T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili şirketin Bakırköy ... Noterliği'nin 19/10/2023 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirkete ait ... plakalı, 2022 model, ... Marka, Dizel, Otomatik, 33.000 km'de kazasız, boyasız, tamamen orijinal olan aracın satışını gerçekleştirmek üzere davalı ...'ı ve dava dışı ...'ı ayrı ayrı vekil tayin ettiğini, davalı ...'ın müvekkilinin verdiği satış vekâleti ile 03.11.2023 tarihinde Bakırköy .... Noterliği'nin 03/11/2023 tarih, ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesine göre ... plakalı, 2022 model, ... Marka, Dizel, Otomatik, 33.000 km'de kazasız, boyasız, tamamen orijinal ve kasko/ piyasa değeri 1.055,664,00 TL olan aracı “715.000.00 TL" bedelle satarak tamamını aldığını ve ... plakalı aracı alıcıya teslim ettiğini araç satış sözleşmesinde beyan ettiğini ve bu hususu imza altına aldığını, satış tarihindeki kasko piyasa değerinin 1.055,664,00 TL olduğu müvekkili şirkete ait aracın 03.11.2023 tarihinde aynı zamanda otomobil alım satım işi ile uğraşan ve tacir olan ... tarafından .... San.Tic.Ltd.Şti'ye satılarak bedelinin de tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı ile birlikte aynı vekaletnamede vekil tayin edilen dava dışı borçlu ... tarafından ... plakalı aracın satışının üzerinden beş (5) ay geçtikten sonra müvekkili şirket yetkilisi ...'in hesabına 08.04.2024 tarihinde Kapora açıklaması ile 90.000,00 TL, 22.04.2024 tarihinde de 200.000,00 TL olmak üzere toplamda sadece 290.000,00 TL gönderdiğini, müvekkili şirkete ait 1.055,664,00 TL bedelli aracın satış bedelinden kalan bakiye tutarın uzun süre beklenilmesine rağmen müvekkili şirkete ödenmemiş olması nedeniyle taraflarınca Bakırköy .... Noterliği'nin 19/10/2023 tarih, .... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirkete ait ... plakalı, 2022 model, ... marka aracın satışını gerçekleştirmek üzere ayrı ayrı vekil tayin edilen davalı/borçlu ... ile dava dışı/borçlu ...'dan ... plakalı aracın bakiye araç satış bedeli olan 765.664,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsili için 03.10.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, başlatılan takibe davalı ...
ve dava dışı ... tarafından ayrı ayrı itiraz ederek takibin durdurulduğunu, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini ve borçluların ayrı ayrı yaptıkları yetki itirazı nedeniyle davalı/borçlu ... yönünden icra dosyasının Küçükçekmece İcra Dairesi'ne, dava dışı/borçlu ... yönünden ise icra dosyasının Malatya İcra Dairesi'ne gönderilmesine yönelik talepleri üzerine ilgili icra dosyasının dava dışı/borçlu ... yönünden Malatya İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyasına, davalı/borçlu ...
yönünden ise Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyasına kaydedildiğini, davalı/ borçlu ...
