Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/1984 E.  ,  2025/6794 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/627 Esas, 2025/313 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI: 2021/136 E., 2022/383 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; tarafından kaleme alınmış olan “Çocuğun

Kişilik Hakkının Ana-Baba Tarafından Sosyal Medya Aracılığıyla İhlalinin Hukuki Görünümü” başlıklı hakemli makalenin ... Dcrgisi’nin 3. Cilt 5. Sayısında 2018 yılında yayımlandığını, davalı tarafın “Çocukların Kişisel Verilerinin Sosyal Medya Aracılığıyla İşlenmesi” başlığıyla kaleme almış olduğu yazısının ise 2020 yılında ...Hukuk Kongresi 2020 Özel Hukuk Tebliğleri Tam Metin Kitabı (... Akademik Yayıncılık Eğitim Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.) isimli edisyon kitapta yer aldığını, davalının kaleme almış olduğu bu yazıda, tarafınca yazılmış makalenin muhtelif bölümlerine, kopyala yapıştır yöntemiyle hiçbir değişiklik ve atıf yapılmaksızın ve hiçbir kaynak gösterilmeksizin yer verildiğinin tespit edildiğini, bu şekilde intihal yoluyla, tarafınca kaleme alınmış metinden aktarılan bölümün 1.571 sözcük ve yaklaşık 4 sayfa A4’e karşılık geldiğini, davalının kaynak göstermeksizin blok halinde alıntılar yaparak kullanması, sonuç bölümünde dahi kopyala-yapıştır yöntemi ile sonucun oluşturulduğu beraber değerlendirildiğinde, yapılan usulsüz nitelikteki tüm iktibaslar çıkartıldığında dava konusu makalenin bütünlüğünün bozulacağını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) eser sahibinin hakları kapsamında himaye ettiği fikri haklarının bu yolla ihlal edildiğini, bu fiilin aynı zamanda kişilik haklarını ihlal ettiğini ve haksız fiil teşkil ettiğini, eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer metinde belirtilmediğinden ve FSEK'in 35. maddesinde belirtilen iktibas serbestisinin dışına çıkılmış olduğundan, eser sahibi olduğu ilmi eser sınıfında bulunan makalesine ilişkin manevi haklarının ihlalinin halihazırda devam ettiğini, makalesinin önemli bir bölümünün kopyala-yapıştır yöntemi ile yer verildiği eserin, davalı öğretim görevlisi tarafından 2020 yılında yapılan ...Hukuk Kongresinde de sunulduğunu, Kongreye tarafınca katılınmamış ise de makale üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde, davalı öğretim görevlisinin sunumunda FSEK'in 24. maddesinde düzenlenen “temsil hakkı"nı ihlal ettiğini, kitabın PDF formatındaki 3. sayfasında “....Bu baskının bütün hakları ...Akademik Yayıncılık Eğitim Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.ne aittir. Yayınevinin yazılı izni olmaksızın, kitabın tümünün veya bir kısmının elektronik, mekanik ya da fotokopi yoluyla basımı, yayımı, çoğaltımı ve dağıtımı yapılamaz” beyanının bulunduğunu, kitabın dağıtımının “... Akademik Basım Yayın Dağıtım Tic. Ltd. Şti." tarafından üstlenildiğinin beyan edilmesiyle birlikte, FSEK'in 54. maddesi gereği iyiniyetin korunamayacağını, FSEK'in 22. ve 23. maddelerinde düzenlenen münhasıran eser sahibine ait olan “çoğaltma hakkı” ve “yayma hakkı"nın da ihlal edildiğini ileri sürerek genel hükümler kapsamında tecavüzün tespitine, intihalin basılmış ve hala mevcut bir kitapta devam ediyor olması dolayısıyla FSEK'in 66. maddesi kapsamında tecavüzün ref'ine ve gerekli tedbirlerin alınmasına, intihale yer verilen metnin bulunduğu kitabın mevcut haliyle yayımlanmasına ve dağıtımına gelecekte de devam edilecek olması dolayısıyla müstakbel ihlal dolayısıyla FSEK'in 69. maddesi kapsamında tecavüzün men'ine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere FSEK'in 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin 3 katı fazlası ile belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisinin Kişisel Verilerin Korunması ve Çocuk Hukuku alanında çalıştığını, hatta kendi üniversitesinde üç yıldır FSEK yüksek lisans dersleri verdiğini, ayrıca çocuk hukuku ve kişisel verilerin korunması alanlarında yayımlanmış kitap ve makale düzeyinde birden fazla çalışması olduğunu ve bu alanda hakemlik yaptığını, davacının makalesini de hakemliği dolayısıyla hatırladığını, 2017 yılında davacının makalesinin şahsına geldiğini, şahsına gelen makaleleri bir dosyaya kaydettiğini, davacının makalesini de kaydettiğini, gelen makalelerin isimsiz geldiğini ve davacının makalesinin de isimsiz kaydedildiğini, davacının makalesinin ilk halinin çok eksiklikler