T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/37 Esas - 2023/256
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 25/03/2022 tarihli Cam Elyaf Takviyeli Beton Yapım Sözleşmesine göre, taraflar Büyükdikili Mah. Özel Harekat Bölge Müdürlüğü İnşaatı Seyhan/Adana adresinde yapılmakta olan inşaat dış cephesi için Cam Elyaf Takviyeli Beton yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkili tarafından, taahhüt edilen işe başlandığını, ekli protokolde ayrıntıları belirlenen işlemler sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını ve Mersin'de yer alan fabrikasında malzemeleri üretmeye devam ederken, davalı tarafın kusurlu davranışları, daima farklı talepler ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle işin bitiminin sözleşmede belirtilen sürede gerçekleştirilemediğini, davalı firma her ne kadar müvekkiline ihtar yoluyla eksiklerin bildirildiğini iddia ettiği ihtarname söz konusu da olsa bu ihtarnamenin taraflarına ulaşmadığını, ayrıca 21/09/2022 tarihinde noterden keşide edilen ihtarnamede taraflarına 7 günlük süre vermiş olmasına karşın 27/09/2022 tarihinde şantiyeyi terk etmelerine ilişkin bildirimde bulunulduğunu, müvekkil firma çalışanlarının, ... İnş. tarafından 27/09/2022 tarihinde yapılan bu işlemiyle Adana ilinde bulunan şantiye sahasına girişlerinin engellendiğini ve sözleşme yine ... İnş tarafından haksız bir şekilde ve müvekkilin hiçbir kusuru olmadığı halde feshedildiğini, müvekkilinin maddi olarak büyük zarara uğradığını, bu süreçte kendi malzemelerinin bedelinin belirlenmesi için tespit işlemi yapılması amacıyla Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2022/... Esas numaralı ve Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2022/... Esas numaralı değişik iş niteliğinde talepte bulunmuş ancak her iki talepte "hukuki yarar yokluğu" gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalı şirket tarafından hem sözleşmenin haksız feshedildiğini hem de müvekkilinin imalat bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin üretmiş olduğu malzemelerin bedelinin kendisine ödenmemiş olduğunu belirterek, sözleşmeyi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde fesheden ve taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşmenin 9.maddesinde belirtilen teminat senedinin de davalı uhdesinde bulunması nedeni ile kötü niyetli davalı tarafça söz konusu teminat senedinin tedavüle konulmasının, ciro edilmesinin ve icraya konulmasının önlenmesi bakımından teminatsız olacak şekilde İhtiyati Tedbir Kararı verilmesini ve karar ile birlikte de bu senetten dolayı borçlu bulunmadığımızın tespitine, dava devam eder iken ödenmesi zarureti halinde ise, davalıdan istirdadına karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği 14/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin, Ankara Mahkemeleri olduğunu, Ankara Mahkemelerini seçtiklerini, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddi ile davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklı, asıl yüklenici ile yapılan sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi iddiası nedeniyle davacı tarafça alacak talebi ve senetten dolayı menfi tespit talebine ilişkin olup, davalı vekili tarafından, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuştur.
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olacağını beyan etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilirler. Taraflar aksi kararlaştırılmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açabilirler.'' düzenlemesi mevcuttur.
Dosya kapsamına göre, davanın her iki tarafı tacir olup, HMK m.
17.maddesinin ikinci cümlesine göre, “taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır”. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan, yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır.
Tüm bu nedenlerle, tacir olan taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 32. Maddesi uyarınca Ankara Mahkemelerinin yetkisinin münhasır olduğu, bu sözleşmeden kaynaklanan davaların münhasıran kararlaştırılan Ankara Mahkemelerinde açılması gerektiği değerlendirilmekle; davalı şirket vekili tarafından süresi içerisinde yapılan yetki itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın mahkememizin yetkisizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2.Dosyanın kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde görevli ve yetkili ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin ihtarına,
4.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 331/2. maddesinde yer alan ‘Yargılama giderlerine dosyanın gönderileceği mahkeme hükmeder.’ hükmü uyarınca bu aşamada yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5.Mahkememizin iş bu kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, mahkememizce dosya üzerinden yapılacak inceleme sonucunda yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, taraflara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.20/06/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
NOT : 5070 SAYILI YASA HÜKÜMLERİ UYARINCA ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.