tarafından Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine de itiraz edilmiş olması nedeniyle huzurdaki davayı açtıklarını, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak tarafların anlaşma sağlayamadıklarını, bu nedenlerle davalarının kabulü ile, davalı/borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı/ borçlunun icra dosyasına yaptığı itiraz haksız ve takibi sürüncemede bırakmak için yapıldığından ve davacı müvekkilinin alacağı Bakırköy .... Noterliği'nin 19/10/2023 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ve Bakırköy .... Noterliği'nin 03/11/2023 tarih, ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinden anlaşıldığı üzere muayyen davalı/borçlu aleyhinde asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı/ borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından davacı müvekkiline olan 867.927,35 TL borcuna yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı ... tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Davacı tarafın iddialarının esas ve usul bakımından aykırı olup açıkça kötü niyetli olduğu, ... (dava dışı), babasına yeni bir konut almak için İstanbul'da bulunan ...'ye ait dairesini satışa çıkarmak istemiş, bu amacıyla davacı şirketin yetkilisiyle (kiracısı ...'le) iletişime geçmiş, sonuç olarak, satış bedelini 4.9 milyon TL olarak belirlemiş olduklarını, davacı şirket yetkilisi ... ile yapılan anlaşma doğrultusunda, davacı şirkete ait araç satış bedelinin bir kısmına mahsuben 900.000 TL değerinde kapora olarak kararlaştırılmış olduğu, davacı şirket tarafından ... ve Dava dışı ...'a aracın satışı için vekaletname çıkarılmış, araç, ... aracılığıyla 715.000 TL'ye satılmış ve davacı şirket bu bedel üzerinden fatura kesmiş olduğu, satışla ilgili herhangi bir anlaşmazlık olmadığını, davalı müvekkilinin, Bakırköy .... Noterliğinin 19/10/2023 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirkete ait ... plakalı, 2022 model ... marka aracın satışını gerçekleştirmek üzere davacı şirket tarafından yetkilendirilmiş, müvekkilinin aracı 715.000-TL'ye satmış, ancak davacı şirket aracın kasko/piyasa değerinin 1.055,664.00 TL olduğunu iddia etmekte olduğunu, davacı şirketin bir diğer iddiasına göre müvekkili ile birlikte aynı vekaletnamede yetkilendirilen ... tarafından ... plakalı aracın satışının üzerinden beş ay geçtikten sonra şirket yetkilisi ... hesabına 08.04.2024 tarihinde kapora açıklaması ile 90.000 TL ve 22.04.2024 tarihinde de 200.000 TL olmak üzere toplamda sadece 290.000 TL gönderildiğini, ... ile davacı şirket yetkilisi ... arasında taşınmaz satışına ilişkin bir sözleşme akdedilmiş olup, bu kapsamda ..., ...'ye olan borcun kapatılması amacıyla davacı şirket yetkilisinden kapora olarak bir araç teslim almış, söz konusu araç, 715.000 Türk Lirası bedelle satılmış ve ..., taşınmazın borcunu 915.000 Türk Lirası ödeyerek kapatmış olduğunu, bu bağlamda, aracın 715.000 TL bedelle satılmasından ... ve müvekkili ...’ın gerek ekonomik gerekse hukuki hiçbir menfaati bulunmamakta olduğu, kapora verilmesi ve geri ödenmesine ilişkin tüm işlemler, yalnızca ... ile ... arasında gerçekleşmiş olup, müvekkili ... ile bu husus arasında herhangi bir illiyet bağı kurulması mümkün olmadığını, bu itibarla, müvekkiline karşı açılan davada, müvekkili ile davacı şirket arasında herhangi bir hukuki ilişki veya sorumluluk bulunmamakta olduğu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın müvekkili açısından reddi gerekmekte olduğu, kısaca tüm borç ilişkisinin ... ile ... arasında doğup müvekkili ile hiçbir nedensellik bağı bulunmamakta olduğu, müvekkilinin yalnızca aracı satmış ve faturasını davacı şirketin kendisine düzenletmiş olduğunu, rızaya dayalı olmayan hiçbir husus bulunmamakta olduğu, ayrıca, davacı şirket tarafından aynı borç nedeniyle hem ...’a hem de müvekkil ...’a karşı dava açılmış, ancak, daha önce de belirtildiği üzere, söz konusu borç ilişkisi yalnızca ... ile ... arasında tesis edilmiş olup, borç ... tarafından ifa edilmiş olduğu, bu durumu tevsik eden belgeler, Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında sunulmuş bulunmakta olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... ile dava dışı ... arasındaki tüm watsap yazışmaları Malatya ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... e sayılı dosyasında tespit edilmiş, tüm borç ilişkisinin ... ile ... arasında doğup müvekkili ile hiçbir nedensellik bağı bulunmamakta olduğu, müvekkilinin yalnızca aracı satmış ve faturasını davacı şirketin kendisine düzenletmiş olduğunu, tüm borç ilişkisinin ... ile ... arasında doğup müvekkili ile hiçbir nedensellik bağı bulunmamakta olduğu, müvekkilinin yalnızca aracı satmış ve faturasını davacı şirketin kendisine düzenletmiş olduğunu, müvekkilinin vekaletnamedeki vazifesinin aracın satışını sağlamak olduğu, davacı taraf aracı evin kapora bedeli olarak vermiş, bu durumda Vekil olan müvekkilinin davacı şirkete bir para ödeme borcu olmadığını, sonraki aşamada ... ile aralarında evin satışından vazgeçilmesi ve kaporanın iadesinden müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacı Şirket yetkilisi ...'in daireye ilişkin kalan bakiyeyi ödememesinin üzerine masraflarla birlikte tarafların 915.000 TL kaporanın ...'e iadesi konusunda anlaşmış olduklarını, 29/03/2024 tarihli mesajlarda ... kendi iban bilgilerini ... ile paylaşmış olduklarını, ... :" Alınan 915.000 TL kapora (araç karşılığı), verilen 2.300 TL araç vergi , verilen elden 350.000 TL, kalan 562.700 TL "demiş olduğunu, ... :"350.000 TL alındı " diyerek hem elden alınan ödemeyi ve hesaplamayı kabul etmiş olduğu, ayrıca, 08.04.2024 tarihinde, "kaporadan iade" açıklamasıyla davacı şirket yetkilisinin banka hesabına 90.000 TL havale edilmiş, ... aynı gün 08/04/2024 tarihli mesajında hesaplama makinesi ekran görüntüsünü ... e atarak 562.700- 90.000 tl= 472.700 TL şeklinde belirtmiş, bu ödeme davacı tarafça dava dilekçesinde ikrar edilmiş olduğu, 22.04.2024 tarihinde ise yine "kaporadan iade" açıklamasıyla aynı hesaba 200.000 TL daha gönderilmiş, yine aynı tarih olan 22/04/2024 de ..., ... "kalan 272.000 TL" şeklinde mesaj atmış olduklarını, bu ödeme de davacı tarafça dava dilekçesinde ikrar edilmiş olduğu, ek olarak, ...'ın eniştesi .... hesabından "kaporadan iade" açıklaması ile 03.06.2024 tarihinde 70.000 TL gönderilmiş, ... davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, 29/03/2024 tarihli mesajlarda ... kendi iban bilgilerini ... ile paylaşmış, dolayısı ile davacı şirket yetkilisi olan ... ödemenin şirket hesabına değil de kendi hesabına ödenmesini talep etmiş olduğunu, işbu davada ... tarafından gönderilen 08.04.2024 tarihli 90.000 TL ödemeyi ve 22.04.2024 tarihli 200.000 TL ödemeyi kabul etmiş, ancak ... elden aldığı 350.000 TL'yi inkar etmekte olduğu, 29/03/2024 tarihli mesajda ... elden 350.000 TL aldım diye kabul beyanı bulunmakta olduğu, bu durum karşı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğu, davacı tarafın, araç satışına ilişkin olarak kasko piyasa değerinin ödenmesi talebi, tamamen haksız ve kötü niyetli olup, somut delillere aykırı olduğu, taraflar arasında rızaya dayalı olarak gerçekleşen anlaşmaya aykırı taleplerde bulunulması, hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğu, aracın satış bedelinin piyasa değerinin altında olduğunu ileri süren davacı şirketin, neden bu satışı onayladığı, fatura düzenlediği ve söz konusu satış bedeli üzerinde mutabık kaldığı hususu, davacı şirket tarafından açıklanması gereken önemli bir durum olduğu, davacı tarafın araç bedelinin düşük olduğunu iddia etmesine rağmen, anlaşmaya taraf olarak kabul ettikleri fiyat üzerinden fatura düzenlemesi ve satışın gerçekleştirilmesi, çelişkili bir durum yaratmakta olduğu, tüm bu nedenlerle davanın tüm ferileri ile birlikte reddini, alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, davaların birleştirilmesini ve Malatya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... e sayılı dosyasında yargılamaya devam olunmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ARAŞTIRMA;
1.Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır
2..... Bankası A.Ş.'nin 16/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; dava konusu dekontlar getirtilmiştir.
3.Bakırköy .... Noterliği'nin 17/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; 03/11/2023 tarihli .... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesine konu ... plakalı araç bedelinin güvenli ödeme ortamında yapılan ödemesine ilişkin kayıtlar getirtilmiştir.
