2. Ceza Dairesi 2025/12175 E. , 2025/23865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
I. Sanık
Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1120 Esas, 2019/1021 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 1 yıl 11... gün hapis cezası verildiği, hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 08.12.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/2020 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verdiği, kararın temyizi üzerine Dairemizin 11.03.2024 tarihli ve 2023/16064 Esas, 2024/4056 Karar sayılı ilâmı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden temyiz isteminin reddine, hırsızlık suçu yönünden ise hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince 16.04.2025 tarihli karar ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan bozma öncesi verilen ve kesinleşen kararın tekrar verildiği anlaşılmakla; kesinleşen hüküm yönünden yeniden kurulan 16.04.2015 tarihli ikinci hüküm hukukî değerden yoksun ve infaz kabiliyeti bulunmadığından hukuki değerden yoksun bu kararın temyize konu edilmesi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık
Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın zararı gidermiş olmasının iyiniyetini gösterdiğini, sanığın üzerine atılı suçu işlediğne dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma sonrasında yapılan yargılamaya, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanık hakkında katılan ve şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.