T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/04/2025
NUMARASI:2025/267 Esas - 2025/320 Karar
DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ve ortakları olan diğer müvekkillerinin ticari faaliyetine devam edebilmesi ve mevcut malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca davacı şirket ve ortakları olan diğer müvekkillerinin mal varlığının muhafazası için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı şirket ve ortakları olan diğer müvekkillerinin konkordato talebinin kabulü ile; İİK'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına ve akabinde İİK'nun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, yargılama neticesinde İİK.
305.ve devam maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Konkordato komiser heyeti tarafından ..., ..., ... ve ... yönünden sunulan 17/03/2025 tarihli raporda özetle: ...’un derdest dosyadan konkordato talep eden ... şirketlerinin ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu, ...’un, konkordato talep eden şirketlerden ...’in 79.567.648,38 TL ve ...’ın 36.708.366,34 TL olmak üzere toplam 116.276.014,72TL, finans kurumlarına olan borçlarının müteselsil kefili olduğunun, 19.000.000.-TL çeki ciroladığının ve ayrıca 2.368.943,33.- TL + 1.230,81 USD tutarında şahsi borcunun olduğu, ...’un aylık 20.637,96- TL emekli maaşı geliri ile 22 adet gayrimenkul niteliğinde malvarlığına sahip olduğu, gayrimenkullerinin rayiç değerinin 261.995,00 TL tespit edildiği, konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin tamamıyla ... şirketinin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu, ...’in derdest dosyadan konkordato talep eden ... şirketinin ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu, ...’in, konkordato talep eden ... şirketinin finans kurumlarına olan 79.567.648,38.- TL borcunun müteselsil kefili olduğunun ve ayrıca 921.156,71.- TL tutarında şahsi borcunun olduğu, ...’in aylık 13.682,38.- TL emekli maaşı gelirine sahip olduğu, konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin tamamıyla ... şirketinin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu, ...’ın derdest dosyadan konkordato talep eden ... şirketinin ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu, ...’ın, konkordato talep eden ... şirketinin finans kurumlarına olan 36.708.366,34.- TL borcunun müteselsil kefili olduğunun, 594.327,00 TL çeki ciroladığının ve ayrıca 1.671.978,10.- TL tutarında şahsi borcunun olduğu, ...’ın aylık 19.058,90.- TL emekli maaşı gelirine sahip olduğu, şahsına ait gayrimenkullerin rayiç değerinin 33.320,00 TL tespit edildiği, konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin tamamıyla ... şirketinin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu, ...’in derdest dosyadan konkordato talep eden ... şirketinin ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu, ...’in, konkordato talep eden ... şirketinin finans kurumlarına olan 79.567.648,38.- TL borcunun müteselsil kefili olduğunun ve ayrıca 310.400,43 TL tutarında şahsi borcunun olduğu, ...’in aylık 14.178,83.- TL emekli maaşı gelirine sahip olduğu, konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin tamamıyla ... şirketinin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu belirtilmiştir.İİK 286/1-a bendinde, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılarına ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi, konkordato talebine eklenecek belgeler arasında ilk sırada yer almıştır.Davacı gerçek kişilerin konkordato talep ve projelerinin, şirketlerin konkordato talep ve projesinden bağımsız olması ve konkordato tasdik koşullarının bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte iken, davacıların borçlu şirketlerden bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketlerin ön projesi üzerine temellendirildiği, ((Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 23.HD, 27/10/2022 tarih, 2022/1375 Esas. 2022/1420 Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 23 HD, 05/06/2020 tarih, 2020/567 Esas, 2020/655 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, 29/09/2023 tarih, 2023/1637 Esas, 2023/1491 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17.HD, 18/02/2021 tarih, 2021/127 Esas, 2021/224 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17.HD, 2020/2121 Esas, 2020/2116 Karar, Yargıtay 6.HD, 04/12/2023 tarih, 2023/3928 Esas, 2023/4035 Karar, Yargıtay 6.HD, 07/02/2023 tarih, 2023/303 Esas, 2023/464 Karar, ) anlaşılmış olmakla davanın reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; alacaklılar toplantısına az bir süre kalmış olmasına rağmen davacılar yönünden tefrik kararı verilerek davanın reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğu, davacıların borçlarını yapılandırma iradesi, ödeme planı ve teklifin projede yer aldığı, davacıların kefaletinden kaynaklanan hiçbir borcun teminata bağlanmadığı, davacılar ile şirketlerin yapılandırmak istediği borcun ortak olduğu, konkordato başarısının bir bütün olarak ele alınması gerektiği belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Mahkeme tarafından, davacı gerçek kişi ve şirketler