T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men'i ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili firmanın, tescilli ... numaralı ...., .... numaralı .... ve ... numaralı ... markaların sahibi olduğunu, mobilya aksesuarları alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ürünleri çeşitli online sitelerde ve .... kendi satış mağazası üzerinden satıldığını, davalı tarafın .... online satış kanalları üzerinden satışlarını "...." mağazası adı altında yaptığını, ancak taraflarınca "..." mağazasından yapılan online alışverişte mağazanın kestiği faturanın "..." e ait olduğunu, fatura açıklama kısmında da müvekkiline ait ... ve .... ibareli markaların haksız şekilde kullanıldığını, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle, marka hakkına tecavüzün tespit ve menine, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, işbu davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemenin, SMK 156.maddesine göre davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut etkilerinin görüldüğü yer olup davacının Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halinde ise davacının sicilde kayıtlı olan vekilinin işyerinin bulunduğu yer şeklinde belirtildiğini, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacının adresinin "... Mah. ... Sk. No: 9/1 Eyüpsultan / İstanbul" şeklinde olduğunu, yetki yönünden Mahkemenin yetkisinin bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, müvekkilin taraf sıfatının bulunmaması sebebiyle husumet yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından herhangi bir ihlal gerçekleştirilmediğini, her ne kadar davacı vekili tarafından söz konusu mobilya kulplarının taklit edilerek üretildiği ileri sürülmüşse de söz konusu iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin, ekte sunulan faturadan da anlaşıldığı üzere, "...." çekmece kulplarını fatura karşılığı davacı şirketten doğrudan satın aldığını, herhangi bir taklit ve rıza dışı işlem gerçekleştirmediğini, bu sebeple, davacı vekilinin ileri sürdüğü hususun hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunun apaçık ortada olduğunu, hakkın tüketilmesi ilkesi gereğince, müvekkili tarafından fatura karşılığı doğrudan davacı şirketten alınan ve alındığı orjinal hali ile satışa konulan ürünlerde "...", "..." marka ibarelerinin kullanılmasının hukuka aykırılık teşkil etmediğini, açıklanan nedenlerle tüm taleplerin reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
... Tic. A.Ş.(...)'dan, davalının, 17/07/2025 tarihinden geriye doğru 1 yıllık satış bilgileri celp olunmuştur.
Dosya, tensiben bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 13/08/2025 tarihli raporunda; "Dosya kapsamında iddia, delil, URL adresleri ve TÜRKPATENT online marka sicil inceleme adresinde yapılan incelemeler neticesinde: https://... adresinde Başlığıyla dava konusu markalı çekmece ve dolap kolu satışının yapıldığı, https://.... URL adresindeki satıcının .... olduğu, satıcı unvanının ... olduğu, adresinin "... Mah. ... Cad. No:95A Eyüp Sultan / İSTANBUL" olduğu" davacıya ait .... tescil numaralı ibareli ve .... tescil numaralı ibareli markalarının, dava konusu Nice 06. Sınıf “kapı ve pencere kolları” kapsamında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, yapılan incelemeler sonucunda, davacı ve davalı marka kullanımlarının benzer olduğu, davalı marka kullanımlarının, davacının tescilli markasının kapsamında(Nice 06. Sınıf “kapı ve pencere kolları”) olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının, davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde sayılabileceğinin takdirlerinin Mahkemede olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Dava, davalının, davacıya ait markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti, men'i ve manevi tazminat talebine yöneliktir. 6769 sayılı SMK'nın 156/3.maddesinin "Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Davaya konu olayda sınai mülkiyet sahibi sıfatıyla dava açan davacının yerleşim yerinin Eyüp/İstanbul olduğu, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin ise mahkememiz yetki alanı içerisinde de görüldüğüne dair (internet üzerinde satışlar gibi) herhangi bir iddia bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davada yetkili mahkeme SMK uyarınca davacı yerleşim yeridir. Bu nedenle davalı yetki itirazının kabulüne vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.İlk itirazın kabulü ile davacının davasının mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul (Çağlayan) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
2.6100 sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mhakememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,(ihtarat edildi)
3.HMK'nun 20/b maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili dosyanın yetkili ve görevli İstanbul (Çağlayan) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul (Çağlayan) Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
4.Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına,
5.Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK'nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince yetkili mahkemesince değerlendirilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