T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/762 Esas - 2026/146
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
VEKİLİ Av. ...
Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı tarafın iddiaları:
Davalı tarafından yapılan ihalenin davacı lehine sonuçlanması ile taraflar arasında 23/11/2017 tarihli ... konulu T32300 numaralı sözleşmenin imzalandığını, davacının edimini yerine getirdiğini, sözleşmede işin bitim tarihi 14/08/2018 olarak belirtilmesine rağmen davalıdan kaynaklanan nedenlerle belirtilen sürede işin tamamlanmasının mümkün olmadığını fakat davalının süre uzatımı vermediğini, işin 08/01/2019 tarihinde geçici kabulünün 15/02/2021 tarihinde ise kesin kabulünün tamamlandığını, davalı tarafından gecikme cezası kesintisi yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen haklı sebeplerle (montaj sahasının geç teslim edilmesinin, ihale ile imza tarihi arasında iki buçuk aylık süre geçmesinin, şartnamede bulunmayan değişiklik talepleri sebebiyle yapılan revizyonlar, malzemelerin geç teslimi, bildirimlerin geç yapılması, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 Sayılı Karar gereği yabancı tedarikçilerle yapılan sözleşmelerde değişikliğe gidilmesi, mücbir sebep olarak davacının fabrikasında 20/09/2018 tarihinde yangın meydana gelmesi) süre uzatımı verilmesi gerekmesine ve sözleşmedeki şartlar yerine getirilmesine rağmen sürenin uzatılmamasının ve gecikme sebebiyle cezai şart uygulanmasının haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek davalı tarafından yapılmış olan 1.698.780,00 TL gecikme cezası kesintisinin kesinti yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf; İdarenin ... için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre çıktığı ihale sonucunda davacı ile “18.465.000,00-TL” bedel üzerinden “23/11/2017 tarih ve T 32300 nolu Götürü Bedel Mal Alımı Tip Sözleşmesi” imzaladığını, sözleşmenin 10.3.1.maddesine göre teslim tarihinin “14.08.2018” olduğunu, davacının kusuru sebebiyle sözleşme konusu malzemelerin tesliminde yaşanan gecikme nedeniyle -uzatılan- 30.09.2019 tarihi ile 31.12.2018 tarihleri arası olmak üzere toplam 92 gün üzerinden 1.698.780,00-TL gecikme cezası uygulandığını, gecikme cezasının Sözleşmenin Gecikme cezasını düzenleyen 34.2 maddesine uygun olduğunu, süre uzatımı verilmesi gerektiğine yönelik iddiaların geçerli ve haklı bir sebep olmadığını, idarece 14.08.2018 tarihli ihtarname ile sözleşme hükümleri gereği edimin aynen ifası istenmiş olup herhangi bir fesih iradesinin davacıya bildirilmediğini, bu haliyle sözleşmeye aykırı şekilde gecikilen her gün için gecikme cezası istenebileceğini, sözleşmenin 34.2 maddesinde yer alan gecikme cezasına ilişkin hükmün uygulandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Aralarındaki sözleşme kapsamında davalı idare tarafından davacı aleyhinde tahakkuk ettirilen ve uygulanan gecikme cezasının sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığı, davacı tarafın ileri sürdüğü sebeplerin ayrıca süre uzatılmasını gerektirir mahiyette haklı bir sebep olarak kabul edilip edilmeyeceği, bahsi geçen 1.698.780,00-TL lik cezai şart kesintisinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususlarındadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu malların teslimi ve kurulum ile devreye alınması olduğundan uyuşmazlık eser sözleşmesine ilişkindir. Uyuşmazlığa ilişkin tüm kayıtlar getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi ... 05/09/2024 tarihli raporunda "Mal alımı işi kapsamında idare tarafından davacı aleyhinde tahakkuk ettirilen ve uygulanan gecikme cezasının sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğu, Davacı firmanın ileri sürdüğü sebeplerin süre uzatımı gerektirir mahiyette haklı bir sebep olarak kabul edilemeyeceği, Davalı idare tarafından uygulanan 1.698.780,00TL'lik cezai şart kesintisinin sözleşme hükümlerinde belirtilen oranda olduğu ve davacı yükleniciye iadesinin gerekmediği," şeklinde görüş bildirmiştir.
Bu rapora davacı vekilinin Dr. ... imzalı uzman mütalaası ekli olarak sunduğu itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmış, Bilirkişi ... 10.06.2025 tarihli raporunda "Davalı İdarenin Davacı Yüklenici'den "gecikme cezası" adı altında kesinti yapmasının haklı bir nedeni olmadığı, Yüklenici alacağından kesilen 1.698.780,00 TL tutarındaki gecikme cezası bedelinin Yükleniciye iade edilmesi gerektiği" yönünde görüş bildirmiştir.