yönünden 02/05/2024 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine, geçici mühlet kararının 02/08/2024 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına ve 25/09/2024 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmesine dair karar verilmiştir. Davacı gerçek kişiler yönünden sunulan ön projede proje kapsamında alacaklıların alacağının hangi kaynakla ödeneceği açıklanmamıştır. Komiser heyeti tarafından düzenlenen 27.05.2024 tarihli raporda bu konuda açıklama yapılmıştır.Sunulan revize projeler incelendiğinde ise; davacılardan ... yönünden konkordato talep eden şirketlere kefil olunması nedeniyle 79.568.648,38 TL borcun ve ayrıca 310.400,43 TL şahsi borcun bulunduğu, bu borçları ödemeye yeterli kaynağın bulunmadığı,Davacılardan ... yönünden konkordato talep eden şirketlere kefil olunması nedeniyle 36.708.366,34 TL borcun ve ayrıca 1.671.978,10 TL şahsi borcun bulunduğu, bu borçları ödemeye yeterli kaynağın bulunmadığı, 19.058,90 TL emekli maaşının bulunduğu, şahsına ait gayrimenkullerin rayiç değerinin 33.320,00 TL olarak tespit edildiği,Davacılardan ... yönünden konkordato talep eden şirketlere kefil olunması nedeniyle 79.567.648,38 TL borcun ve ayrıca 921.156,71 TL şahsi borcun bulunduğu, bu borçları ödemeye yeterli kaynağın bulunmadığı, aylık 13.682,38 TL emekli maaşının bulunduğu, Davacılardan ... yönünden konkordato talep eden şirketlere kefil olunması nedeniyle toplam (2 şirket yönünden) 116.276.014,72 TL borcun ve ayrıca 2.368.943,33 TL+1.230,81 USD şahsi borcun bulunduğu, bu borçları ödemeye yeterli kaynağın bulunmadığı, aylık 20.637,96 TL emekli maaşının bulunduğu, 22 adet gayrimenkul niteliğinde taşınmazın rayiç değerinin 261.995,00 TL olarak tespit edildiği ve her davacı gerçek kişi yönünden yapılan tespitte konkordatonun başarıya ulaşabilmesinin tamamıyla haklarında mahkemenin 2024/391esas numaralı dosyasında yargılaması yapılan şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Konkordato Komiser Heyeti tarafından düzenlenen raporlarda, her davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmış ve davacıların konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin kefil olduğu şirketin projesinin başarıya ulaşma ihtimaline bağlı olduğu belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılamada davacı gerçek kişiler yönünden tefrik kararı verilerek yargılamaya 2025/267 E. numarası ile devam edilmiş ve yargılama sonucunda davacıların tasdik talebinin reddine dair karar verilmiştir. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:İstinaf yoluna başvuran davacıların istinaf başvurusunun süresinde ve istinaf hakkı olup /olmadığına ilişkin inceleme;12.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazetede, 02.03.2024 kabul tarihli ve 7499 no lu Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 37. maddesi'nde 2004 sayılı Kanunun, 308/a maddesinde birinci fıkrasında yer alan ''on gün ''ibaresinin ''iki hafta '' şeklinde değiştirildiği belirtilmiştir.Anılan düzenleme uyarınca davacının yasal sürede istinaf yasa yoluna başvurup/başvurmadığı konusu incelendiğinde, konkordato tasdik kararının davacı vekiline 13/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekili tarafından 20/05/2025 tarihinde yani yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurduğu tespit edilmiştir.Esasa dair inceleme:Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar,alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi,faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023, 2023/3061 E., 2023/3144 K.)İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir.Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s.
187.Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, s. 148).Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut dosya değerlendirildiğinde, tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte, konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekmektedir. (Yargıtay 19 HD'nin 2006/7121 E. 2006/10981 K. sayılı kararı). Ancak konkordato talep eden gerçek kişinin, konkordato talep eden şirketlerin borçlarına kefil olması nedeniyle konkordatoya başvurduğu, müstakil bir konkordato projesinin bulunmadığı, kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, şirket tarafından borçlar ödendiği takdirde ve ödendiği sürece kendisinin de borçtan kurtulacağının öngörüldüğü anlaşılmakla kendine özgü hedef içermeyen proje uygulanabilir olmadığı gibi konkordato müessesenin amacına da uygun düşmemektedir.İş bu nedenle, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair karar verilmesi yerinde olup, aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine dair karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına,
3.Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı ... tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının iş bu davacıdan ilk derece mahkemesince tahsiline, -Davacı ..., ... ve ... tarafından ayrı ayrı yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının mahsubuna, iş bu davacılardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4.İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/03/2026