4.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 20/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin ticaret sicili kayıtları getirtilmiştir.
5.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 20/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin ticari şirket sorgusu yaptırılmıştır.
6.İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 28/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin esnaf kaydı sorgusu yaptırılmıştır.
7.Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/02/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yaptırılmıştır.
8.Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir.
9.Malatya İcra Dairesi'nin 18/04/2025 Tarih, .... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir.
10.Malatya .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21/04/2025 Tarih, ... D.İş sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir.
11.Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/04/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin karşılaştırılmalı alış satış analizi ve sicil bilgileri getirtilmiştir.
12.Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/04/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı.
13.Bakırköy .... Noterliği'nin 29/04/2025 Tarih, ... Muh. Sayılı yazısı.
14.Bakırköy .... Noterliği'nin 05/05/2025 Tarih, ... Muh. Sayılı yazısı ile; 19/10/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı işleminin onaylı örneği getirtilmiştir.
15.Bakırköy .... Noterliği'nin 29/04/2025 Tarih, ... Muh. Sayılı yazısı ile; 19/10/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı işleminin onaylı örneği getirtilmiştir.
16.Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir. 09/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1.) Davacının 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu,
2.) Davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,
3.) Davacı ... ait incelenen 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinde, davalı ... ve ... ile ilgili muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu,
4.) Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 03/10/2024 tarihi itibariyle, davacının dava konusu aracın satışının yapıldığı dava dışı ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ.’den 715.000,- TL Alacaklı oldukları,
5.) Davacı şirket yetkilisi ... tarafından şirket adına, 19.10.2023 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ve ... yevmiye numarası ile davalı ... ve ...’a ... Plakalı aracın satışı için 30.04.2024 tarihine kadar vekalet verilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, Bu vekaletnamede; ... Plakalı aracı, dilediğine dilediği bedel ve şartlarla, kati veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satmaya, satış bedellerini almaya, satış senet veya sözleşmelerini imzalamaya …vs, birlikte veya ayrı ayrı vekaleti ifaya yetkili olmak üzere vekalet verilmiş olduğu görülmekte olduğu,
6.) Davacı tarafından dava dışı .... SAN.TİC.LTD.ŞTİ‘ne ... Plakalı araç satışı ile ilgili 03.11.2023 tarihli açıklaması “BAKIRKÖY .... NOTERLİĞİ ... YEVMİYE NO İLE YAPILAN 03/11/2023 TARİHLİ ARAÇ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE İSTİNADEN DÜZENLENMİŞTİR. PLAKA ... ŞASİ NO ... CİNSİ OTOMOBİL” olan ... Numaralı 715.000 TL Tutarlı Temel E-Faturası düzenlenmiş olduğu, ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ.’den bu bedelin tahsil edilmiş olduğuna dair herhangi bir tahsilat kaydına rastlanmamış olduğu,
7.) Davacı şirket adına vekil tayin ettiği ... tarafından 03/11/2023 tarihinde ... Plakalı aracın ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ.’ne KDV Dahil 715.000 TL’den satılmış olduğu, bedelin alınmış olduğuna dair Bakırköy ... Noterliği ile Araç Satış Sözleşmesi yapılmış olduğu tespit edilmiş olduğu,
8.) Davalı ... tarafından cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulu banka dekontlarına göre, dava dışı ... tarafından davacı şirket yetkilisi ...’e 03.06.2024 tarihinde 70.000 TL, 05.06.2024 tarihinde 30.000 TL ve 06.06.2024 tarihinde 200.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL ödeme yapılmış olduğu, Banka dekont açıklamalarında “KAPARO İADE” açıklamaları olduğu,
9.) Davalı ... tarafından cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulu tutanak niteliğinde belgeye göre, davacı şirket yetkilisi ...’in ...’ın kiracısı olduğu, 06.06.2024 tarihinde kiraladığı daire’nin anahtarını teslim ettiği, daire ile ilgili herhangi bir borcunun ve alacağının bulunmamakta olduğunu yazıp imzalamış olduğu görülmekte olduğu,