Alınan iki rapor arasında çelişki doğması sebebiyle Kamu İhale Uzmanı olan üç kişilik bilirkişi heyetinden (... , ... ve ... ) yeni bir rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti bu raporunda önceki bilirkişi raporlarındaki ve uzman mütalaasındaki tespitleri de değerlendirerek sonuç görüşlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 17.12.2025 tarihli raporunda; "Proje Montajının Yapılacağı Atölyenin geç teslim edilmesinden kaynaklı olarak idare 47 gün ek süre vererek iş bitim tarihini ötelediği ve bu konuda davalı idarenin herhangi bir kusurunun olmadığı, Sözleşmenin teklif geçerlilik süresi içerisinde imzalanmış olduğu, davacı firmanın sözleşme imza tarihinin uzamış olduğu iddiasının geçersiz olduğu ve süre uzatımı gerektirmediği Davalı İdare tarafından proje revizyonuna ilişkin herhangi bir talep bulunmadığı , bu bakımdan bir süre uzatımı gerektirmediği Davalı idarenin davacı yüklenici firmaya herhangi bir malzeme teslim etme yükümlülüğünün olmadığı, bu bakımdan bir süre uzatımı gerektirmediği "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar" gereği herhangi bir süre uzatımı verilmesini gerektirecek durum olmadığı Yangın sebebiyle talep etmiş olduğu süre uzatımı talebine istinaden herhangi bir süre uzatımı verilmesini gerektirecek durum olmadığı 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu Geçici 4 üncü Madde Uyarınca herhangi bir süre uzatımı verilmesini gerektirecek durum olmadığı analiz ve tespit edilmiş olup, süre uzatımı talebinin yerinde olmadığı, Mal alımı işi kapsamında idare tarafından davacı aleyhinde tahakkuk ettirilen ve uygulanan gecikme cezasının sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğu Davalı idare tarafından uygulanan 1.698.780,00 TL'lik cezai şart kesintisinin sözleşme hükümlerinde belirtilen oranda olduğu ve davacı yükleniciye iadesinin gerekmediği" değerlendirmelerinde bulunmuşlardır.
Bilirkişi heyetinden alınan son raporun ilk iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermeye yönelik olması ve alınan raporun kapsamı itibariyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmesi, uyuşmazlığın mahiyeti ile itirazların hukuki değerlendirmelere yönelik olması nazara alınarak heyet raporuna yönelik itirazlar reddedilmiştir.
Alınan bilirkişi raporlarında ortak olan değerlendirme davacının davada ileri sürdüğü sebeplerin süre uzatımı gerektirmediği yönündedir. Davacının süre uzatımı için haklı ve geçerli bir sebebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının asıl ve önemli iddiası sözleşmenin 34.1 maddesinde yer alan "10 gün süreli yazılı ihtarın" sözleşmenin 34.2 maddesine göre gecikme cezası uygulanabilmesi için gerekli ve zorunlu olup olmadığı konusundadır. Sözleşmenin "Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshi" başlıklı 34. maddesi aşağıdaki şekildedir.
34.1. İdare tarafından, bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç, Yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak mali veya malları süresinde teslim etmemesi halinde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır.
34.2. Yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin bindebir oranında gecikme cezası uygulanır.
34.3. Gecikme cezası, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir. Bu ceza tutarı; ödemelerden ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatlardan karşılanamaması halinde Yükleniciden ayrıca tahsil edilir.
34.4. İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek, alım konusu iş genel hükümlere göre tasfiye edilir.
34.5. Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.
34.6. İdareye süresi içerisinde teslim edilen malların muayene ve kabulü için İdare tarafından yapılan inceleme sırasında geçen süreler işin süresinden sayılmaz. Son teslim tarihinden önce teslim edilen ve sözleşme ve eklerine uygun olmayan malların sözleşme şartlarına uygun mallar ile değiştirilmesi için teslim süresi içerisinde 1 defaya mahsus yükleniciye teslim imkanı verilir. Ancak verilen süre içerisinde yeni mal tesliminin yapılmaması veya teslim edilen malın sözleşme ve eklerine uygun olmaması halinde, yukarıdaki düzenlemeler çerçevesinde ihtar yapılır. Sözleşmenin feshini düzenleyen 35.1 maddesi ise aşağıdaki şekildedir.
