T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Davalı ile aralarında ihale yolu ile hizmet alımına ilişkin sözleşmeler kapsamında, davalı şirket bünyesinde çalışan dava dışı işçi ... tarafından ... aleyhinde açılan işçilik alacaklarına ilişkin ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/848 E. ve 2017/252 K. Sayılı ( aynı mahkemenin birleşen 2016/1726 E. ve 2016/1212 K. Sayılı ) dosyasına ait kararın, ... .... ....
E. Sayılı icra dosyası üzerinden takibe konu edilmesi sonucu icra dosyasına, işçilik alacaklarına karşılık 01.09.2020 tarihinde 29.188,02-TL ödeme yapıldığı, ödemeden davalı ile aralarında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri gereği davalının sorumlu olduğu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda, iç ilişkide sorumluluk halinin öncelikle iç ilişkinin tarafları arasındaki sözleşmelere göre belirlendiği, dosya kapsamında davalı ile akdedilen Sözleşmelerde "Yüklenici, bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak; İş Kanunu, SGK Kanunu, SGK Prim ve İdari PaRA Cezası Borçlarının Hakedişlerinden Mahsubu, Ödenmesi İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkındaki Yönetmelik, çalışma hayatı ile ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre; personelinin her türlü ücret, vergi, harç, SGK ve işsizlik sigortası primi, v.s. Tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak süresi içinde yerine getirecek..." , "Yüklenici çalıştıracağı işçiler için bütün kanuni vecibeleri yerine getirmeyi, doğacak her türlü yükümlülük ve tazminatları kabul eder...", "Yüklenici ile personeli arasındaki yasalardan ya da kendi aralarındaki hukuki ilişkilerinden meydana gelen sorunlardan ... işletmenin hiçbir sorumluluğu olmayacaktır." şeklinde düzenlemelerin olduğu, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/848 E. Ve 2017/252 K. Sayılı gerekçeli kararı hükmünün, dava dışı işçinin 2012-2015 yılları arasındaki çalışma dönemine ilişkin olarak kurulduğu, dava dışı işçinin SGK kaydında ise bu dönemin davalı şirket bünyesinde çalıştığı döneme ait olduğu, bu durumda davacı ve davalı arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında da dava dışı işçinin işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğuna ilişkin düzenlemeler mevcut olduğundan takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacının Bursa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2329 E. sayılı dosyasına yaptığı 29.188,02-TL ödemenin tamamının davalıya rücu edilebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili 25/12/2025 tarihli dilekçesi ile, 100,00 TL olan taleplerini, bilirkişi raporu ile tespit edilen 29.188,02 TL'ye ıslah ettiklerini, dava dışı işçiye ödenen miktarın rücuen tazmini amacıyla toplam 29.188,02 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir.
Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, 2014/38758 E., 2015/35433 K.)
Bu açıklamalar ışığında somut olayda dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı SGK kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur.
Bu kapsamda dava dışı işçinin davalı bünyesinde bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde ve raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı, davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu olduğu düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. İhbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai alacağından ise son işveren sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu olduğu değerlendirilerek davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında kabulü ile, 29.188,02 TL'nin 02/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında KABULÜ ile, 29.188,02 TL'nin 02/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2.Alınması gereken 1.993,83 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 615,40 TL harç ile 496,75 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye 881,68 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ve 496,75 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.727,55 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafça yapılan 1.095,00 TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.095,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6.Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca kabul edilen 29.188,02 TL üzerinden takdir edilen 29.188,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7.Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)