10.) Malatya ... Sulh Hukuk Mahkemesi için hazırlanmış 09.12.2024 tarihli ... D.İş sayılı dosya için düzenlenmiş Bilirkişi Raporundaki taraf görüşmelerinden 29.03.2024 tarihli görüşmede ... tarafından ...’e Alınan 915.000 TL Kaparo (araç karşılığı) verilen 2.300 TL Araç vergi, elden verilen 350.000 TL, Kalan 562.700 TL olduğunun ve ... tarafından 350.000 TL Alındı olarak söylenmiş olduğu görülmekte olduğu,
05.06.2024 tarihli görüşmede ... tarafından ...’e (226.700 TL-30.000 TL) 196.700 TL hesap yapılıp depozitolar dahil kalan miktarın bu olduğu görüşülmüş olduğu,
11.) 06.06.2024 tarihinde gece ... tarafından ...’e “sen yarın ödemelerini de planlayabilirsin, yaklaşık 250.000 TL ödeme yapacağız olarak görüşme yapmış oldukları ve 06.06.2024 tarihinde ... tarafından ...’e 200.000 TL tutarlı .... Bankası Banka dekontunu ... Tarafından ...’e 200.000 TL gönderildiğine ilişkin ... Bankası Banka dekontunu göndermiş olduğu görülmekte olduğu, önceki görüşmede ... tarafından 250.000 TL gönderileceği belirtilmiş olduğu, ancak 200.000 TL gönderilmiş olduğu görülmekte olduğu, bu durumda davacının kalan alacağının 50.000 TL olduğu anlaşılmakta olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davacı alacağının 50.000 TL kalmış olduğuna kanaat getirilmesi halinde işlemiş faizin 6.678,08 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
12.) Davacı ... tarafından dava dilekçesinde, Satış tarihindeki kasko/ piyasa değeri 1.055,664,00 TL olan davacı şirkete ait aracın 03.11.2023 tarihinde aynı zamanda otomobil alım satım işi ile uğraşan ve tacir olan ... tarafından ... San.Tic.Ltd.Şti'ye satılmış ve bedeli tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı ile birlikte aynı vekaletnamede vekil tayin edilen dava dışı borçlu ... tarafından ... plakalı aracın satışının üzerinden beş (5) ay geçtikten sonra davacı şirket yetkilisi ...'in hesabına 08.04.2024 tarihinde Kapora açıklaması ile 90.000,00 TL, 22.04.2024 tarihinde de 200.000,00 TL olmak üzere toplamda sadece 290.000,00 TL gönderilmiş olduğu, kalan alacağı ( 1.055,664,00 TL-290.000 TL) 765.664 TL için icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu tespit edilmiştir.
Ancak, ... Plakalı aracın satışının 715.000 TL üzerinden satışının yapılıp davacı şirket tarafından bu tutar kadar aracı alan .... şirketine fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiştir.
Sayın Mahkeme tarafından ... Plakalı aracın 715.000 TL ‘den satılmış olduğuna kanaat getirmesi halinde, 715.000 TL’den 290.000 TL’yi düşüm yaptığımızda davacının kalan alacağının 425.000 TL olacağı hesaplanmış olduğu, Sayın Mahkeme tarafından Davacı alacağının 425.000 TL olduğuna kanaat getirmesi halinde işlemiş faizin 56.763,70 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
13.) Sayın Mahkeme tarafından Aracın gerçekte 915.000 TL’ye satılmış olduğuna kanaat getirmesi halinde ve tarafların görüşmelerinde davacı şirket yetkilisi ... tarafından 350.000 TL’nin elden almış olduğuna dair görüşmeye göre, davalı ... tarafından davacı şirkete elden 350.000 TL elden ödeme yapmış olduğuna kanaat getirmesi halinde, bu tutar ve davacı şirket tarafından davalı ödemesi olarak kabul edilmiş 290.000 TL ödeme bu tutardan düşüm yapıldığında davacının kalan alacağının (915.000 TL-350.000 TL-290.000 TL) 275.000 TL olacağı hesaplanmış olduğu, davacı alacağının 275.000 TL olduğuna kanaat getirilmesi halinde işlemiş faizin 36.729,45 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
14.) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’ye 20.01.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısına göre, davalı ...’ın faal gerçek kişi ticari işletme kaydı olduğu görülmekte olduğu,
15.) Davalı ...’ın bağlı olduğu Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen cevap yazısına göre, davalı ...’ın defter tutma bakımından birinci sınıf tüccar olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu belirtilmiş olduğu,
16.) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 03/10/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %24,00 ve değişen oranlarda Adi Kanuni Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İşbu dava, Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı gönderme kararı ile Mahkememize gelmiştir.
Dava, araç satışı için verilen vekaletname ile yapılan satış işleminde vekilin görevini gereği gibi yerine getirmediği iddiası ile ödenmeyen araç bedelinin araç kasko değeri üzerinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, incelendiğinde, davacı tarafından davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibi olduğu 765.664,00-TL bakiye araç satım bedeli ve işlemiş faiz alacağı talep edildiği, takip dayanağının "Bakırköy .... Noterliğinin 19/10/2023 tarihli, ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile alacaklı şirkete ait ... plakalı, 2022 model, ... marka aracın satışı için alacaklı şirket yetkilisi tarafından 30/04/2024 tarihine kadar vekil tayin edilmiş olup, 03/11/2023 tarihinde vekil/borçlu tarafından Bakırköy .... Noterliğinin 03/11/2023 tarihli ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile 1.055.664,00 TL kasko piyasa değeri üzerinden satışı gerçekleşen aracın alacaklı şirkete ödenmemiş olan 765.664,00 TL tutarındaki bedelinin iadesi" olduğu, borçlunun süresi içinde takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, söz konusu takibe ilişkin olarak, davacının öncesinde Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, iş bu dosyamız davalısına ve dava dışı ...'a karşı icra takibi başlattığı, borçluların ayrı ayrı yetki itirazında bulundukları, bunun üzerine dosyanın ... yönünden Malatya İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve ... esasa kaydedildiği, bu icra dosyasında borçlunun takibe itirazı üzerine davacı tarafından Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, mahkememiz dosyasındaki davalı yönünden ise icra dosyasının yukarıda belirtildiği gibi Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne yetkisizlikle gönderildiği ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali davası olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda davacı tarafın iddiası, davalıya araç satışı için vekaletname verdiği, davalının aracı kasko değerinin altında sattığı, satış bedelinin ise sadece 290.000,00-TL'sini kendisine gönderdiği şeklinde olup, talebinin ise, aracın kasko değeri üzerinden hesaplanacak bakiye bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ise, davacı şirket yetkilisi ile dava dışı ... arasında, ...'a ait evin, davacı şirket yetkilisine satışı konusunda bir anlaşma yapıldığını, davaya konu aracın ise aralarındaki anlaşma uyarınca kapora olarak verildiğini, aracın 715.000,00-TL'ye satıldığını, davacı şirketin bu miktar üzerinden fatura kestiğini, söz konusu araç ev satışı için kapora olarak verildiğinden, vekilin görevin burada sadece satışı yapmak olduğunu, bedeli vekilin almadığını, bu nedenle bedel iadesi sorumluluğunun olmadığını, dava konusu ile davalının bir ilgisinin olmadığını, davacının bedel iadesi talebinden ev satışı hususunda anlaşma yaptığı dava dışı (Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalı olan) ...'ın sorumlu olduğunu savunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmasına göre, somut olayda tartışılması gereken husus, davalının araç satışı için kendisine verilen vekaletname kapsamında görevini gereği gibi yerine getirip getirmediği, vekilin, vekalet vereni kasıtlı bir davranışı ile zarara uğratıp uğratmadığıdır. Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. 6098 s. Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. (TBK'nin 504/1 maddesi) Sözleşmede vekâletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur. Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilinin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.
Öte ..., vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 s. Türk Medeni Kanunun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.
Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.
Ayrıca, vekilin vekalet görevini kötüye kullanmasının söz konusu olabilmesi için, vekilin vekalet görevini yerine getirirken, müvekkilini zarara uğratacağı bir durumu kasten benimsemesi, bir başka değişle vekilin iradesinin davranışı nedeniyle doğacak olumsuz sonuçlara yönelmesi gereklidir. Bu unsur, kötüye kullanma kavramının bizatihi tanımından kaynaklanmaktadır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönecek olursak, davacı şirket yetkilisi ...'in Bakırköy .... Noterliğinin 19/10/2023 tarih, ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracı, dilediği bedelle satması yetkisini içerir şekilde davalı ...'a ve dava dışı ...'a vekaletname verdiği, davalının bu vekaletnameye dayalı olarak söz konusu aracı Bakırköy .... Noterliğinin 03/11/2023 tarih, ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile ... Ltd. Şti.'ye 715.000,00-TL bedelle sattığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere, ...'a karşı davacının Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığı, dosyamızdaki davalı yönünden ise eldeki davanın açıldığı, davacının davalı ...'ın araç satışı işi ile uğraştığını ve tacir olduğunu beyan ettiği, mahkememizce dosya arasına getirtilen vergi kayıtlarına göre, davalının bilonço esasına göre defter tutuğu ve tacir olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında, davacı vekili her ne kadar eldeki davanın, Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiş ise de,
HMK'nın 166/2 maddesi gereğince, birleştirmenin aynı sıfat ve düzeydeki mahkemeler arasında mümkün olabileceği, asliye hukuk ve ticaret mahkemelerinin aynı sıfatta mahkemeler olmadığı, bu nedenle asliye hukuk ve ticaret mahkemeleri arasında birleştirme yapılamayacağı, kaldı ki davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı ve eldeki davada davalının sorumluluk kaynağı vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayalı iken, Malatya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki davalının sorumluluğunun ev satışı için verilen kaporanın iadesine dayalı olduğu, yani davaların temelinin de farklı olduğu anlaşıldığından, davacının birleştirme talebi yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen raporunu dosyaya sunmuştur. Söz konusu bilirkişi raporuna göre, davaya konu araç satışına ilişkin faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu satış nedeniyle davacı şirketin, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ... Plakalı araç satışı ile ilgili 03.11.2023 tarihli açıklaması “BAKIRKÖY .... NOTERLİĞİ ... YEVMİYE NO İLE YAPILAN 03/11/2023 TARİHLİ ARAÇ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE İSTİNADEN DÜZENLENMİŞTİR. PLAKA ... ŞASİ NO ... CİNSİ OTOMOBİL” olan ... Numaralı 715.000 TL Tutarlı Temel E-Faturası düzenlenmiş olduğu, ... San. Tic. Ltd. Şti.’den bu bedelin tahsil edilmiş olduğuna dair herhangi bir tahsilat kaydına rastlanmamış olduğu anlaşılmıştır.
Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, uyap üzerinden istenilerek dosyamız arasına alınmış, davacının bu dosyadaki dava dilekçesi incelendiğinde özet olarak, davacı şirket yetkilisi olan ...'in, davalı ...'ın İstanbul İli Başakşehir İlçesinde bulunan evinde kiracı olduğu, ...'ın evini satmak istediği, davacı şirket yetkilisi ...'in de kiracı olarak oturum sağladığı evi davalıdan satın alabileceğini söylediği, bunun üzerine davalı ...'ın, davacı şirket yetkilisi ...'e satacağı evin ...'ye kredi borcu olduğunu bu nedenle öncelikle ...'ye bu borcun ödenmesi gerektiğini bu nedenle kendisine en az 1.000,000 TL peşinat vermesi gerektiğini söylemesi üzerine, davacı şirket yetkilisi ... tarafından kiracısı olduğu davalı ...'a güvenilerek davalı ...'a ve ...'ın yönlendirmesi ile İstanbul'da oto alım satım işi ile uğraşan dava dışı ...'a davacı şirket adına kayıtlı olan ... plakalı aracı satması için Bakırköy ... Noterliği'nin 19/10/2023 tarih, .... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'ı ve dava dışı ...'ı ayrı ayrı vekil tayin ettiği, daha sonraki süreçte ev satışından vazgeçildiği ancak, aracın satış bedelinin kendisine iade edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Ayrıca, söz konusu dosyada davacı şirket yetkilisi ...'in tanık olarak dinlendiği, beyanlarında özetle, davaya konu aracın, davalı ...'dan alacağı ev için peşinat olarak verildiğini, daha sonra ev satışından vazgeçtiklerini ancak ...'