T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi neticesinde,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacı şirketin eski mali müşaviri olduğunu, taraflar arasında 18.06.2019 tarihli mali müşavirlik hizmet sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davalının şirkete ait paraları kendisine mal edindiğinin sonradan anlaşıldığını, bu nedenle yapılan icra takibine ise davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile, ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibe yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ortaklarının ... olduğunu, her iki şahısında münferit yetkiye sahip olduğunu, yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, şirketin yanı sıra .... ortağı olduğu bir de .... Bulunduğunu, bu şirketin yönetim kurulu başkanının da ...olduğunu, müvekkilinin 18/06/2019 tarihli mali müşavirlik sözleşmesi ile her iki şirketin de mali müşavirlik görevini üstlendiğini, davacı şirketin özel amaçlı tespit raporu hazırlattığıını, bu raporun sadece elinde olan belgelerle tanzim edildiğini, şirketin diğer ortağı Murat Ünsal'ın talimatı ile defterlerin verilmediğini beyan ederek, tanzim olunan raporun hiçbir hukuki mahiyeti bulunmadığını kendi beyanı ile ortaya koyduğunu, bu haliyle mali müşavir olarak görev yapan müvekkilin ne gibi bir görev suistimali olduğunu anlayamadıklarını, davacı şirketin herhangi bir zararının bulunmadığını, varsa zararını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin KDV iadesini davacı şirket yararına mali müşavirlik yaptığı süre içerisinde şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde KDV iadesi talep ettiğini, iade tutarı ile ilgili sıkıntı çıkması üzerine yine şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde talepten vazgeçildiğini, davacı şirketin banka ve vergi dairelerinde işlem yapabilmesi için vekaletname verdiğini, imza taklidine ihtiyacın bulunmadığını belirterek davacı yanın davasının reddi ile suiniyetli icra takibi nedeniyle müvekkili yararına takibin %20'si oranında tazminat ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-... yevmiye numaralı ihtarname, -... yevmiye numaralı ihtarname, -... esas sayılı dosyası -.... örnekleri -... yevmiye numaralı azilnameler, -.... yevmiye numaralı ihtarname, --.... soruşturma numaralı dosyası -.... Esas sayılı dosyası -... esas sayılı dosyası örneği
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile, davalı ...'ın davacı şirketin eski mali müşaviri olduğu, taraflar arasında 18.06.2019 tarihli mali müşavirlik hizmet sözleşmesi imzalanmış olduğu, davalının şirkete ait paraları kendisine mal edindiğinin sonradan anlaşıldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine ise davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiği ileri sürülerek eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan taraf vekillerine ait yazılı beyan dilekçeleri nazara alındığında taraflar arasında Mali müşavirlik hizmet sözleşmesi bulunduğu sabittir. 6100 sayılı yasanın 5. Maddesine göre; ... arasındaki iş bölümü ayrımı kaldırılarak görev ilişkisi kurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre; ... görev alanına, her iki tarafın ticaret işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile anılan maddede tahdidi olarak sayılan ihtilaflardan kaynaklanan davalar girmektedir. Bu noktada , ticari dava ile ticari iş ayrımına dikkat çekmek gerekmektedir, zira, ticari iş kavramı ile ticari dava kavramı birbirinden farklı olmaktadır.
Ticari dava TTK 4. maddede tanımlanmıştır. Madde metninde, ticari iş değil, ticari dava kavramı kullanılmış ve tarifi yapılmıştır. Buna göre, Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren ticari davalar, her iki tarafın tacir olmaları koşulu ile, ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile anılan maddede tahdidi olarak sayılan ihtilaflardan oluşmak durumundadır.
TTK'nın 3.maddesinde ise "Bu kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmesi yer almakta olup, aynı yasanın 19/2 maddesinde ise, "Taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. " hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla, her ticari dava, ticari iş içermekte ise de, her ticari iş, ticari dava niteliğinde değildir.
Her ne kadar davacı bir ticaret şirketi olup tacir ise de, davacı tacir değildir. Bu durumda, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava da söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, ... değil, genel görevli mahkeme olan ... Mahkemesi olup, (... Karar) davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir.
1.Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine,
2.Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3.HMK 20/1 md. Uyarınca süre içerisinde kanun yolunda başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten; kanunun yoluna başvurulup red edilirse bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4.Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/01/2026 08/01/2026 Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]