10. Hukuk Dairesi 2025/18691 E. , 2025/18055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun talebi haksız yere reddettiğini belirterek davacının yurt dışı borçlanması yaparak ödediği sürelerle beraber mevcut hizmetleri kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2021 tarih, 2019/260 E., 2021/261 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2023 tarih, 2022/1081 E., 2023/2027 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İnceleme konusu davada, 01.01.1971 doğumlu davacının, 02.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu ve yaşlılık aylığı talep tarihi itibariyle, Türkiye'de 19.12.2017- 25.12.2017 tarihleri arasında 7 gün 4/1-a kapsamda bildiriminin bulunduğu, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediği 55 95... /1-a kapsamındaki sigortalılık süresi ile toplam 5602 gününün bulunduğu, Hollanda sigorta başlangıç tarihi olan 01.07.1992 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak alınması ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81.maddesinin (j) bendi ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 95.maddesinin 03.03.2023 yürürlük tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarını taşıdığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek, tahsis yapılmasına ilişkin eldeki davada, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun'un “Usul Ekonomisi İlkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 01.02.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.