozma kararı öncesi Mahkemece verilen hükümde davanın kabulü ile 50.500,00 TL taşınmaz bedeli, 1.196,00 TL tapu harç ve masrafı ve 14.675,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 66.371,00 TL bedelin davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine hükmedildiği ve bu kararın yalnızca davalı Hazine vekili tarafından temyiz edildiği, bu durumda tazminat bedeli yönünden davalı Hazine lehine usulî kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilmeden bozma kararı sonrası daha yüksek tazminat bedeli üzerinden hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 50.500,00 TL taşınmaz bedelinin ve 1.196,00 TL tapu harç ve masrafının 30.03.2011 tarihinden itibaren, 14.675,00 TL yargılama giderinin de tapu iptal davasının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; zarar görenin ve üçüncü kişinin ağır kusuru sonucunda 4721 sayılı Kanun’un 1007 inci maddesine ilişkin uygun illiyet bağı şartının kesildiğini ve gerçekleşmediğini, davacının basiretli bir tacir olarak davranmaması suretiyle kusurunun bulunduğu için iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, tapu memurlarının kimlik bilgileri veya fotoğrafları karşılaştırma zorunluluğunun bulunmadığını, tazminat miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, Hazinenin yalnızca tapuda belirtilen satış bedelinden sorumlu olduğunu, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Mahkemece uyulan bozma kararında, değerlendirmenin tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak yapılması gerektiği belirtildiğinden, hükmedilen bedele de bu tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı Hazine vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan "30.03.2011" tarihinin hükümden çıkarılması, yerine "20.02.2012" tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog