Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Ceza Dairesi         2025/3265 E.  ,  2026/1093 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/345 E., 2024/60 K.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2023/345 Esas, 2024/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 52, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 13.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.06.2025 tarihli ve 2024/8580 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/73923 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/73923 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1, 62... /2 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80.00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2015 tarihli ve 2011/397 esas, 2015/354 sayılı kararının 30/12/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08/09/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62... /2 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80.00 Türk Lirası adli para cezaları cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2022 tarihli ve 2022/200 esas, 2022/395 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 12/04/2023 tarihli ve 2022/3263 esas, 2023/678 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın aynı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62... /2 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80.00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2024 tarihli ve 2023/345 esas, 2024/60 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan güveni kötüye kullanma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu ve suç tarihinden (2008) itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında yüklenen suç yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2015 tarihli ve 2011/397 Esas, 2015/354 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 30.12.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 08.09.2019 tarihi arasında zamanaşımının durduğu; yine, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca 07.07.2023-10.08.2023 tarihleri arasında da zamanaşımının durduğu ve durma süreleri de dikkate alındığında, suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2023/345 Esas, 2024/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog