T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Kusurlu taraf olan ... plakalı araç, müvekkilin ... plakalı ticari aracına park halindeyken çarparak hasar vermiştir. Çarpma sonucunda aracın maddi hasara uğramasına ve dolayısıyla araçta değer kaybı oluşmasına sebep olmuştur. İş bu kazada ... plakalı araç sürücüsü, kazanın oluşmasında %100 kusurludur dolayısıyla müvekkil aracında oluşan hasarda kusurludur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’’ tebliği gereği, Müvekkilin aracında oluşan hasardan ve değer kaybından kazada kusurlu bulunan ... plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ZMM Sigortasını düzenlemiş bulunan Davalı sigorta şirketi sorumludur. Sigorta şirketinin sorumlu olduğu Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin resmi sitesinden gerçekleştirilen kaza tarihli sigorta poliçesi sorgulama işleminden tespit edilmiştir.
İşbu bilginin elde edildiği resmi sayfanın ekran görüntüsünü de dilekçemiz ekinde sunmaktayız. 05.09.2024 tarihinde Davalı sigorta şirketine, KEP üzerinden hasar ödemesi ve değer kaybı ödemesi talebinde bulunulmuş ancak başvuru tarihinden bugüne 15 günlük yasal süre geçmiş olmasına rağmen tarafımıza herhangi bir dönüş yapılmamıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir şekilde hasar dosyası ve değer kaybı dosyası oluşturulmamuştır. Bu sebeple araç hasarı tazminatı ve değer kaybı tazminatı için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı, sigortalısının üçüncü kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı, teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Kaza neticesinde müvekkil şirket aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı da ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerekmektedir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, KTY ve Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereğince müvekkilim şirkete ait araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talepleri de sigorta teminatı kapsamında olduğundan; kaza tarihinde geçerli ve yürürlükte olan sigorta poliçe hükümleri gereğince, sigorta şirketi sorumlu tutulmalıdır. Yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigorta şirketlerinin her türlü işinin ticari kabul edilmesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalarının da Türk Ticaret Kanunu’nda düzenleniyor olması ile müvekkilimizin aracının ticari amaçla kullanılması karşısında, başvuru tarihi itibariyle temerrüde düşen sigorta şirketi aleyhine olarak ticari (avans) temerrüt faizine de hükmolunmalıdır. Müvekkil tarafından kusurlu sürücüyle iletişim problemleri yaşanması, karşı tarafın iş ve işlemlerden kaçınması sebebiyle aracının faaliyetlerinin aksamaya devam etmesi üzerine, araçta meydana gelen hasarı kendisi ödemek zorunda kalmıştır. Hasara ilişkin ödeme, hasar onarım işlemini gerçekleştiren ve müvekkilimize keşide edilen fatura tutarına göre ödeme gerçekleştirilmiştir. İşbu faturayı ve ödeme dekontunu da dilekçemiz ekinde sunmaktayız. Tarafımızca zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmiş olmasına rağmen arabulucuk görüşmesi sonucunda davalı tarafla anlaşmaya varılamamıştır. Arabuluculuk anlaşmama tutanağını da dilekçemiz ekinde sunmaktayız." şeklinde beyanlarda bulunarak; HMK madde 109 uyarınca kısmi dava olarak ikame etmiş olduğumuz hasar bedeli tazminatı için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğumuz değer kaybı bedeli tazminatı için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Huzurdaki başvurunun kısmi başvuru ya da belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, kaza tespit tutanaklarının kes in delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, müvekkil şirketin sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hasar onarım hususundaki başvuru taleplerinin haksız olduğunu, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddine, avans faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bilirkişinin düzenlediği 03/11/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Dosyada Trafik Kazası tutanağına ve raporuna rastlanmamıştır. Dosyaya sunulu kaza görüntüleri incelendiğinde kazanın oluş şekline ait net bir görüntü tespit edilemediği için davaya söz konusu araca vurup kaçtığı iddia edilen araç , kazanın olduğu yolun durumu ve araca ait net görüntüler teşhis edilemediği için ve kaza sonrası yol durumunu ve hasarlı aracı gösteren resimlere de rastlanmadığı için Kusur dağılımı konusunda hüküm kurulamamıştır. Hasar bedeliyle ilgili olarak; dosyaya Hasar Ekspertiz raporuna rastlanmamış olup nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosyaya sunulu fatura üzerinden