T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkile ait ---- marka ---- plakalı araç 07.04.2023 tarihinde ---- ait ---- plakalı araçla birlikte maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. Kaza ----- plakalı aracın müvekkilim seyir halinde iken, müvekkilime arkadan çarpması sonucu gerçekleşmiştir. İlgili kaza sonrası zarar tespiti için Bağımsız Eksper atanmış ve kaza dosyası açılmıştır. Açılan kaza dosyasında müvekkilin uğradığı maddi hasar kaza tarihi itibari ile 271.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.
Ayrıca kaza sebebiyle müvekkilin aracında değer kaybı da meydana gelmiştir. Tarafımızca zararın tazmini için 24.04.2024 tarihli ihtar e-mail'i düzenlenerek; müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının ve maddi hasarın tazmini talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketi e-mail'in kendisine iletilmesinden itibaren 15 gün içerisinde herhangi bir cevap vermemiş ve ödeme gerçekleştirmemiştir. Meydana gelen kaza sonucu her ne kadar kaza tespit tutanağında; taraf beyanlarının farklı olması ve kazanın çevreyolu üzerinde olması gibi nedenlerle kusur dağılımı yapılamamış ise de; karşı araç sürücüsü ----- kaza tespit tutanağında müvekkile ait araca arkadan çarptığını açıkça beyan etmiştir.
Zira dosya kapsamında sayın mahkemenizce alanında uzman bilirkişilerden alınacak olan bilirkişi raporu ile davalı sigorta şirketi sigortalısının %100 kusurlu olduğu açıkça ortaya çıkacaktır.Davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 500 TL maddi hasarın ve yine daha sonrasında bilirkişi raporu doğrultusunda tespit sonrası arttırılmak üzere şimdilik 500 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsil davalılardan tahsiline, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar yanına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı, hasar aşamasında müvekkil şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmamıştır. Dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Kaza Tespit Tutanağı'na göre kazanın meydana gelişinde sigortalı aracın dahil olmadığı görülmektedir. Kaza Tespit Tutanağı'nda çarpma ile ilgili bir ifade yer almamaktadır. Ayrıca aksini ispatlar bir belge de mevcut değildir. Sayın mahkeme aksi kanaatte ise sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun ispatı gerekmektedir. Davacının kaza tarihindeki kasko sigortası bulunan sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının da netleştirilmesi gerekmektedir. Davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılmalıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla: müvekkil sigorta şirketi kdv’den sorumlu tutulamaz.Aracın önceki hasarları incelenerek aynı yerden daha önce almış olduğu hasar varsa davanın reddi gerekmektedir.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla: müvekkil sigorta şirketi kdv’den sorumlu tutulamaz. onarım tamamlanmasına rağmen herhangi bir belge düzenlenmemiş olması ve onarım için kdv dâhil tutar üzerinden ödeme yapıldığına ilişkin geçerli bir belge sunulmaması nedeniyle müvekkil şirketin kdv sorumluluğu bulunmamaktadır. belge sunulması durumunda da müvekkil şirket kdv’den sorumlu tutulamaz. Faiz hatalı talep edilmiştir. müvekkil sigorta şirketi temerrüde düşmemiştir.Davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerekmektedir.Davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, Davacının hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve ----- Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, Haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddine, Haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin 09/01/2026 tarihli feragat dilekçesinde; " Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyası kapsamında, davacı ve davalı taraflar arasında 23.12.2025 tarihinde bir sulh protokolü imzalanmıştır. Anılan sulh protokolü ile taraflar, dava konusu uyuşmazlığı karşılıklı ve kesin olarak çözüm altına almışlardır. Sulh protokolünde yer alan hükümler doğrultusunda davacı taraf, işbu dava konusu tüm talep ve haklarından, HMK m.307 ve devamı hükümleri uyarınca, tamamen ve kayıtsız şartsız olarak feragat etmektedir.
Davacı tarafça yapılan bu feragat beyanı, sulh protokolü hükümlerine dayanmakta olup, serbest irade ile ve herhangi bir baskı altında kalınmaksızın açıklanmaktadır. Taraflar, sulh protokolünde kararlaştırıldığı üzere, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaklardır. Sulh konusu ibraname de ekte sayın mahkemeye sunulmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Taraflar arasında imzalanan sulh protokolü doğrultusunda davacı tarafından davadan feragat edildiğinin kabulüne, Feragat nedeniyle davanın reddine, Sulh protokolü hükümleri çerçevesinde karar verilmesini" talep ve beyan etmiştir.Davalı vekiline davacı vekilinin feragat beyanı ihtar edilmiştir.
Davalı vekili 02/02/2026 tarihli beyan dilekçesinde; " Yukarıda numarası belirtilen dosyada, davacı vekili ile sulh olmak ve talep hususunda karşılıklı ibralaşmakla; Huzurdaki davada davacı yanın davadan feragat etmesi halinde, vekalet ücreti ve / veya yargılama gideri hususunda hiçbir talebimizin olmadığını beyan eder, gereğinin yapılmasını " talep ve beyan etmiştir.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2) Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)
Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1) Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın feragat sebebiyle REDDİNE,
2.Davadan feragat nedeniyle alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 615,40- TL harçtan ve 2100,00-TL ıslah harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan kısmın davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
4.Tarafların karşılıklı talepleri olmaması nedeniyle vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
5.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.