içerdiğini, davacıya eksik gördüğü alanlarda düzeltme yapması için tavsiyelerde bulunduğunu, davacının kendi çapında düzeltmeler yaptığını ve yayımlanabilir onayında makalesinin "..." dergisinde 2018 yılında yayımlandığını, o dönem vakfın başkanı ve derginin editörünün de kendisine ilgili sayıyı gönderdiğini ancak makalenin yazarının adını kaydetmediğini ve sonrasında da tamamen hafızasından çıktığını, bunların yanı sıra dava konusu edilen makalede kendisinin de eser sahibi olduğunu, çünkü makale üzerinde çokça uğraşıp değiştirdiği şeylerin olduğunu, makalenin yayımlandığı hale gelene kadar kendisinin de elinden geleni yaptığını, bu anlamda kendisinin de eser sahibi olduğunu ve FSEK'in 10. maddesinde belirtildiği üzere kendisi de bir eser sahibi olarak davacının kendisinden habersiz dava açmasını kabul etmediğini, ...Üniversitesinde yaptığı sunum için, kendi kaynakçasını araştırırken bu alanda ilgili dava konusu makaleyi gördüğünü, ilgili makaleden belli bir alıntı yaptığını, davacının iddialarının aksine atıflarda bulunduğunu, sosyal medyada adayın makalesinden kendi sunumundan haberi olmadan alıntı yapıldığını, makalede de davacının ismi yazmadığı için atıf yapılamadığını savunarak ilgili bildiride intihalin söz konusu olmadığının tespitini, davacının makalesinin bu hale gelmesi için gerçekleştirdiği faaliyetleri dolayısıyla iştiraken eser sahibi olduğunun tespitini, şahsına yöneltilen ihtamların asılsızlığının tespiti ile davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava zorunlu arabulucuğa tabi olup davacı tarafça arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının yerleşim yerinin İstanbul olduğunu dolayısıyla yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki yarar olmadığını ve bu sebeple davanın reddi gerektiğini, soyut ve tahmine dayalı bir tecavüz tehlikesinden söz edip men davası açmanın doğru olmayacağını, müvekkili firmanın çekişmeli eseri yeniden çoğaltıp yayımlanmak gibi hazırlığının söz konusu olmadığını, söz konusu eserin bedelsiz olarak ve akademik hatıra niteliğinde sunum yapan hocaların talebi ile 60 adet çoğaltıldığını, müvekkili firmanın bu eserin yayımlanmasından maddi bir kaygısının olmadığını, ...Üniversitesi Hukuk Kongresinde sunum yapan hocalara ücretsiz dağıtıldığını, dava konusu çekişmeli eserin 575 sayfadan ibaret olup 28 farklı yazar tarafından kaleme alınan 28 makaleyi içerdiğini, dava konusu edilenin ise bu eserin 303-329 sayfaları arasında yer alan 27 sayfalık bölüm olduğunu, mahkemece FSEK'in 66. maddesi kapsamında tecavüzün ref'ine yönelik verilecek karar ile 28 yazarın da etkileneceğinin nazara alınması gerektiğini, tecavüzün ref'i talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer davalı ...'in ... Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Medeni Hukuk Anabilim Dalı'nda profesör kadrosunda bulunmakta olup davacının dava konusu yaptığı"Çocuğun Kişilik Hakkının Ana-Baba Tarafından Sosyal Medya Aracılığıyla İhlalinin Hukuki Görünümü" isimli makalenin de akademik hakemi olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında FSEK'in 9. maddesi kapsamında birlikte eser sahipliğinin söz konusu olduğunu, davacı yanca kaleme alınan makale üzerinde diğer davalı tarafından ekleme, çıkarmalar ve gerekli düzeltmeler yapıldığını, makalenin son halinin diğer davalının gerekli düzeltme, ekleme-çıkartmaları yapması ve onay vermesine müteakiben verildiğini, bu sebeple davacının tek başına eser sahibi olduğu iddiasının yersiz olduğunu, bu kapsamda davalının taraf sıfatının tartışmalı olduğunu, birlikte eser sahibi olan kişilerin birbirlerine karşı men ve ref talebinde bulunamayacağını, dava konusu eser metninde FSEK'in 35. maddesi kapsamında usulsüz alıntı şeklinde intihal bulunduğu iddiasının yersiz olduğunu savunarak öncelikle davanın usulden reddini, mahkemece esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı makalesinin FSEK’in 2. madde kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının eser sahibi olduğu, dava konusu eser üzerinde mali ve manevi hak sahibi olduğu, davalıların eyleminin FSEK'in 35. maddesine aykırılık teşkil ettiği, ayrıca davacının FSEK'in 14. ve 15. maddelerinde düzenlenen manevi haklarının ve FSEK'in 22. ve 23. maddelerinde düzenlenen mali haklarının ihlali niteliğinde olduğu, 26.05.