ın aldığı aracın bedelini tam olarak iade etmediğini beyan ettiği, yine dosyamız davalısı olan ...'ın da tanık olarak beyanlarının alındığı, özet şekilde, davacı ile davalı ... arasında daire satışı konusunda bir ilişki olduğu, kendisinden araç satışı konusunda yardımcı olmasını istediklerini, kendisinin sadece aracın satışı konusunda yardım ettiğini, davacı ve ...'in aracın değerini kendi aralarında 900.000,00-TL olarak belirlediklerini ve bunu dairenin kaporasına saydıklarını, ancak daha sonra davacı ile davalı Hasan Said arasında ev satışında anlaşmazlık olduğunu beyan ettiği görülmüştür. ... ile davacı arasındaki yazışmalara ilişkin yaptırılan delil tespiti olan Malatya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
D. İş sayılı dosyası uyap üzerinden istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamına getirtilen bilgi ve belgeler, Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosyada bulunan iddia, savunma, tanık beyanları, Malatya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
D. İş sayılı dosyası, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar iş bu davadaki dava dilekçesinde, ... ile olan ev satışı ilişkisinden bahsetmeksizin, sadece davalı ...'a araç satışı hususunda vekaletname verdiğini, davalının aracı kasko değerinin altında sattığını ve satış bedelini iade etmediğini, vekalet görevini kötüye kullandığını iddia etmiş ise de, Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ve toplanan delillerden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı şirket yetkilisi ile o dosyadaki davalı olan ... arasında ev satışı hususunda bir anlaşma olduğu, davacı şirket yetkilisinin davaya konu aracı, evin satış bedeli için kapora olarak verdiği, davalı ...'ın ise sadece vekaletname uyarınca aracın üçüncü kişiye satışını gerçekleştirdiği, söz konusu hukuki ilişkide araç bedeli zaten ev kaporası olarak ...'a verildiğinden (Malatya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... dosyasındaki davalı), aracı vekaletname ile satan dosyamız davalısı ...'ın herhangi bir araç bedeli almadığı, bu durumun davacının da kabulünde olduğu (Malatya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesindeki beyanlarından açıkça anlaşılmaktadır), buna göre araç bedelini vekil olarak davalı almadığından, müvekkile iade borcunun da bulunmadığı, çünkü, vekalet veren davacının bilgi ve talimatı doğrultusunda araç bedelinin, ev satışının kaporası olarak ...'a verildiği, bunun yanında söz konusu arcın 715.000,00-TL'ye satılmasına ilişkin davacı şirketin bu şekilde ticari defterlerine kaydettiği ve bu miktar üzerinden fatura kestiği, vekilin, vekalet vereni zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini ortaya koyan bir delil bulunmadığı, davacı şirket yetkilisi ile ...'ın daha sonra aralarında problem yaşadıkları ve evin satışından vazgeçildiği, bunda vekaleten işlem yapan dosyamız davalısının herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, bu durumda davacının ve ...'ın sözleşmeden dönülmesi nedeniyle birbirlerinden aldıklarını iade etmeleri gerektiği, yani davacının evin satışından vazgeçilmesi nedeniyle, daha önce vermiş olduğu kaporayı (araç bedelini) söz konusu hukuki ilişkinin tarafı olan ...'dan talep edebileceği, ancak, söz konusu hukuki ilişkide vekilin görevinin sadece aracın satışı olduğu, satış bedelini ev kaporası olarak ...'ın aldığı, tüm bu hususların vekalet veren davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiği, bu nedenlerle, somut uyuşmazlıkta vekaleten araç satan davalının, davacıya bedel iadesi yükümlülüğünün bulunmadığı, söz konusu talebin yukarıda ayrıntılı olarak açılandığı üzere yalnızca ...'a yöneltilebileceği, davalı ...'ın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00-TL karar harcının, dava açılırken yatırılan 10.482,39-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 9.750,39-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
6.Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 136.189,10-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
7.Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)