35.1. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi
35.1.1. İdare, aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder:
a)Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, bu sözleşmenin gecikme cezasını düzenleyen maddesinde belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, İdarenin bu sözleşmede belirlediği süreyi ve açıklamaları içeren ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,
b)Sözleşmenin uygulanması sırasında Yüklenicinin 4735 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi, hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. İdari şartnamede gecikme halinde uygulanacak cezalar hakkında bir düzenleme yapılmadığı sadece sözleşmeye atıf yapıldığı görülmektedir. (https://ekapv2.kik.gov.tr/ekap/search)
Sözleşmenin 34.1-2 maddesi ve 35.1 maddesi birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmeye uygun olarak malın veya malların süresinde teslim edilmemesi halinde yapılacak 10 gün süreli yazılı ihtar sözleşmenin feshi için gerekli olduğu, fesih halinde uygulanabilecek gecikme cezasının süresinin belirlendiği, somut olayda olduğu gibi sözleşmenin feshedilmediği taktirde ifaya ekli gecikme cezası olarak sözleşmenin 34.2 maddesi hükmüne göre gecikme cezasının uygulanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Zira sözleşmenin 35.1 maddesinde " Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, bu sözleşmenin gecikme cezasını düzenleyen maddesinde belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, İdarenin bu sözleşmede belirlediği süreyi ve açıklamaları içeren ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi," halinde sözleşmenin feshedilebileceği açıkça düzenlenmiş ve fesih için 34.1 maddeki ihtarı şart olarak aramıştır. Bu ihtar sözleşmenin feshi için zorunlu ve fesih halinde uygulanabilecek gecikme cezasının sınırlarını belirlemekte olup ifaya ekli gecikme cezasının uygulanması için gerekli değildir.
Yargıtay HGK 2017/(13)3-2503 Esas 2021/1258 Karar sayılı kararında "Taraflar arasında kararlaştırılmış olan sözleşmede, normal teslim süresinin bitmesiyle davacı idarenin hemen fesih ihtarında bulunamayacağı, bunun için on gün bekleyeceği, buna karşılık davalı yüklenicinin de gecikilen her takvim günü için teslim edilmeyen/bitirilmeyen kısmın bedelinin % 0,2 oranında ceza ödeyeceği kabul edilmiştir." denilmekle on gün süre içerir ihtarın fesih için gerekliliğine vurgu yapılmış, yüklenicinin gecikilen her gün için belirlenen oranda gecikme cezası ödeyeceği ifade edilmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1016 Esas 2017/3085 Karar sayılı kararında da "Yanlar arasında imzalanan 22.04.2011 tarihli sözleşmenin 34.1. maddesinde "sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı veya malları süresinde teslim etmemesi halinde (10) gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır." 34.2. maddesinde ise "gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,05'i oranında gecikme cezası uygulanacağı " 34.3. maddesinde ise, "gecikme cezası, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir. Bu ceza tutarı; ödemelerden ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatlardan karşılanamaması halinde yükleniciden ayırca tahsil edilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yine 35.1.1 (a) maddesinde de, İdarenin haklı feshi düzenlenmiş ve az yukarıdaki cezanın uygulanacağı vurgulanmıştır. Sözleşmenin 34.2 maddesinde kararlaştırılan ceza sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 158/II. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza olduğundan, fesih halinde istenemez ise de, sözleşmenin ilgili maddesinde 10 günlük sürede dahi gecikme cezası uygulanacağı kabul edildiğinden, bu sürenin dışında kalan ceza istenemeyeceğinden (10) günlük ceza hesaplattırılıp hakediş alacağından mahsubu gerekmektedir." denilmekle, sözleşmenin 34.1 maddesindeki 10 gün süreli ihtarın feshe ilişkin olduğunu ve fesih halinde gecikme cezasının 10 gün için belirleneceği belirtilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/20785 Esas 2015/28142 Karar sayılı kararında "Davacı, davalının sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirmediğinden gecikme cezasının ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 34.1 maddesinde, " yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı ya da malları süresinde teslim etmemesi halinde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır " 34.2. Maddesinde ; " yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde idare tarafından en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için teslim edilmeyen kısmın bedelinin % 0,1 oranında gecikme cezası uygulanır " düzenlemesinin getirildiği , idari şartnamenin 51.1. Maddesinde de aynı düzenlemenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme gereğince davalının malı süresinde teslim etmediği anlaşıldığına göre, davacının sözleşmenin yukarıda açıklanan hükümleri gereğince malın teslim edilmesi gereken tarih ile fesih tarihi arasındaki süre için gecikme cezasını talebe hakkı vardır. Sözleşmede öngörülen ihtarın sözleşmenin feshi için gerekli olduğu açıktır." O halde mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerekirken, Dairemizce sehven ihtarın tebliğ tarihinin gecikme cezasının başlangıcı olarak kabulü gerektiği gerekçesi ile bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının bu konudaki karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 5.3.2015 tarihli, 2014/18537 E. 2015/6880 K. sayılı “bozma ” ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. Dairenin gecikme cezası uygulanabilmesi için 10 günlük süre içerir ihtarın varlığını ve tebliğ edilmesini şart olarak aradığı ilk kararındaki değerlendirmenin hatalı olması sebebiyle kararını sonradan düzelttiği ve sözleşmede öngörülen ihtarın sözleşmenin feshi için gerekli olduğu sonucuna vardığı anlaşılmaktadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2018/726 Esas 2020/948 Karar sayılı kararında " Sözleşmenin bu maddesinde kararlaştırılan ceza, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/II maddesine göre ifaya ekli cezai şart olduğundan, kural olarak sözleşmenin feshi halinde talep edilemez ise de; sözleşmenin az yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenleme ile yapılması gerekli uyarının tebliğ tarihinden itibaren geçecek 10 günlük sürede dahi gecikme cezasının uygulanacağının kabul edildiği ve bu sürenin feshedilemeyen cezalı süre niteliğinde olduğu, bu sürenin dışında gecikilen süre için fesih halinde dahi cezai şart istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığından, davacı iş sahibinin ancak sözleşmede kararlaştırılan cezalı süre sonuna kadar cezai şart alacağına hak kazandığının kabulü gerekir. (Yargıtay 15. HD'nin 27/09/2010 gün, 2009/3955 Esas, 2010/4803 Karar, 03/02/2012 gün, 2011/4589 Esas, 2012/596 Karar sayılı emsal kararları)" denilmiştir. Bu kararda da 10 günlük süre içerir ihtarın feshe ilişkin olduğu ve fesih halinde istenebilecek gecikme cezasının sınırlarını belirlemeye yönelik bir düzenleme yapıldığı vurgulanmıştır.
Somut olayda ; 2017/384610 İKN ihale üzerinde kalana davacı ile davalı idare arasında düzenlenen “23/11/2017 tarih ve T 32300 nolu Götürü Bedel Mal Alımı Tip Sözleşmesi” gereği (10.3.1.md) malların teslim tarihinin “14.08.2018” olarak kararlaştırıldığı, davalı idarenin 14/08/2018 tarih ve 4807 sayılı yazısı ile teslim süresinin 14/08/2018 tarihinde sona erdiğini belirterek söz konusu malzemelerin en kısa sürede teslimini talep ettiği, daha sonra idarenin teslim süresini cezasız olarak uzatarak teslim tarihinin 30.09.2018 olarak güncellendiği, geçici kabulün 08/01/2019 tarihinde yapıldığı ve geçici kabul tutanağında iş bitim tarihinin 08/01/2019 olarak belirtildiği, davalı idarece davacı yüklenici hakkında 30/09/2018 ile 31.12.2018 tarihleri arası olmak üzere toplam 92 gün üzerinden 1.698.780,00-TL gecikme cezası uygulanarak 31.12.2018 tarihli ... nolu faturanın düzenlendiği, geçici kabul tutanağında gecikme cezası için bir şerh konulmasının sözleşmenin yukarıda yorumlanan hükümleri gereği gerekli olmadığı ve gecikme cezası hakkının düştüğünden bahsedilemeyeceği, geç teslim olgusunun ve sözleşmenin 34.2 maddesi hükmüne göre gecikme cezası uygulanabilirliğinin açık olduğu, sözleşmede bitiş tarihinin 14.08.2018 olarak gösterilmesi, davacı yüklenicinin süre uzatımı için geçerli bir sebebinin bulunmamasına rağmen idarece teslim tarihinin 30.09.2018 tarihine ötelenmesi, buna karşılık fiili teslimin 31/12/2018 tarihinde yapılması karşısında idarenin uzatılmış teslim tarihi ile 31/12/2018 tarihleri arası için gecikme cezası tahakkuk ettirmesinde sözleşmeye ve yasaya aykırılık bulunmadığı, sözleşme konusunun tamamının tesliminde gecikme yaşanmış olması itibariyle günlük sözleşme bedelinin bindebiri oranında 92 gün için (18.465.000-TL/1000x92=) 1.698.780,00 TL gecikme cezası uygulamasının doğru olduğu, davacının ileri sürdüğü sebeplerin ek süre verilmesini gerektirmediği sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının peşin alınan 29.010,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 28.278,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 255.829,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücretinden ibaret 30.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden kaynaklanan 3.120,00 TL ara bulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7.Gerekçeli kararı yönetmelik gereği talep halinde taraflara tebliğine,
8.Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/03/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)