inceleme yapılmıştır. Dosyaya sonulu tek resim incelendiğinde aracın bagaj kapağının hasarlandığı ve 2.8.2024 tarihli faturaya göre onarım bedelinin KDV dahil 15.930 TL olduğu tespit edilmektedir. Onarım tutarları Esnaf ve Sanatkarlar odası 2024 tarifelerine bakılarak kontrol edilmiş olup 15.930 TL onarım tutarının kaza tarihi itibariyle kadri marufunda olduğu, Değer Kaybıyla İlgili Olarak; Kaza tarihi 18.7.2024 itibariyle ... Birliği rayiç değer arşiv listeleri kontrol edildiğinde davaya söz konusu aracın hasarsız rayicinin ortalama 1.275.000 TL olduğu tespit edilmektedir. Geriye dönük olarak değer kaybını bulmak mümkün olmadığı için Davaya söz konusu aracın güncel Hasarsız ve hasarlı rayiç ortalaması bulunarak elde edilen değer kaybı oranı kaza tarihindeki rayicine yansıtılarak Değer Kaybı hesabı aşağıdaki şekilde yapılmıştır. Araca değer kaybettirecek onarım incelendiğinde; Sadece Bagaj kapağı onarımı ile Tek Parça işlemli olduğu tespit edilmektedir. Hasarsız Muadil Araç Rayiçleri Ortalaması : ( 1.465.000 + 1.475.000 ) / 2 = 1.470.000 TL, Muadil Hasarlı Araç Rayiçleri Ortalaması: (1.400.000 + 1.419.000 ) / 2 = 1.409.500 TL, Değer Kaybı Oranı: 1.470.000 – 1.409.500 = 60.500 / 1.470.000 = % 4,1, bu değer kaybı oranı kaza tarihindeki rayice yansıtıldığında, Kaza tarihi itibariyle Değer kaybının; 1.275.000 TL / 100 X 4,1 = 52.275 TL olacağı" şeklinde sonuç ve kanaate varılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 24/02/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; "Müvekkilimiz ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait ... Plakalı araca, ...Sokak No:3 D:4 .../İstanbul Adresinde, 18.07.2024 Tarihinde ve saat 20.30 sularında park halinde iken, ... plakalı bir kamyonetin çarparak zarar verdiği fark edilmiştir. Civardaki esnaf aracın, transit olduğu ve manevra alırken çarptığı, akabinde yoluna devam etmek isterken civardaki esnaflarca durdurulduğu, aracın sahibine ulaşılamaması üzerine kart bırakıldığı bilgisini almıştır. Kart üzerinde yazan iletişim numarası ile görüşme sağlansa da kusur kabul edilmekle birlikte doğan zararın giderilmesi açısından sürekli olarak müvekkil oyalanmıştır. Kusurlu taraf olan ... plakalı araç, müvekkilin ... plakalı ticari aracına park halindeyken çarparak hasar vermiştir. Çarpma sonucunda aracın maddi hasara uğramasına ve dolayısıyla araçta değer kaybı oluşmasına sebep olmuştur. İş bu kazada ... plakalı araç sürücüsü, kazanın oluşmasında %100 kusurludur dolayısıyla müvekkil aracında oluşan hasarda kusurludur. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı, sigortalısının üçüncü kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı, teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Davalı Sigorta Şirketi tarafından dosyaya sunulmuş olan cevap dilekçesinde kusurun kabul edilmediğini, sigortalısına ait aracın işbu kazaya sebebiyet vermediğini belirtir herhangi bir beyan bulunmamaktadır. Tüm bunlara ek olarak; dosyada mübrez delillerle de davalının sigortalısına ait aracın dava konusu kazada %100 kusurlu olduğu açıktır. Bu sebeple, davalı Sigorta Şirketi'nin dava konusu hasar bedeli ve müvekkile ait aracın uğramış olduğu değer kaybı bedelinden sorumluluğu bulunmaktadır." şeklinde beyanlarda bulunarak işbu nedenlerle; Dava dilekçesinde belirtmiş olduğumuz 100-TL Hasar Bedeli Tazminatı alacağımızı 15.830,00-TL artırarak 15.930,00-TL artırmakla bu miktarın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100-TL Değer Kaybı Tazminatı alacağımızı 52.175,00-TL artırarak 52.275,00-TL olarak artırmakla, bu miktarın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücreti alacağının karşı taraf üzerine bırakılmasını vekaleten arz ve talep etmiştir.
İspat yükü, bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, 18.07.2024 tarihinde park halinde olan ... plakalı aracına, ... plakalı bir kamyonetin çarparak zarar verdiğinin fark edildiğini, bu nedenle uğranılan zararın ZMMS tazminin talep edildiği anlaşılmış olup öncelikle davacının aracına hangi aracın zarar verdiğinin ispatının gerektiği, mahkememizce davacı tarafından sunulan görüntünün incelenmesinde davacının aracına zarar veren aracın tespit edilemediği, davacı tarafça maliki bulunduğu araca kim tarafından zarar verildiği ispat edilmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın Reddine,
2.732,00-TL karar harcının ıslah harcı ve tamamlama harcı olan toplam 1.161,36-TL den düşümü ile kalan 429,36-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacının ödemesi gereken 732,00-TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5.Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)