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının iddialarına konu olan sunumun görsel vb. kaydının ve özel hukuk tebliğleri tam metin kitabının davalının makalesinin de olduğu halinin sitede hangi tarihler arası yayınlandığının, sayfa görüntüleme ve sistem üzerinden indirilme sayısının ...Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve ...Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı kayıtlarından celbi ile hesap edilebileceği belirtilmişse de davacı vekilinin 20.12.2022 tarihli oturumda, taleplerinin tecavüzün ref'i olduğunu ve bu talepleri yönünden karar verilmesini beyan etmiş olması karşısında dava konusunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı olmadığı, ilgili evrakların celp edilmesinin dosyaya bir yenilik kazandırmayacağı anlaşılarak bu hususlar yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığı, dava konusu uyuşmazlıkta davacıya ait olduğu kanaatine varılan eserle ilgili olarak; davacının eserinden izinsiz olarak intihal yapıldığı, davacının eser sahibi olarak isminin belirtilmediği, kamuya sunma (FSEK 14. madde) ve eser sahibi olarak tanıtılma (FSEK 15. madde) manevi haklarının ihlal edildiği, manevi tazminat talep edebileceği, davacının FSEK'in 68. maddesi gereğince 3 kat tazminat talep edebileceği ancak her iki talebin mükerrer talepler olup telif tazminatına hükmedildiğinde taraflar arasında farazi bir anlaşma kurulacağının Yargıtay kararları ile benimsendiği, davacı vekilinin 20.12.2022 tarihli oturumda, taleplerinin tecavüzün ref'i olduğu ve bu talepleri yönünden karar verilmesini beyan ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı tarafından kalem alınan "Çocuğun Kişilik Hakkının Ana-Baba tarafından Sosyal Medya Aracığıyla İhlalinin Hukuki Görünümü" adlı makalenin FSEK'in 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğunun tespitine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, FSEK'in 69. maddesi kapsamında davalıların muhtemel tecavüzünün men'ine, FSEK'in 66. maddesi uyarınca tecavüzün ref'ine, masrafın davalılarca karşılanmak suretiyle gerekli tedbirlerin alınması yönünden kararın ilanına, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, fikir ve eser sahipliğinden kaynaklanan tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ve maddi - manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı ... ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince, davacıya talebinin açıklattırılması cihetine gidilmiş, davacı vekilinin duruşmada tutanağa geçen beyanı doğrultusunda davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesi kapsamındaki tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden ise men ve ref kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince ise davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak, FSEK'in 68. maddesinin son fıkrası "Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir." hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca, hak sahibinin 3 kat telif tazminatı istemesi halinde hak sahibi ile mütecaviz arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulmaktadır. Bu talep yenilik doğuran hak niteliğinde olduğundan, davacı vekilinin 20.12.2022 tarihli duruşmadaki "biz her ne kadar dava dilekçemizde hem telif tazminatı hem de tecavüzün ref'ini talep etmiş isek de dosyada gelinen aşamada tecavüzün ref'i daha önemlidir, tecavüzün ref'i talebimiz yönünden karar verilmesini talep ederiz." şeklindeki beyanının İlk Derece Mahkemesince 3 kat bedel talebinden vazgeçtiği yönünde olduğu benimsenip, feragat nedeniyle tazminat talebinin reddine, taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan dava tarihine kadar olan kullanımlar yönünden tecavüzün ref'ine karar verilemeyeceği, zira sözleşme ilişkisi kurulmasının tecavüzün ref'i sonucunu doğurduğu gözetilerek tecavüzün ref'i talebinin reddine, ancak tecavüzün artık devam etmemesi yönünde men kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki somut olay bakımından bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile tecavüzün ref'ine ilişkin hüküm kısmının çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bent uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan “FSEK'in 66. maddesi uyarınca tecavüzün ref'ine, masrafın davalılarca karşılanmak suretiyle gerekli tedbirlerin alınması yönünden kararın ilanına” ibaresinin çıkartılarak yerine “FSEK'in 66. maddesi uyarınca tecavüzün ref'i talebinin reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog