T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şirket ile Davalı şirket arasında Cari Hesap ilişkisi bulunmakta olduğu, müvekkili şirketin, muhtelif tarihlerde takip dayanağı olan faturadan kaynaklı davalı şirkete ürün ve hizmet satmış, davalı şirket, fatura alacağından kaynaklı ödeme yapmamış olduğunu, müvekkili fatura vadesi süresinin dolmasından kaynaklı ödemesini istediğinde davalı şirket ödeme yapmayacağını beyan etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılan ve teslim edilen ürünlerden dolayı, müvekkili şirketin davalı şirketten 330.235,79-TL alacağı doğmuş, müvekkili şirket, birden fazla kez cari hesap borcunun ödenmesini davalı şirketten talep etmiş ise de davalı şirketten herhangi bir ödeme tahsil edememiş olduğu, bunun üzerine müvekkili şirketin, davalı şirkete karşı Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı İlamsız İcra Takip dosyasıyla birikmiş cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlatmış, davalı şirket, vekili aracılığıyla icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile borcu olmadığından bahisle gerçek dışı ve hukuka aykırı şekilde itiraz etmiş ve takibin durdurulmasına sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirkete ürünler/mallar satmış ve faturaları elektronik sistemden tebliğ etmiş, davalı şirket, müvekkilinin düzenleyerek kendisine tebliğ ettiği faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi iade faturası vs. düzenlememiş, müvekkilinin davalı şirkete gönderdiği faturalara hiçbir itirazda bulunmamış olduğunu, mail üzerinde den borcu kabul ettiğini ve ileri tarihli bir çek vermek istediğini de beyan etmiş olduğunu, müvekkili şirketin alacağının faturalara dayanmakta olup, müvekkili şirketin alacağının likit yani belirli nitelikte olduğunu, bu nedenlerle Mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle; davalının hukuki dayanaktan yoksun şekilde Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı İlamsız İcra Takip Dosyasına sunduğu itirazın iptali ile takibin ticari faiz üzerinden devamına karar verilmesini, müvekkili şirketin alacağı faturalara dayanmakta olup alacak likit nitelikte olup, takip talebinde yer alan 330.235,79-TL toplam alacak tutarındaki alacağın %20'sinden aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, borca mesnet evrakların dosyada mevcut olmadığını, Icra İflas Kanunu’nun 61. maddesine göre eklenmesi gereken belge sureti ödeme emrine eklenmemiş olup borca dayanak evraklara müvekkilince muttali olunamamış olduğunu, müvekkiline tebliğ olunan bir fatura da olmadığını, bu durum tebligat zarfı ile de sabit olduğu, anılan nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili firmanın kötü niyetinden de söz edilemeyeceği, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte İşlemiş faize ve de faiz oranına da itiraz edip kabul etmiyor olduklarını, firmanın temerrüde düşürülmemiş olduğunu, takip alacaklısına takip alacağı tutarında borçlarının bulunmamakta olduğunu, takibin haksız ve de kötü niyetli olduğunu, talep olunan tüm alacak kalemlerine itiraz edip kabul etmiyor olduklarını, takip talebinde belirtilen malların müvekkili firmaya teslim edilmemiş olduğunu, haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARAŞTIRMA;
1.Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır
2.İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/04/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri getirtilmiştir.
3.İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08/05/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri getirtilmiştir. 04/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1.) Davacının 2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
2.) Davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamı olduğu,
3.) Davacı ... incelenen ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 28/02/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 287.656,80 TL Alacaklı oldukları değerlendirilmiş olduğu,
4.) Davacı tarafından Davalı ... 2024 yılında KDV Dahil toplam tutarı 1.014.681,60 TL olan 28 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu,
Davalı tarafından Davacı ... Toplam tutarı KDV Dahil 363.832,80 TL olan 3 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu,
Davalı tarafından davacı ... 30.07.2024 keşide tarihli ... No.lu 216.192,-TL Tutarlı ... Bankası Çeki verilmiş ve davalı ... Bankası hesabından Davacı ...bank hesabına 147.000 TL Banka EFT Ödemesi olmak üzere kümülatif olarak 363.192,-TL Ödeme yapılmış olduğu, Davacının Davalıdan kalan alacak tutarının, (1.014.681,60 TL-363.832,80 TL-363.192,-TL) 287.656,80 TL olduğu tespit edilmiş olduğu,
5.) Davacı alacağının icra takibine konu edilen, toplam tutarı 287.656,80 TL olan 2024 yılı Ekim ve Aralık aylarına ait 6 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, işbu E-Faturaların içeriğinin Araçların bakımı için kullanılan Malzemeleri ve Servis Hizmet Bedellerini içerdiği tespit edilmiş olduğu, 2024 yılı 10.11. ve 12.aylara ait karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinde tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı,
6.) Davacı ... 28/02/2025 tarihli icra takibinde 287.656,80 TL Alacağına 42.578,99 TL işlemiş Faiz talep etmiş olduğu, ancak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğundan tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
7.) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 28.02.2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu aleyhine 287.656,80-TL asıl alacak, 42.578,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 330.235,79-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının altı adet fatura olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak SMMM bilirkişiden yukarıda deliller kısmında özetine yer verildiği üzere bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafından davalıya 2024 yılında KDV Dahil toplam tutarı 1.014.681,60 TL olan 28 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya toplam tutarı KDV Dahil 363.832,80 TL olan 3 Adet fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya 30.07.2024 keşide tarihli ... No.lu 216.192,-TL Tutarlı ... Bankası Çeki verildiği ve davalı ... Bankası hesabından Davacı ...bank hesabına 147.000 TL Banka EFT Ödemesi olmak üzere kümülatif olarak 363.192,-TL ödeme yapılmış olduğu, davacının davalıdan kalan alacak tutarının, (1.014.681,60 TL-363.832,80 TL-363.192,-TL) 287.656,80 TL olduğu, davacı alacağının icra takibine konu edilen, toplam tutarı 287.656,80-TL olan 2024 yılı Ekim ve Aralık aylarına ait 6 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere taraflarca takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturaların, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması karşısında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davacının takip konusu edilen 6 adet fatura kapsamında davalıdan 287.656,80-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edilmiştir. Buna karşın, davalının bu faturaları ödediğine dair herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşıldığından, söz konusu 287.656,80-TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, bu miktar yönünden itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip takibinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının, 42.578,99-TL takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise, davacının takip öncesi davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge ve delil ibraz etmediğinden ve temerrüt oluşmadığından, takip öncesi işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura, ticari defter ve vergi kayıtları kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 287.656,80-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2.Alınması gereken 19.649,83-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.988,43-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 15.661,40-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 3.988,43-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.603,83-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 8.255,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 7.190,10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 593,40-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 4.006,60-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 46.025,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 42.578,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)